C’nin yarısını boşalttım, bilgisayar mis oldu… Oh be… Pis MDMP dosyaları siziii.

Evdeki bilgisayar nasıl agırlastı anlatamam. Normalde 40 GB alan var, 39 cigabaytı dolu gözüküyor?!?! Bilgisayarda biraz yer açmam lazım da neyi silsem? Bu kadar ne dolmuş olabilir ki? Programcı mıyım ben??

Microsoft Windows XP Home Edition kullanicisiyim.

Bilgisayarimda Advanced System Care yüklü.  Bir de AVAST. ikisinden de memnunum.

Bilgisayarım’a tıkladım, C’ye sağ tık: (C) Diski analiz et’e tıkladım. Bu (C) simgesi Advanced System Care’in C’si…

Bir analiz; onlarca mdmp dosyası var bilgisayarda.. irili ufakli, hatta genelde irili.. her biri ortalama 100 MB filan. Ben bu (C) yardimiyla bunlarin heeeepsini sildim. Mini DuMP’ın kisaltmasiymis bu MDMP. bildigin çöp yani.

Avast Log dosyasi hepsi.

Silim sonrası:

Kullanilan alan: 20 GB

Boş Alan : 16,6 GB

yaaa, gördün mü? nerdeyse yarısı çöp dolmuş.

Şu sanal çöp de kokmuyor ki duruma vakıf olayım… Bu kadar birikmezdi fark etmis olsam.

Neyse artık siz biliyorsunuz, kendi bilgisayarinizda Avast varsa, derdiniz ayni, beni takip edin.

Sabit diskte bir ferahlik ki, o kadar olur :))

5 Yorum

Filed under ben yazdım, bilgisayar, severim paylasirim

GÜNÜN SÖZÜ: evlilik namaz gibidir.tekbiri aldın mı sağına soluna bakılmaz.

yorum yok

1 Yorum

Filed under severim paylasirim

Bu bilekliği gören bilen varsa insaniyet namına geri getirsin. 50 lira para ödülü. :((

Sabiha Gökçen havaalanında apron otobüsüne bindiğimde bileğimdeydi.. Tarih 21/07/2011. Pegasus Gaziantep 08:05 uçağına binmek üzereydim. Benim tahminime göre uçakta düştü, birileri de buldu, bijuteri ürünü 5-10 liralik bir şey sanıp cebe attı.

Ama değil. 5 yıldır takıyorum manevi değeri maddi değerini kat kat aşmış duruma.

Pegasus’a yazdım, cevap bugun geldi:

Sayın Ipek AG,
Mesajınız ilgili departmanımıza iletilerek dikkate alınmıştır. Uçak içerisinde bulunan eşyalar iniş yapılan havalimanı kayıp bagaj departmanı tarafından kayıt altına alınmaktadır. Yapılan incelemede kayıtlarımızda unutmuş olduğunuz eşya bulunmamaktadır.
Kayıp eşyanız için üzgün olduğumuzu bildirir, anlayışınız için teşekkür ederiz.
Saygılarımızla,
Pegasus Havayolları Misafir İlişkileri
 

Pegasus’a yazdığım maile fotoğraf ekleyememiştim. Ne arayacaklarını bilmiyor da olabilirler. Resmi tekrar Pegasus’a, Sabiha Gökçen Havaalanına ve tabii Gaziantep havaalanına gönderip sordurulmasını isteyeceğim. Belki gören olmuştur.

Bence Pegasus Hande adlı uçağın o günkü personeli ile konuşmalı, hatta yolcu listesine e-mail gonderip sordurmali.  İniş havaalanı kayıp eşya departmanı ile ayrıca görüşeceğim, apronda veya bina içinde bulunmuş olması mümkün, her şey mümkün.

O bilezik geri dönmeli. Dönmezse ben biliyorum yapacağımı!!! (bkz : Nasreddin Hocam)

*-*-*-*

Bu arada, Pegasus biletlerimi internetten aldığımda yanında bir de sigorta satıyorlar. Chartis Sigortaya zar zor ulaştım, “malesef yalnızca bavulumdakiler” sigorta kapsamindaymis. kolumdaki bileziğin kaybı sigorta teminatlarına girmiyormuş.

