Saçma kitap olur mu? Olmus

Selim Gündüzalp’in Deyimler ve öyküleri 1 adlı kitabini aldim bugun ogleden sonra.

Anlasilan, meydani bos bularak, “ben ettim oldu” seklinde bir kitap yazmanin hic vebali yok. Editor diye maas alan sahis yazardan cahil olmali ki, “abi etme eyleme, kaynak gostermeden boyle kitap olmaz” dememis.  Adam yazmis yazmis, bastirmis.

Kafadan atmayla deyim öyküsü olmaz ki. bir de bu kitap 12. baskisini yapmis. her biri biner adet olsa, 10,000 evde bu kitaptan var diyebilirim. Uzuldugum nokta, boylesi temelsiz bilgileri cocuklarin ögrenecek olmasi. Ögretmenler “deyimlerle ilgili kitap” odevi verecek, veliler gidip ilk buldugunu alacak. bastan savma odevler yazilacak, teslim edilecek…Hadii, bu kitap kaynak sayilacak.. Cocuklar aslini astarini bilmeden, atmasyonunu ogrenecekler, sonra da deyimin öyküsü gercekten de bu kalacak. Yazik…

Davaciyim ama nasil davami gorurum bilemiyorum…

Hepsi bir yana sadece “eski çamlar bardak oldu” deyimini ele alalim:

Buradaki bardak: su icilen bardak (su kabi) degildir Selim Bey.  Kiremit anlamina gelir.  ici bos yari silindirler catiya uuuuu seklinde dizilirler, oluklar olusur. Uzerleri de kenarlari kapanacak sekilde her iki u uzerine bir n seklinde (nnnnn) kapatilir. Su gecirmezlik saglar. Kiremitin en ilkel halidir. 

Hele “eski CAMLAR bardak oldu” seklindeki geridonusumsel fikir, gercekten kötü…

Kimse cikip bana “ama bu deyim bizim oralarda oyle soylenir, siz baska biliyorsaniz o sizin sorununuz” demesin.

Yorum bırakın

Filed under kitaplar, şikayetlerim

Cola Turka promosyonu: fosfos fosss

kolanin hic bir markasini sevmem ve icmem. Tansas’ta 2,5 Lt ColaTurka gordum, üzerine de bir cd bantlamislar. Ala Turka adinda. Uzerinde “Direklerarasi Ramazan Sarkilari” yaziyor. pek severim. hemen aldim.

Ben hic bu kadar keyifsiz soylenmis sarki dinlememistim. Ruhsuuuuz.. Foooosss. Vazife olarak emir telakki ederek en ufak bir “sevk” almadan okumuslar sarkilari.

içim sıkıldı. ceza gibi bir cd.

Ulker Avrupa Muzik’e az para mi verdi nedir?  içilmemis ikibucuk litre kola ve dinlenmeyecek bir cd ile tuketicinin icine fenaliklar gelmis durumda.

: )

canim sagolsun

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, şikayetlerim

Para-ben-ler = parabenler

ozellikle kozmetik alaninda koruyucu olarak : (bakteri mikrop vb üremesin de kolayca bozulmasin diye koruyor urunu, bizi korumuyor yani) parabenler kullanilmakta. parabenler derken; (di mi muro?) bunlar üc taneler. metil paraben, butil paraben ve propil paraben.

daha kimyasal konusayim: p-hidroksibenzoik asit türevleri.

İnternet calkalanmakta. paraben gogus kanseri etmeni olarak goruluyor. parabensiz islak havlu bulana kadar gobegim catladi . bizim bebeklerin popolarini silerken kullanmak icin lazimdi islak havlular. hala da evden cikaramadik bu havlulari. cok islevsel canim… markamiz canbebe…

avon’da da parabensiz ruj buldum, onu kullaniyorum.. parabenden urkuyorum arkadas…

*-*-*

bu yaziyi okumanizi oneririm. Amerikan Gida ve ilac dairesi’nin resmi sitesindeki bilgi..

en muhim kismi su:

A study published in 2004 (Darbre, in the Journal of Applied Toxicology) detected parabens in breast tumors. The study also discussed this information in the context of the weak estrogen-like properties of parabens and the influence of estrogen on breast cancer. However, the study left several questions unanswered. For example, the study did not show that parabens cause cancer, or that they are harmful in any way, and the study did not look at possible paraben levels in normal tissue.

