Çamaşır Kurutma Makinesi Lüks mü? İhtiyaç mı?

Bir yıldır düşün düşün en son karar verdim : bana bir tane lazım.

İki çocuklu bir evde her gün çamaşır makinesi çalışıyor arkadaş.. bazen günde iki kere. Üç tane portatif çamaşır kurutma askısı var evde. yazın neyse de kışın önüm arkam, sağım solum ıslak çamaşır serili odalarla dolu oluyor ve ben de bunaldım bu durumdan.

Kurutucum (evdeki adı “buda” bu arada… günde bir iki kere önünde huşu ile diz çökmemle dalga geçiyor eşim…) diğer tüm beyaz eşyam gibi Bosch marka. B enerji seviyesi olanı aldım. En beğendiğim yönü, buzdolabında olduğu gibi kapağını açınca içinde ışık yanması :))))

+ özellikler:

* yaz kış temiz ve mis kokulu olarak kuruyor çamaşırlar. dışarı asılmış çamaşır o dakikadan başlayarak kirleniyor.

*içeri asılan her şey odada aşırı nem oluşturuyor. küf-bakteri neyse ne ama mobilyalar için de kötü

*kombi çamaşırı kurutmaya çalıştığından igdaş’a verdiğimiz paranın yarısı ziyan oluyor.. ev kışın hep ıslak gibi geliyor bana….

* ütü masrafınız azalıyor. pek çok şey makineden sıcak olarak çıkar çıkmaz düzgün katlanıp dolaba kalkacak durumda oluyor.

* yer sorunu yok. istersen götür salona dik. fişe tak çalışsın herhangi bir bağlantı gerekmiyor. benimki odamda masa niyetine yer buldu kendine ..

* elektrik harcamasına gelince. üç aydır kullanıyorum makineyi. faturada pek bir kımıltı görmedim.. son oniki aylık faturalarımı alt alta yazıp ortalamasını aldım. sonra da ortalama rakamdan her ayın farkını hesapladım. % olarak şöyle bir tablo var elimde:

1- (-)%7

2- %21

3- %15

4- (-)%21

5- %4

6- (-)%24

7- (-)%20

8- (-)%30

9- %2

10- %6

11- %2

12- %17

hele bir iki fatura daha gelsin de istatistik kendini bir toparlasın tekrar yazarım.

nasıl çalışıyor? bilmiyorum. pişiriyor belki de… epey ısı çıkıyor çünkü….

çamaşırları içine atıyorum program seçip kapatıyorum. bas düğmeye… bitti gitti. belli süre sonra çamaşırlar kuru/ütüye hazır/dolap kuruluğunda gibi seçenekli olarak makineden çıkıyor. işi bitince her seferinde hazneye dolan saf suyu (çamaşırın suyunu arıtıyor ) döküyorsunuz (tercihan bir kovaya aktarıp arabanıza cam suyu yapabilirsiniz, iyi oluyor). iç süzgecini de elinizle şöyle bir sıyırıp birikmiş havları atıyorsunuz. o kadar.

(ilk bir kaç seferde yumak yumak hav çıktı çamaşırlardan. bayağı çek yatın altında biriken toz yumakları gibi hav çıkıyor…şimdi ya akıllandılar ya da eni konu inceldiler pek hav çıkmıyor?!?)

bu arada tek sinir bozucu kısmı şu:

kaldığı yeri unutuyor makine. (ya da ben henüz kullanmayı çözemedim, servisi aramam lazım aslında) diyelim hem kotları hem de çorapları beraber kurutmak istiyorsunuz:

birinci grubun “dolaba kaldırma kuruluğunda” ikinci grubu da “çok kuru” olmasını arzu ediyorsunuz. Eh, hepsini bir seferde kurutmak mümkün teoride.. Önce birinci programla tümü dolaba kaldırma kuruluğuna gelir, sonra kotlar çıkarılır ve çoraplarla ikinci program devam eder. Elimizde oldukça kuru bir sürü çorap olduğundan (bir kuruluk sensörü olduğunu varsayıyorum, mantık bunu gerektiriyor) ikinci program normal süresinden kat kat kısa sürmeli oysa sil baştan başlıyor….

ya da bir önceki çamaşırın suyunu dökmeyi unuttum diyelim, makine belli bir yerden sonra o haznenin boşaltılmasını talep ediyor.. ama  “beklet” tuşuna basıp hazneyi döküp geliyorum, yerine takıp “devam” diyorum … haydaaa taa en baştan bir daha…

servisi arayayım ben en iyisi….