Neyim var neyim yok bavula koyarim bir daha.. desem de koymam. deli miyim? Bavul kaybolsa (komple yani, sırra kadem bassa) 1000 lira ödüyorlarmış ki, bavulun dişinin kovuğuna yetmez o rakam. Yeni alacağım bileziğimi de kolumdan çıkartmayacağım..

Sigorta iyi bir şey gene de…

Durduk yere üzüntü çıktı bana, mala gelsin tabii. Sag salim gittik geldik, başımın gözümün sadakası olsun.

 

1 Yorum

Filed under soruyorum

(Eşim bey’den) Özür ve (Ziraat bankasından) talep

Hevesli hatunum ya, ilk çıktığı zamanlarda  KGS kartı aldım. Ziraat bankasından. Maximum özellikli hem de temassız bu aralar kullandığım.

Kart bazı KGS’yi tanıyor bazısını tanımıyor.. Düne kadar hiç umurumda değildi, başka bir KGS kartım var nasıl olsa, onu okutup geçiyordum. Dün eşim ısrarla paralı yola çıkarken hangi kartı okuttuysam çıkarken de aynı kartı okutmam gerektiğini söyledi. Kafama biraz geç yattı. Bugün baktım da hakikaten şöyleymiş:

“KGS kartlarının otoyolda giriş gişesinden geçerken okutulması şarttır. Okutulmadığı takdirde Kart içerisine giriş bilgisi yazılamadığı için çıkışta en uzak mesafe ücreti tahakkuk eder. Sistemle ilgili bir sorundan kaynaklanmayan ücretlendirmelerde uzak mesafe ücretinin iadesi söz konusu değildir.”

kendimi gayet tuzağa düşmüş hissediyorum. Bir çok defa uzak mesafe ücreti ödedim. Aslında ÖDETTİRİLDİM. Ziraat şirketi kurmuş, KGS bir tanıyor bir tanımıyor ipekag haldırs 2 lira yerine 7 lira ödeyiveriyor..

Kendisine inanmayıp, bir de vırvır ettiğim için eşimden özür dilerim.

Ziraat’ten de bugune kadar tufaya gelip fazladan ödediğim tüm ücretlerin iadesini talep ediyorum. kart zaten hemmen iptal olacak. Ne saçmalık…

 

* Doğma büyüme sarışın ipekag, KGS sistemini şöyle zannediyordu: her gişede bip yapınca birmiktar para çekilir. giriş için ayrı çıkış için ayrı.

Meger girerken sistem, kartta kayitli bilgileri aliyor ve gün/saat vb ekliyormuş. çıkış BİP’inde de odenecek rakamı ona göre saptıyormuş.

 

Yorum bırakın

Filed under araba, şikayetlerim

Carrefour Kozyatağı’ndaki yeni sirk: Su Sirki… (2011)

Sirk işlerinden sorumlu müdür müyüm neyim, daha ilk gecesinden sirke damladım. Sirk İtalyan Milli sirkiymiş. Adı da Darix Togni.

Herhalde 10 kere sirke gitmişimdir, hiç bu kadar gülüp eğlendiğim olmadı. Bu seferkini ciddi olarak tavsiye ediyorum. Sirkin meydanı mı derler, orta ringini plastik kaplamışlar, gösteri başlar başlamaz su dolduruyorlar ve havuz oluşuyor.

Açılış gösterisi havuz üzerindeki bir platformda bale. Hayatımda bir kere baleye gittim, TV’de filan da az biraz izlemişimdir, biraz cahilim o konuda. Bu kadar yakından bir balerin görmek çok güzeldi.

İlk defa kız palyaço gördüm hem. Hangi birini anlatsam? Bengal kaplanları vardı, ıyyy yılanlar vardı. Ciddi yılan yaa.

Akrobatlar da süperdi. Çocuklar bayıldı. Palyaço şovlarına gülmekten karnım ağrıdı…. :D

o çinli akrobat kızlar neydi Allah’ım? iki kat oldular resmen.. şekilden şekile girdiler. Nefes kesici. O tangalı dansçılar, mini etekli yer göstericiler, halata tırmanan gösterici kızlar bütün erkeklerin aklını aldı yani..