 

İnsan ürküyor gene de.. Ozellikle bir LUSHsever, bir LUSHIE oldugumdan Lush urunlerinde kullanilan parabenler ne zaman ortaya atilsa, parabenin zararlari hakkinda biraz endiselenmekteyim. LUSH’suz bir hayatim olsun istemiyorum. Kanser de istemiyorum. (sigarayi birak o zaman, kereviz!)

Her ne ise bu isin en yetkili merciine danistim. Saglik Bakanligi.

Konuyu bakanliktaki ilgili birim olan İlac ve Eczacilik Genel Müdürlüğü ertesi gün yanitladi:

 

Sayın Ipekag,
Kozmetik ürünlerin kontaminasyonunu (mikrobiyolojik kirlenme) önlemek için parabenler kullanılmaktadır. Kullanım oranları Kozmetik Yönetmeliğinde belirtilmiştir. Paraben tek başına kullanılacak ise % 0.4, birden fazla paraben kullanılacak ise % 0.8’e kadar kullanılmaktadır. Paraben oranlarının belirlenmesi Avrupa Birliği Bilimsel Komisyonu tarafından titizlikle yapılan çalışmalar sonucunda belirlenmektedir. Komisyonda alınan kararlar çerçevesinde Avrupa Birliği Direktifine ve Kozmetik Yönetmeliğine yansıtılmaktadır. Kullanım oranları bugün itibari ile Kozmetik Yönetmeliğinde belirtilen oranlardır.
İyi çalışmalar.
Deniz Özay
Kozmetikler Şube Müdürü

 

 

bilgilerinize sunarım.

LUSH’taki oranlari bilmiyorum, onu da onlara sorup ogrenecegiz artik.

Son soz: Kanaatimce Parabenlerden kacinmakta fayda var.

1 Yorum

Filed under saglik

Banana Bread: “Çocukluğum gibi kokuyor”

Yorum gorumcemcigime ait. kabugu kahverengine donmus, artik ev halkinin yuzune bakmadigi muzlardan sahane bir kek yapilabiliyormus. işte o keki ilk kokladiginda dedi bunu…

epeydir bir banana bred lafi duyardim. “muzlu ekmek” fikri de bana tuhaf gelirdi. gerci ben ilk defa AFS ile gelen arkadasim Roseanna’dan cheese cake’i duydugumda kahkah gülmüs insanim.  “zavalli amerikalilar, keke peynir mi konur?” fikrindeydim. eh, o zamanlar ortaokuldaydim, dunya bu kadar kucuk degildi, simdi oldugumdan biraz daha cahildim iste. bizim oralarda bosuna demiyorlar: gormemis gormus, gulmeden olmus.

yakin zamanda edindigim sahane alet KitchenAid’le “naapsam” kivranmalarim sirasinda aklima geldi, nette aradim taradim… kafama yatan tarif, en sahane tarif cikti sansimiza. Burcu hanim, hanim hanimcik, evininhanimi olarak yazmis Banana Bread tarifini..

bir turlu kendisine ulasamadim ve iznini alamadim ama linkini vermekle yetinemiyorum tarifi de yorumluyorum..

MALZEMELER:

4 yumurta (oda sıcaklığında)

2 subardağı tozşeker

yarım subardağı sıvıyağ

3 adet ezilmiş kararmış muz

yarım subardağı yoğurt

1 vanilya

2 tatlı kaşıgı tarçın

2 yemek kaşıgı hindistan cevizi

2 paket kabartma tozu

1 çimdik tuz

yarım subardağı iri dövülmüş ceviz

4 subardağı un

YAPILIŞI:

Kek kalıbınızı yağlayıp unlayın.Fırını 180derecde ısıtın.Malzemelerinizden önce yumurta ve şekeri çırpın.Üzerine kabartma tozu veun dışındaki malzemeleri ekleyin.En son un ve kabartma tozunu da ilave ederek bir kek hamuru oluşturun.Koyu kıvamlı bir hamur olacak.Kalıbınıza döktüğünüz karışımı 180derecede 1 saate yakın pişirin ve 1 saat dinlendirdikten sonra kalıptan çıkarın.Sosla ya da pudra şekeri ekleyerek sevis edin…

kocaman bir kek hamuru oluyor, iki ayri kek kalibina paylastirdim misafirlige goturdum birini. insanlar bayildi. gercekten cok nefis bir kek.. yorumlarim soyle:

* once firini isitiyorum. cirpma kismi on dakikada bitiyor, hemen sicak firina atiyorum kek kalibini.

* muzlari soyup catalla ezdikten sonra, tarcini, vanilyayi, hindistan cevizini ve ufalanmis cevizi de ona katiyorum.