özeti şu: çok memnunum!

4 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ev işi, severim paylasirim

Saçmalık say say bitmiyor…Vazife kutsaldır II

De hadi bilin bakalım bu bir nedir???

Bu bir otoparkın duvarıdır.. Abiler artık her nereliyseler yahut ne düşündüyseler bilemiyorum, bir (sayı ile 1) adet şablon yaptırmışlar…

OTOPARK

ÇIKIŞ

——->

şeklinde… Sonra da otoparkın muhtelif duvarlarına güzelce aktarmışlar bu yazıyı. Çıkış araca göre sağ taraftayken gayet işlevsel…

İyi de sol duvarda çıkışı gösteren ok sağa doğru nasıl olur düşünmemişler. Ama icat şahane. adam şablonu ters çevirivermiş olmuş bitmiş. okun yönü doğru mu? E doğru.. daha ne???

İpekAG gelir sinir olur dememişler !!

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar

Okul Hazirliklari III

Beslenme cantasi ve okul cantasi almak hakkindaki yazilarima ek olarak…

* bir beslenme cantasi tiyosu daha: kızım iştahsızın önde gideni ve hatta abartmıyorum ama bayrak sallayanı olduğundan yaratıcılık devreye girdi ve pizza-elma ürettim…

daha evvelden küçük bir saklama kabına, yıkanıp kurulanmış ve ikea elma dilimleyicisi ile bir defada düzgün 8 parçaya ayrılmış bir elmayı koyuyor ve beslenme çantasına yerleştiriyordum. Birinci sınıfta yüzüne bakmadığı elmayı ikinci sınıfta seve seve yiyor kerata…

dedigim gibi, elma pizzası da benim icadım oldu. İkea derhal bundan üretmelidir!!

Önce bir kabak oyacağı alırsınız, elmanın göbeğini oyarsınız. sonra iyi kesen bir bıçakla ince dilimler çıkarırsınız. (kurutulmuş elmalar var ya hani, oyle..) olur size elma pizzası… kız da okulda kıtır kıtır yer işte ne ala…

saklama kabımız da ikea bu arada, farkı fark edin dedim… :))

* bir maceramız da şöyle:

-anne

+efendim?

-ben okula gitmek istemiyorum…

+ niye?

– okulda seni çok özlüyorum…

+ kızım sen okuldayken ben evde değilim ki…ben de işe gidiyorum. evde kalsan gene benimle olamayacaksın gene beni  özleyeceksin. hem ben de bütün gün seni özlüyorum sonra evde güzelce görüşüyoruz..

vir vir vir epeyce dil döktüm ama yaramadı.. her gün aynı muhabbet..

ahan da bulduğum çözüm :

sabahları saçını yaparken mutlaka ince bir örgü bırakıyorum bir tarafında.. hikaye de şu:

+ bunun adı “seni seviyorum”. beni özlediğin zaman buna dokunursun. arada kafanı salladığın zaman yüzüne kulağına değerse seni sevdiğimi hatırlarsın..

Oh bunu da böylece atlattık. “okula gitmek istemiyorum”lar kesin olarak bir haftada bitti.

konuyla ilgili diğer yazılar

Beslenme Çantası Hazırlama

Okul Hazırlıkları -ii-, çanta seçimi

8 Yorum

Filed under icatlar, ilkogretim, iştahlı işler

Yüz bakımı hakkinda….