Beri yandan, tümü kardeşim olsun, adonis kılıklı erkek akrobatlar, gladyatörler filan da erkek güzeliydiler, ne diyeyim. Hem güzel hem yetenekli insanlar, sirkçiler.

Gösteri tam anlamıyla göze hitap ediyor. Beğenmemek mümkün değil.  Aslan yavrusuyla değil bunlarla fotoğraf çektirtseler paraya para demezler.. Ben şahsen o yanar döner pullu pelerinle (yanlış anlaşılma olmasın pelerinliyle değil..) bir fotoğrafım olsun isterdim…

Denizaltı sahnesine de ben bayıldım niyeyse.. Sualtı duygusu uyandırdılar, denizanası, hattaaaa SüngerBob!! ben olsam Türkçe şarkısını çalardım o ayrı..

Bu sıcakta su gösterisi gerçekten iyi geldi. Görmüşsünüzdür, Vegasta, Capitolde var, fıskiyelerle müziğin uyumu. Üstüne de lazer sıktılar süper oldu.

Cücesi, palyaçosu, cambazı ile dört başı mamur bir sirk gösterisi izledim. verdiğimiz para helal-i hoş olsun, ellerine kollarına saglık.

Kaçırmayın mutlaka gidin..

Not: resimlerin tamamı kendi sitelerinden: www.susirki.com

kendi resimlerimi daha eklemedim.

Not 2 : Su sirkine giden ıslanır arkadaş, gak guk etmeyin sonradan.  Sis makineleri de astımınızı tetikleyebilir, hatta haldır huldur yerlerde sürüklenen malzemelerin kaldırdığı toz ve saman da konjonktivit sebebi olabilir. gözünüze dikkat edin..

Not 3: Gişe 10’da açılıyor, gösteri 21:30’da başlıyor. bazı günler matine de var sanırım iyi bakmadım. Şuradan kendiniz bakın.. Biletler Loca 40, ortalar 30 arkalar 20 lira. çocuklara cüzi bir indirim yapıyorlar. Ayrıca carrefour’daki mağazalardan 50 liralık alışveriş içeren fiş-fatura karşılığı ücretsiz 1 bilet alabilirsiniz. Dün 7 Agustos biletleri dağıtılıyordu mesela..

Alışveriş 100 lira olunca iki bilet vermiyorlar, fişleri böldürün derim ben.

gişede kredi kartı geçmiyor.

Sakatlar derneği üyelerine sanırım, ücretsiz. Refakatçilerine de indirimli.

4 Eylül’e kadar sirk Kozyatağında.

Önceki sirk yazılarım için bkz: 2010 Medrano ve 2010 Kludsky

kendi fotolarim:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

6 Yorum

Filed under çocuk, ben yazdım, gezen güzel olur, severim paylasirim

Ona öyle demezler cicim…

Gardolap diye bir şey yok arkadaşlar. (gerçi eger gardolap diye bir kelime sarf ediyorsaniz arkadas degilizdir ya.. ) Asli fransizca onun. Tren garı var ya.. Onun gibi. gar-de-robe elbiselerin durdugu yer anlaminda. Gardırop diye okuyacaksınız.

Asli baska dilde olsa da kullandigimiz Türkçe’ye yerleşmiş oldugundan adam gibi telaffuz etmek lazım. Bir cesit dolap bu tamam, ama : gardırop ! Hele Kardolap hiç değil. >Komidin de komodin diye okunur, yatak odasindan cikmadan onu da duzeltelim.

Pekiii, ayakkabilik ya da vestiyer anlaminda bir kelime var hani??? Evet : Fortmanto…. da yanlış birader. Ona Portmanto denir. Port+manto.  Manto asilan yer. Mantoya asilmak diye bir durum yok…

hadi bugunluk bu kadar. Küsmek yok. Öğrenmemek ayıp güzel kardeşim..

