Category Archives: soruyorum

Neden yok? -I-

Merhaba

bu yazının konusunu dün aile meclisinde anlattım. pek bir tepki gelmedi. Bir tek bana mı dert oluyor bilmiyorum ama yazmazsam çatlarım dediğim bir durum var önümde:

Arabanız var mı? Bizim var.

Arabanızda paspas var mi? O da var. Lastik paspas. Halı paspaslar kıvrılıp ayağımın altından kaçıyor. Güvenli bulmuyorum. Güven demişken, vaktiyle bir kitapta okumuştum: Adam birşeyler içti arabada, şişesini de arkaya attı. Şişe yuvarlanıp öne geldi ilk frende ve pedalların arkasına sıkıştı. Adam fren yapamadı ve GÜM..

Bu bana bir etki yapsın… Paranoya listeme bir madde daha girdi mi….Bizim arabada da acaip su içilir. Şahsen ben yarım litre suyu bir dikişte içerim..Kurbağa yutmuş gibi, hatta kızıma teyzesi “çamaşır makinesinden fazla su alıyor” demişti…Sürekli dolu/yarı dolu ve boş şişeler vardır arabada.. Neyse, bu yüzden arabadaki tüm şişeleri olabildiğince emniyete alırım hep. İçinde çöp kovası olan başka araba var mıdır bilmem?

Nerdeeen nereye.. Araba içi güvenliği diyordum. Halı paspas kıvrılıp ya baldırıma kadar tırmanıyor ya öne bükülüp pedalları engelliyor. Lastik (kauçuk)  en iyisi. O da sorun aslında. İyi bir marka olmazsa; tehlike! Kullanılmış plastiği geri dönüştürüp yaptıkları  paspaslardan olabilir.  Kimbilir ne işte kullanıldıktan sonra atılmış pis şeylerin arabamızda olmasını istemiyorum. Zaten bazı paspaslar kokusundan belli bence. O konuda da asla siyah olanlarindan almamak lazim diyorum. Geri dönüştürülmüş plastiklerin (hurda plastik açıkçası) sadece siyah renkte olabildiğini, renklendirilemediğini söylediler. (gerçi bunu da araştırmak lazım.. paspas dosyası kabarıyor)

Gelelim bu yazıya esas sebep olan konuya: Araba için satılan paspaslar 4’lü paketlerde oluyor.

Bizim arabadaki arka koltukların müşterileri daha yere basabilecek kadar uzamadılar. Arka paspaslar sıfır. Kullanılan sürenin (motor zamanı :) ) %95’inde arabada yalnızım. Sağ paspas da sıfır gibi. Soldaki, yani şöför paspası ise deliniyor açıkçası sürtünmeden.. Bana tek paspas lazım arkadaşlar. Ama böyle bir ürün yok..Üreticilerle görüşmeliyim. Bence büyük ihtiyaç. Paspas takımı 60 lira diyelim, tek paspasa 20 lira vermeye hazırım. 1 tane delik paspası atmak, 3 tane sıfır paspası atmamı neden gerektirsin onu anlamıyorum…

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araba, güvenli hayat, gezen güzel olur, soruyorum

Hasta etmeyin beni

Girdap gibi… kisir bir dongu var bazi hastalarda.

** Cok hastayim…
++ E git bir doktora??
** gitmem.gecer. ama cok hastayim.
———————————————
** doktora gittim. cok super doktor. yarim saat muayene etti. bütün hastaliklarimi saydim. bir dolu ilac yazdi
++ ilaclarini kullaniyor musun?
** yok ben ilac kullanmam,hic sevmem ilaci.
———————————————
** tansiyonum yukseldi
++ aliyor musun ilaclarini?
** gecen almistim. iki uc gun onceydi.
++ teyze onlar duzenli icilir. her gun
** ama unutuyorum
++ unutmayacaksin. ic ilacini.
** olur olur. off cok cikti tansiyonum. booyle ensem agriyor
ilac? icmez.. sikayet? bin tane.
bana ne ya, bana ne?