* un, kabartma tozu ve tuzu bir baska kaba eleyip hazir ediyorum.

* yumurtalari bir 5 dakika kadar cirpip, sekerini ekliyorum. (unu da ayni bardakla olcup) daha sonra once yagi sonra yogurdu da ayni bardakla olcerek cirpma kabina aliyorum.

* sonra once muzlu karisim en son unlu karisim kaba aliniyor. bes dakika sonra hersey hazir.

*** muffin kalibina kapsul koyup, iki kasik da karisimdan dokerek cok guzel muffinler de elde edebilirsiniz.

 

işte resimler: goruldugu gibi bir hamurdan iki kalip kek cikiyor. miss mis



1 Yorum

Filed under iştahlı işler

Spaces’ten Word Press’e geçerken listelerim gecmemisti…

Ozellikle film listemi ozene bezene yapmistim, gerisin geri de hatirlamama imkan yoktu. keske back-up alsaydim..

her ne ise, hem microsofttan hem word press’ten teknik destek istedim. word pressten geldi.

iste spacesten nakil gelenlerin eski bloglarinda biraktiklarina ulasip kaydedebilmelerini saglayacak link:

hotmaile kullanici adi ve parolanizla giris yaptiktan sonra:

http://profile.live.com/

tiklayin hersey elinizin altinda olacak

Sheri’ye buradan bir kez daha tesekkur ederim..

Not: listemi de bir miktar html ogrendikten ya da bildiklerimi tazeledikten sonra tekrar yayinlayacagim..

Yorum bırakın

Filed under blog işleri

Mitral kapak değiştirtmek

Annem cocukken kalp romatizmasi geçirmiş. Bu hastalığın bonusu da mitral yetmezlik. kalp kapakciklarindan biri calismiyor.

Ameliyat olacak. Epeyce dolastik, aklimiza yatan iyi bir doktor bulduk, ameliyat icin hastane sectik, gün aldık. Memorial. İyi hastane. Hadi bakalim…

En önemli kisim neymis bilin.. Kan…

Uygun kan grubundan taze kan verecek donorler bulmamiz gerekiyor. Facebook ve Melih Bey sagolsunlar bir listem var su anda..

Donorler bir gun onceden gelip kan ornegi verecekler, serolojilerine bakilacak. uygun olanlar icinden üç kişi ameliyat sırasında hazır olacak ve kan verecek.

Hayirlisi insallah.

gelismeleri yazarim

05/10/2010 dün annem hastaneye yattı. bes adet de donor adayi numune kan verdi. ikisi reddedildi laboratuardan. kalan ucu “yarin ameliyat sirasinda hastanede olsunlar” bilgisi ile saliverildi.

bu sabah 8:30’da ameliyathaneye indirildi annem. donorlerden ikisi geldi, ucuncusu bir diger acil hastaya kan vermesi gerektigini soyledi ve ozur diledi. cok sukur ki iki donorun bagisi yeterli oldu.

ameliyat 12:30 civari bitti ve annemi yogun bakima aldilar. Dr ameliyatin basarili gectigini belirtti. daha ne isterim. 6 saat kadar uyutacaklarini soylediler. agri hissi kayboluyormus. ?!? iyi.

telefon geldi. 18:30’da uyandirmislar.  henuz solunum desteginde ama iyiymis. yarin aksamuzeri yogunbakimdan cikarilip odaya alinacak.

:)

gelmeden odasini susledik. lohusa odasi gibi oldu. ne de olsa yeniden dunyaya geliyor..

kapi susunu(celenk) de hep istedigim gibi iceri astim. ne o oyle, anneden baska herkes goruyor, ne anlami var??

5 Yorum

Filed under saglik

Hello world!

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!

1 Yorum

Filed under Diğer

30’lu yaslardaki kadınlar hakkında

Bu yaziyi ne zamandir saklardim, buraya ekleyeyim bari…. bana maille geldi ve yazari yazili degildi, ben de acikcasi zahmet edip aramadim, ama eline saglik iyi yazmis…

30 yasındaki kadin
Yaşım ilerledikçe, en çok otuz yaşını aşmış kadınlara değer vermeye başladım. İşte bunun sebeplerinden birkaçı:

Otuz yaşını geçmiş bir kadın asla sizi gecenin bir yarısı uyandırıp
Ne düşünüyorsun?” diye sormaz.
Umurunda değildir çünkü ne düşündüğünüz.