 

3 Yorum

Filed under ben yazdım, severim paylasirim

2011-2012 Eğitim Yılı Okul Tatilleri/İstanbul’a ait özel günler ve resmi tatiller takvimi

Bugün (27 06 2011) itibariyle arayan olmuş, demek ki lazım. Hemen güncelliyorum..

ve bu seneki resmi tatiller listesini huzurlariniza getiriyorum:

  • Tarih

    Gün

    Özellik

    30/08/2011 Salı Zafer Bayramı Resmi tatil 
    30/08/2011 Salı Ramazan Bayramı 1/3 Gün Resmi tatil

     

    12/09/2011 Pazartesi 2011-2012 Öğretim Yılının başlaması (1. sinif ogrencileri icin uyum haftasi)  

     

    19/09/2011 Pazartesi 2011-2012  Öğretim Yılının başlaması (Tüm ilköğretim ogrencileri icin)  

     

     06/10/2011 Perşembe İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşu  Resmi tatil 
    29/10/2011 Cumartesi Cumhuriyet Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti’nin 88. yılını kutluyoruz Resmi tatil 
    06/11/2011 Pazar Kurban bayramı ¼. gün Resmi tatil

     

    10/11/20111 Perşembe Atatürk’ü anma günü. (aramızdan ayrılalı 73 koca yıl geçti  :(  ) Özel gün 
    24/11/2011 Perşembe Öğretmenler günü Özel gün

     

    01/01/2011 Pazar Yılbaşı Resmi tatil

     

    20/01/2012 Cuma 1. Dönem sonu

     

     
    20/01-06/02 2012 Yarıyıl tatili

     

    İlköğretim okulları için Resmi tatil
    02/02/2012 Pazartesi 2.Yarıyıl başlangıcı

     

     
    18/03/2012 Pazar Çanakkale Şehitlerini anma günü Özel gün 
    23/04/2012 Pazartesi 23 Nisan ulusal egemenlik ve cocuk bayrami Resmi tatil 
    24/04/2012 Salı ilköğretim seviyesi okullar 24’ünde de tatil olabilir

     

     
    19/09/2012 Cumartesi 19 Mayis Atatürk’ü anma,gençlik ve spor bayrami Resmi tatil 
    29/05/2012 Salı İstanbul’un fethinin 559. yildonumu

     

    Özel gün
    08/06/2012 Cuma Öğretim yili sonu / YAZ TATİLİ

     

    Akdeniz karadeniz, karneleri isteriz  günü


11 Yorum

Filed under çocuk, ilkogretim, severim paylasirim

Abra Kadabra.. Yemek masasııı… Kaybola!

Öyle pek mutfak perisi bir kadın değilim. Sık sık da yemeğe misafirimiz gelmez.  Kaç yıldır salonun bir bölümünü işgal eden bir yemek odası takımımız var. Giderek gözüme büyümekte. İKEA’ya her gidişte 25 metrekarelik yere kurdukları eve bakıyorum aklım kalıyor. Biz kocca bir alanı işlevsiz bir masa ve sekiz sandalyesine ayırmış durumdayız.

Masa masif. Kare şeklinde. ortadan ikiye ayrılıp ek parçayla sekiz kişilik olabiliyor.. Tam ortasindan tek ayaklı. Kapalı halinde çevresine 8 sandalye koymaya imkan yok. Sandalyeler de ayrı problemli modeller. Oturma yeri öne doğru genişliyor. Yanyana iki sandalyeyi sıfırlayamıyorsun.  Arka bacaklarını hizalarsan ön bacakları rahat 30 derece açı yapıyor…

Nedense iskemlelerin oturunca diz altına gelen kısmı kalçanın altına gelen kısmından daha geniş. (oysa bizim anatomimiz tam tersini gerektiriyor. iki diz, iki kalcadan daha az enlidir…)

Adı geçen iskemleler masanın altında da olay yaratıyorlar. Birbirlerini itiyorlar, masanın etrafında 2+1+2+1 şeklinde dizilmek zorundalar..geçen hafta iyice sinir oldum, dört tanesini balkona çıkardım. Şimdi her kenarda bir sandalye ve heyüla masa..

Üstelik bir de büfe sorunum var.