 

 

 

 

Yeni bir ürün aldim da ondan bahsetmek istiyorum. Gencligimde de cok problemli degildi cildim, simdi de -sigaranin verdigi harabiyet ve eski miyoplugumun verdigi gozalti sorunlari ve ve ve neseli bir sahis olmamin verdigi gulme cizgilerini saymazsak- gayet duzgun bir cildim var. T bolgesi biraz yaglidir geri kalani da kuru. Bildigin karma cilt.

sabahlari yuzumu yikarim, genellikle dove ya da lush artik hangi sabun varsa elimde.. onun disinda da pek bir bakimim yoktur. ozellikle avondan zilyon tane yüz maskesi filan almisligim vardir. yarisina kadar kullandigim da olmamistir.  lush’tan aldiklarimi bitirmeye gayret ediyorum ama tembelim iste. ne kadar faydasi olsa da… bende is yok belki de…

amma yuz temizleme jellerini cok severim. yuzumu daha temiz hissettiriyorlar. ozellikle makyaj temizleyicinin biraktigi yagli hissi ortadan kaldiriyor ki, bence gayet iyi…

 

her ne ise, gecen gun bir avm’de kozmetik dukkanindan L’oreal’in bir urununu aldim. Dermo Expertise Pure Zone diye…

yan tarafta goruldugu uzere koca bir sise gibi duruyor ama degil, yarisi temizleme jeli yarisi garip bir fircadan olusuyor. Fircanin arkasinda vantuz var :))

yanda kirmizi daire ile isaretledigim sey o fircamsi seyin bulundugu bolum. daire seklinde, belki de silikondan yapilmis olan bu yumusak dairenin uzerinde gene yumusacik mini mini cikintilar var. uzerine jelden dokup sabah aksam yuzunuzu kopurtuyor, sonra yikiyorsunuz.. toplam 30 saniyelik bir islem… siyah nokta ve sivilceleri tedavi ediyor.

Yuzu temizledigi ve tedaviye yardimci oldugu kesin, icinde salisilik asit var!!

Fazla yagi  aliyor iste. ben begendim, kullamaya devam edecegim. o fircamsi seyin vantuzu da aynaya pek guzel yapisiyor. sabahlari gozumun onunde olan bir seyi yapmayi unutmuyorum/ihmal edemiyorum ben de…

O fircamsi dedigim seye dair bulabildigim tek gorsel su: (tembellikten kendiminkinin fotografini cekip koymadim ya)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Alt yazi geceyim:

Ovucu- Eşsiz temizleme gereci! 500 yumusak, esnek çıkıntı cildinizi kurutmadan hafifce keseleyerek HER BIR GOZENEGI etkin olarak temizler.

3 Yorum

Filed under alışveriş işleri, kozmetik, severim paylasirim

Gözümü çizdirdim…

Argo tabir bu, pesinen ozur dilerim. 2,5 derece miyop olan gozlerimi lasik ameliyati ile sifirlattim. (astigmatimi sormayin bilmiyorum o da gitmis olabilir)

kanallardan birinde bir yarisma programi var, bir kadini ele alip bir haftada yeniliyorlar. Orada gordum, benim neyim eksik dedim. fiyatlar da cok uygun. bes sene once 1500 dolar olan ameliyat bugun 1100 TL olarak yapilmakta.

Sabah kalkar kalkmaz gozluge sarilmak, gozluksuz hic bir sey goremeyip uyuklamak, araba kullanamamak, 3D filmleri izleyememek, denize hamama gidememek kisaca hayatin tadini alamamak demek miyop olmak.

Oh iyi etmisim, yazik cok beklemisim….

Once gittim muayene oldum. Gerekli tetkikler yapildi. uygun bulundum. Pazartesi saat 14:00’e randevumu aldim hastanemden… Doktorum da sahane bir insandir; kendisine buradan ellerine saglik der, duaci olurum….