Eğer otuzunu aşmış bir kadin TV deki maçı seyretmek istemiyorsa,
söylene söylene TV ‘nin karşısında yanınızda oturmaz. Yapmak
istediği bir seyi yapar. Ve bu genellikle daha enteresan birşeydir.

Otuz yaşını aşmış bir kadın kendini yeterince iyi
tanır ve kendinden emindir… Kim olduğunu, ne olduğunu, ne
istediğini ve kimden istediğini bilir. Otuzunu aşmış çok az kadın
onun hakkında ya da yaptıkları hakkında ne düşündüğünüzü önemser.

Otuz yaş üstü kadın çoğunlukla büyük aşklara, ömür boyu sürecek
bağlılıklara doymuştur. Hayatında en son ihtiyaci olduğu şey bir
başka mız mız, devamlı söylenen, ne yapacağına karışan, yapışkan
bir aşıktır.

Otuzunu aşmış kadın, ağırbaşlıdır. Bir operanın ortasında ya da
pahalı bir restoranda sizinle çığlık çığlığa kavga etmesi çok
nadirdir. Ha tabi hakettiyseniz, sizi vururken de hic tereddüt etmez, sonuçlarına
katlanmayı da planlayarak…

Otuzunu asmış kadın övgüler yağdırmakta çok bonkördür, çoğu
hakedilmemiş bile olsa… Çünkü takdir edilmemenin ne oldugunu iyi
bilir.

Otuzunu aşmış kadın sizi bayan arkadaşlarıyla rahatlıkla
tanıştıracak kadar kendine güvenir. Daha genç bir kadın, en iyi
arkadaşını bile
görmezden gelebilir, yanındaki adama güvenmediği için.

Otuz yaşın üstündeki kadın sizin onun arkadaşına ilgi duymanızı hiç
sallamaz, arkadaşının onun aldatmayacağını bilir.

Kadınlar yaşları ilerledikçe medyumlaşırlar. Otuz yaşını aşmış bir
kadına günah çıkarmanıza hiç gerek yoktur, onlar her bir haltınızı
zaten bilirler.

Otuz yaşını aşmış bir kadın kıpkırmızı bir ruj sürdüğünde bu ona
cok yakışır. Ama daha genç kadınlarda böyle değildir.

Otuz üstü kadınlar açıksözlü, doğrucu ve dürüsttürler.
Ne kadar geri zekalı olduğunuzu bir çırpıda açık açık söyleyiverir,
eğer bir geri zekalı gibi davrandıysanız. Onun için ne anlam
taşıdığınızı merak etmenize gerek yoktur.

Evet, birçok sebepten otuz yaşını aşmış kadınları beğeniyor ve
takdir ediyoruz.

Yorum bırakın

Filed under severim paylasirim

Bu da ilginç işte.. Vazife Kutsaldır

Bir firma var, cop konteynerlerine reklamlarini yapistiriyor.   Pimapenlerin uzerine takilan sinekliklerle ilgili.. konteynerden musteri bulabiliyorlar mi bilmiyorum ama heryerde var bu ilanlarindan..

konteynere yapistirma isine verilen arkadas  da cok vazifesinas belli ki.. her bir konteynere tek tek yapistirmis. sektirmeden.. hala anlamayanlar icin: yıkanıp ters cevrilmis olana da yapistirmis. DÜZ olarak!!

:)

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar

Garanti bankasinin beceriksizliği

*-*-*-*-
Yeri gelmişken ön bilgi: İlk kredi kartim İş Bankasındandı. 1990 yılında almıştım…
Garanti bankasindan da taa “AçıkKart” zamanindan beridir de (yaklasik 15 yıllık) kredi karti hamiliyim..
Bankam bu sene benden kart aidati almaya kalkti. Bitmiştir. Sevgili Premium kartimi en kısa surede Asya Kart DIT’la degistiriyorum… Kına yaksınlar.
kart aidati ödemem! o kadar!
*-*-*-*-
konumuz baska bu arada:
Nisan ayindan beri Kartal Sahilyolunun en sık kullanilan atm’sinin yan cami kirik.
sekilde gorulen fotografi cektikten sonra bankanin 444’lu hattini aradim ve durumu bildirdim. bana ne aslinda, değil mi? kim düşerse düşsün, neresini yararsa yarsin…
07052010 tarihinden beri bir gelisme olmadi. kaza geliyorum diyor kimsenin umru degil. insan hayatini hice saymaktir bu.
ayrica, banka kendi kimligini rezil etmektedir.
hıh

2 Yorum

Filed under çevre, gezen güzel olur, saçmasapanlıklar, şikayetlerim