Salonun yarısını iptal edip kalan yarısına sıkış tepiş oturmak çok can sıkıcı. Mesela iki masa olsa, yemekli misafir olmadığı zamanlar çalışma masası olarak kullansak…

Mesela sandalyeler üstüste istiflenebilseler ve yerden kazansak…

Mesela sandalyeler masanın altına girip kaybolsalar ….

Mesela masanın altı dolap gibi olsa büfeden kurtulsam…

Mesela büfe daha kısa olsa, masayı üzerine itelesem, gerektiğinde ortaya cekebilsem…. Zigon sehpalar gibi düşünün.. Sadece en üstteki ayrılabiliyor, altı da büfe işte…

Mesela köşe koltuk takımı gibi olsa sandalyelerin bir bölümü , gene büfeden kurtulsam..

(bu olmaz, kimse kıç kıça oturmak istemez yemek masasında)

bu da süperdir..  :)

Şu da hoşmuş: Kolay masa (kaptirdim kendimi biraz) .

biraz masa mı lazım; iki dakkada yap koy ortaya…

Bir çözüm lazımmm. işlevsiz, hantal yemek odası takımından gına geldi..

Yorum bırakın

Filed under ev işi, soruyorum

Assos yolunda mutlaka uğranması gereken yer…. Leb-i Derya restoran

daha evvel iki kere gittim, Assos’ta hala bir numara yok.

Fakaaat::::

Yol üzerinde çok acıktığımızdan hasbelkader durduğumuz ve aşık olup çıktığımız restoranı da 5* vererek anlatmak, en azından tavsiye etmek istedim. Salaş görünümlü amma tam aile yeri, zaten aile işletmesi… tuvalet tertemiz, çocuklarımıza gösterdikleri hürmeti anlatamam. Tatlı dil o kadar olur. İyi insanlar iyi yemekler.. Çok güzel kahve…

Assosa dogru giderken, Assosa 20 km kala filan diye tarif edeyim.. Solda..

Web sitesi : http://www.assoslebiderya.tk/

 

 

 

Birbirinden leziz balıkları Leb-i Derya ayrıcalığı ile deniz manzarası eşliğinde tadabilirsiniz. Plajımızda denize girerken cafe kısmında içeceklerinizi yudumlayabilirsiniz. Sizleri Assos sahil yolu üzerindeki yerimize bekliyoruz.

Firma Sahibi : Cihat BAŞARAN

Adres : Assos Sahil Yolu Sazlı Altı Küçükkuyu / Ayvacık
Telefon : 0286 764 00 68
Gsm : 0546 267 95 59

5 Yorum

Filed under gezen güzel olur, iştahlı işler, severim paylasirim

Dün n’ooldu bil -I-

Kızımla arabada gidiyoruz, manavın astığı pankartı okudu: “anne -kavun karpuz kesmece- açılmış, gelelim mi?”  (acilen dizi filan izletmem lazim bu cocuga, hayattan haberi yok..)

+-+-+-

Uzun zamandir ilk defa otomatik vitesli arac kullaniyorum. Allah’tan geçici bir süre için… Bir elim ve bir ayagim bosa cikti, arabada iki kat fazla sıkılıyorum. :(

(dedigim gun parmagimi kirdim. al işte elin boşa çıkması esas böyle olurmuş dercesine.. ya benim yildizim ne kadar yakin yaaa :( )

Ayrica bir kişi daha “otomatik vites mi? aa ne güzel tam kadinlara uygun” derse agzimi bozacagim. Kadini ne belliyorsaniz artik.. Düz vites araba kullanmak düşündüğünüz kadar erkek işi değil. Taşkafalar yaa..

*-*-*-*-

Bindigim takside on koltukta 1,5 yasinda afacan bir oglan cocugu vardi. Annesi alisverise cikmis, babasinin isyerine birakmis cocugu.. Adam sag kolunu sag koltuga capraz uzanmis halde araba kullandi cocugu kollamak icin. “arkaya bindiremiyoruz teyzesi, hep one oturmak istiyo”

Oooof of.

*-*-*-*-

1 Yorum

Filed under ben yazdım, severim paylasirim