Pazardan gittim sacimi bambaska kestirdim. Daha once de yazmistim benim sacim bambaskadir, zengin avrat saci. Neyse, kuaforum de 25 yillik deneyimini konusturdu, cok sık bir kesim oldu veee…. Degisim basladi!

Unutmadan, dereceli gunes gozluklerim de bosa cikacagi icin, pazar pazar gidip kendime yeppyeni gunes gozluğü de sectim.

Pazartesi sabahi aradim, 12:50’de gelin dediler. gittim. tekrar olcum yapildi, odememi yaptim, recetemi verdiler gidip 4 adet goz damlami da alip teslim ettim.

Saat 13:20 civarinda ameliyathaneye indik. ameliyathanenin kapisinda ayakkabilar cikti, tek kullanimlik terlikler giyildi..

ozel onluk ve bonem takildi. iki damla damlatildi  gorusum giderek bulandi. (gozbebegi buyuten damla oldugundan karagoz bir sey oldum :)  )

13:30’da saniyorum, ameliyathaneye gectik. uzandim, doktorum geldi. yuzume strec film gibi bir sey kondu, sag goz acikta.. acaip heyecanlandim. ve ameliyat basladi. toplam 5 dakika surdu iki goz.

Hemen tek kullanimlik ozel bir maske taktilar. kapkara, rontgen filmi hissi veren bir gozluk. gozun cevresi de sunger kapli, ski gozlugu gibi nasil anlatayim…sifir isik geciriyor. etrafi azicik dumanli goruyorsunuz.

gece onunla uyudum, ertesi sabah cikartmama izin vardi.

Allah ne guzel yaratmis, hamdolsun, goz sahane bir sey. Allah’im goremeyenlere acisin. cok zor cok… halimize bin sukur. o gece yapacak bir sey bulamadim evde ya. ne okuyabiliyorum ne camdan bakabiliyorum ne tv ne internet…

ve yukari ciktim. gorus artik ameliyattan mi damladan mi hala bulanik ama ameliyat oncesinden daha net!!

gorebiliyorum…

Ameliyattan bir saat sonradan baslayarak 3 damlayi da saat basi damlatmak gerekiyor ilk gun.

ikinci gunden itibaren bir hafta boyunca gunde dort defa…

ikinci hafta damlanin biri kalkiyor. iki damlayla devam… ozetle, uc ay boyunca suni gozyasi damlasini kullanmak gerekiyor..

Herhangi bir sorun yasamadim. Birinci hafta bitti, bir gozde hala hafif kan var ama cok belli olmuyor.

esas belli olan, kirisikliklarim. gozluk maskeliyormus ayol! derrhal botoxlanila!!!!

Gercekten gozluksuz cam gibi, HD kalitesinde goruse sahibim su an. ilk gunlerde  hafif miyop gibi oluyordum ama giderek o da azaldi.

gece araba kullanmak biraz zor. niyeyse gece plakalari secemiyorum henuz. belki duzelir bakalim…

zaten formda da yaziliydi ilk bir ay gece araba kullanmayin diye. eh, ben de kullanmam olur biter :))

5 Yorum

Filed under saglik

Migros Jet Kasa icat etmis :)

Hayatim boyunca ne zaman markete gitsem kasaya gecmek ve aldiklarimi kendim bip yapmak istemisimdir. (mesleki deformasyon?) Gercekten.. Ben bebekken Kızılay GİMA’da gezdirirlermis beni.. hala deterjan reyonlarini pek bir severim. artik daha saglam yapiyorlar ambalajlari, o kadar kokmuyor disa. ama cok severim.

ne diyodum? Evet, maltepe migros’tan alisveris yaptim. Jet Kasa’dan kendim bip yaptim kendim odedim oy cok eglendim….

dikkat edilecek iki sey var… aldiklarinizi kafanizda gruplayip posetleri oyle ayarlamalisiniz. cunku aldiklarinizin tartimi da yapiliyor ve eger arka arkaya iki urun okutayim da sonra ikisini de posete atarim diyemiyorsunuz. bip-torba sonra ikinci bip…

ariza veren bir baska durum da poseti “doldu” deyip geri sepete almak… metal zemin uzerinde birakmaniz gerekiyor. dedigim gibi, tartiliyor hepsi.

unutmadan, tartim bolgesine elinizi, kolunuzu, ceketinizin etegini koymayin. o da sorun cikariyor. ama iki kere yapinca insan cok alisiyor. ben sevdim gene yapcam!

Yeni kirazli cevreci alisveris torbalari da cok seker olmus. bu sefer almasam diyorum… bakalim geri donusum puaniyla alinabiliyor muymus bir arastirmak lazim..

masallah her marketin her firmanin cevreci bez/telis cantalarindan aliyorum. bagaja koyduklarim var, eve cikarip unuttuklarim var.. bi turlu kullanmak kismet olmadi desem inanir misiniz? en azindan alisveriste hic kullanmadim..

alisveris posetleri sonradan copposeti olarak isime yaradigindan, ne kadar cevreci olursam olayim alisveris posetinden vaz gecemiyorum.

aslinda ben migros olsam deneme yaparim..

musteriye secenek sunulmali… aldiklarinizi posete mi cantaya mi koyalim diye. ucretsiz olsa cantalar gene de herkes poset ister ben diyeyim size…

cantada hersey karmakaris oluyor.. (bu yazi gibi, nerden nereye vardim, dur bakalim)

fekat, en guzeli IKEA cantalari..

boy boy. ben bir tanesini banyoya astim o meshur vitrifiye (mi derler?) bornoz askilari vardir ya her banyoda iki boynuz gibi.. iste onlara astim. beyazlari o cantada biriktiriyorum…

camasir isine bir dahaki yazida deginelim simdilik burada birakayim, gece gece uzatmamak lazim

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, çevre, gezen güzel olur, icatlar, severim paylasirim

Hatali port- Telekom zort

Turk Telekom Turkiye’nin yuzkarasidir. adsl hattim calismiyor. son uc gundur zaten verimsiz, her gun baska hata verdi, 4440375’i arayarak bir suru islemi bastan bastan yaparak cozdurdum. simdi de HATALI PORT uyarisi aliyorum.
gene aradim ve bana soylenen su:
cagri merkezimizdeki teknik calismadan dolayi bilgilerinizi goruntuleyemiyorum. ilerleyen saatlerde tekrar aramanizi rica ederim.
3 kere aradim. hem de ilerleyen saatlerde!!
sifira sifir. Allah’in sigindan beter adamlari dikmisler telefonun basina, Sevcall’a rahmet okutuyorlar.  onundeki yaziyi okuyor sadece.
sikayet numarasi var mi? dedim, ayni numaraymis! ama sistemimizdeki calismadan dolayi vit vit vit ….
2010 yilinda istanbulun ortasinda internetim kesik yapacak bir sey yok. disarda anlatsan gulerler mi sasarlar mi bilemiyorum ki….
42,6 Kbps dialup baglandim icimi dokecegim….
nalet herifler bakimlarini gecenin 4’unde yapsalar olmaz mi?
baslarina yikilsin o telekom. pisler…..

hele hatali port sayfasindaki “faydali baglantilar”inizi yesinler sizin.
uc tane link vermisler.
e ben baglanamiyorum ki cicim. ?!? baglansam sizin faydali baglantinizdan daha faydali islerimi halledecegim zaten….
öeah

Yorum bırakın

Filed under şikayetlerim

Yaşasın Pinyata!

Kızımın dogumgunu icin bir pinyata aldim.

Bu bir Guney Amerika parti oyuncagi. (ne luzumu var, ozentiligin alemi yok, bizde dogumgunu adeti olmamali vb yorumlarinizi almayayim.. kinayanin basina geliiiir)

Pinyata (piñata) ;partipaketi‘nin bize verdigi bilgiye gore karton ve krapondan yapilma bir tur parti oyunu. Genellikle hayvan sekilli oluyor. Cocuklarin bir kere gorunce cildirdigi bir sey…

Pinyata’yi bir yere asiyorsunuz, cocuklar sira ile (tercihan gozleri baglanarak) piyata sopasi ile pinyata’ya vuruyorlar.

Sopanin savrulmasi esnasinda yaralanmalar olabilir, cemberi genis tutun!

Eninde sonunda pinyatanin patlamasi ile etrafa seker ve oyuncak saciliyor ve cocuklar kapisiyor…

Parti paketi’nden aldigim pinyata sopasi da renkli kraponlarla suslenmisti. O konuda tesekkurlerimle eklemem gereken bir sey var, parti bittikten sonra uzerinde hic krapon kalmadigindan net olarak farkettim: tahta olan sopa ince bir naylon torbaya konulmus. Cocuklarin eline kiymik batmasin diye.. ince dusunce, bravo…

Ben pinyatanin icine seker koymadim. Kagitli bile olsa, yerden toplayip yemelerini istemedim. 7 -8 yasindaki kizlarin bayilacagi hediyelikler de sectim partipaketi’nden..

hediyeliklerin icinden 8 cocuga yetecek miktarda malzeme cikiyor. Hediyelerini eve goturebilmeleri icin 8 adet de posetle beraber…. pinayta’nin sirtinda bir delik var, hediyelikleri oradan dolduruyorsunuz. Malesef bileziklerin capi deligin capindan buyuk oldugundan onlari koyamadim. Diger hersey gayet guzel girdi, en fazla iki paket hediyelik aliyor zaten pinyata. Ben bir paket de konfeti ekledim. Sonuç mukemmeldi.

Cok entipuften gorunuyor insana ama umuldugundan daha saglam bir seymis bu pinyata da. Vur vur patlatamadilar… Cok senlikli oldu.

Bu arada son bir not: Pinyatayi tavana asmak yerine vileda sapinin ucundaki cengelden sallandirdik. Daha da eglenceli oldu.

Ve kucuk prensesim yeni yasina girdi. Nice saglikli mutlu basarili yillar dilerim kendisine. Hersey gonlunce olsun hep. En kotu gunun boyle olsun güzelim…

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, severim paylasirim

Online kaşe ve kartvizit yaptirdim

Bunu da gorduk ya gam yemem.

ozel logo gonderdim ve iki ayri firmaya bir kartvizit bir de kaşe yaptirdım. Çok da güzel oldu, git gel uğraşmadim ayagima kadar geldi.

gelelim tavsiyelere:

kartvizit icin msn destegi de olan firma: http://www.kartvizit.com.tr/ tasarland olarak da bulabilirsiniz.

kaşeyi yaptirdigim yer + ücretsiz kargo hizmeti :))))) http://www.kasesiparis.com/Default.aspx

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, severim paylasirim

Sirk var gene.. Medrano!!

Dünyanin en iyi sirki kabul edilen Medrano bir suredir İstanbul turnesinde.

(mutlaka gidin bkz: yorumum)

şu aralar, 4-28 Kasim 2010 tarihleri arasinda Carrefour Kozyatagi otoparkinda gösteri yapiyor.

Sirkin kendi gisesinde kredi karti gecmiyor, biletler 30-25-20 lira. Cocuk indirimi yok, iki yasindan kucukler kucakta otururlarsa kabul ediliyor..

7 kisi sirke gitmek istiyoruz lakin uzerimde nakit tasimamak gibi sacma bir huyum var, 20 lira bile yok yanimda. 210 lira hic yok.

Telefon ettik Biletix‘ten aldik. 30 liralik bilet 33,50 oldu. 5 TL de hizmet bedeli bayildik. Gerci iyi oldu, iyi yerleri giseden alamiyorsunuz. Biletixten aldigimiz cok daha iyi bir yer…

bakalim gosteri nasil olacak?

3 Yorum

Filed under oturan gazel olur.., severim paylasirim