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar, saglik, soruyorum

çiklet/jiklet/ciklet yani sakiz meselem

ben kucukken, (cânim 80’ler) bakkallarin en temel satis urunuydu ciklet. renk renk cesit cesit ciklet bulunurdu.
sakiz cigneyene pek iyi gozle bakilmaz, kotu kadinlara has bir eylem olarak nitelendirilirdi. hele erkek cocuklara “sakalin cikmaz” diye engel olunurdu..ama gene de sakizi severdik.
bir donem kakaolusu bile cikmisti.
sakizlar gum mayasi icerirdi. sekerliydi, aromalari harikaydi. gerci cok acaip yapisirdi, yapismayan sakiz cikinca cok sasmistik. ama guzeldi ya.
simdi toybox haricinde cocuk cikleti kalmadi. delirmemek mumkun degil…
ciklet piyasasi eriskinlere yonelik urunlere agirlik verdi nedense. tamamina yakini tatlandirici iceriyor ki cocuklara verilmemesi icin en onemli sebep.
dandyler vardi. besli draje gibi olanlari, ikili top gibi olanlari jelatine sariliydi..onlari cok ozledim.
tipitip vardi, karikaturlu..karsi tipitos vardi. :)
turbo vardi, araba resimleri cikardi icinden. erkek cocuklar sadece onu alirlardi.
minti vardi, acaip naneliydi. olsa da cignesem..
“ask budur…” cikmisti.
nasil oldu da kalktilar piyasadan bilemiyorum.
uzun ince dikdortgen olanlari vardi. ayri ayri aliminyum ambalajlara sariliydilar. besi bir arada bir pakette olurlardi. nasil bir muzlusu vardi anlatamam..off.
bir de nanelisi vardi, spearmint. yol tutmasina karsi satilirlardi otogarlarda.
arap kizli mambo vardi, ege sakizi..yesil civril…
neden?
baska neler gidecek???
edit 12/03/2010: arap kizli olan mabel imis. ondan buldum gecenlerde aha da resmi
fakaaat acaip naneli cok kotu bir tadi var… :-8
bir daha almam herhalde…

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, ben yazdım, kültür, severim paylasirim, soruyorum

İnceltme işâretime dokunmayın!

Kızım birinci sınıf öğrencisi. Bugun eve bir A4 fotokopi getirdi ödev olarak. okuyacaklarmis.

“İyi kizim,sen oku ben dinleyeyim.”
Fotokopinin ön tarafında “Ş” harfinin bol kullanildigi bir hikaye var. Okuma başladı ve bir de baktim ki: Şakir’i fakir gibi telaffuz ediyor!
“Şaakir diye okuyacaksin..” Aldim fotokopiyi, her Şakir’i Şâkir yaptım verdim. Gayet güzel okudu.
Arka sayfa “Z” harfine ayrilmis, gene bir hikaye ve bu sefer de soz konusu iki kisi: Kazim ve Nazim!
Hadii, bir daha ele aldim, bir ton ^ ekledim, Kazimlari Kâzim, Nazim’lari Nâzim ettim. nasil okunacagini da soyledim. Sorun bitti.
Ben şiddetle şikâyetçiyim bu durumdan. Bu tür metinleri kim hazirliyorsa eli kirilsin!
İlkokul öğrencilerine nokta, virgül, soru işareti gösteriliyor. Madem noktalama işaretleri kullanabiliyorlar, ^ işaretini de kullanmalılar.
İmlaya uygun yazdıklari gibi, noktalama işaretlerine de uymalilar.
*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*
Ey dikkatli Kâri, şimdi sen de soracaksin: kendini bilmez anne, ele veriyorsun talkini, ya bu senin yazilarina ne demeli? İmla senin yanina yanasmamis…
bilgisayari ve interneti icat edip elimize verenler, bizi adam yerine koymadiklarindan Turkce karakter destegi de yok. Yazdiklarimin okunabilir olmasi,imlasindan daha onemli; bu yuzden nice zamandir Turkce karakter kullanmadan yaziyorum.
Ama bundan sonra, kararliyim, ^ isâretini mümkün oldugunca kullanacagim.
 www.tdk.org.tr’deki yazim kılavuzu yardimcimiz olmali.
Aklima Aziz Nesin’in “ah biz eşekler” öyküsü de çağrışım yaptı bu arada…, 
İnceltme işareti kalkmasin. Arkasindan teker teker diger noktalama işaretlerini, ve harflerimizi de kaybederiz de Aii Aii diye iki harfe kaliriz diye korkmak lazim…
Olur da bir gün, Milli Eğitim Bakanı olursam, ilk işim a’ların şapkalarını temin etmek ve dağıtmak olacak…
En güzel dil Türkçe bize, başka dil gece bize.. O kadar…

1 Yorum

Filed under çocuk, kültür, kitaplar, saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Saglam mal ureten kalmadi mi? nedir bu servislerden cektigim??

Gecen hafta oglum DVD kumandasini yere caldi. kumandamiz kumanda etmemeye basladi. servise goturdum.
“malesef bunlarin tamiri mumkun degil”
“ya ne yapacagiz?”
“yenisini verelim”
yenisine 55 liradan indirerek pazarlikla 35 lira verdim. kicikirik (literally) kumanda 35 kagit eder mi be? bu dvd kaca ki? 100 filan. demek ki kumanda playerden pahali.
benim bildigim, sehrin her semtinde elektronikci abiler amcalarin dukkani olurdu. havya mavya karmakarisik tezgah cok kotu kokular icinde calisan insanlar olarak hatirlarim. oyuncaktan teybe herseyi uc bes kurusa tamir eder, yedek parcasini bulur bulusturur sorunu hallederlerdi.
ne oldu onlara? kumandamin tamir edilmesini istiyorum.
*-*-*-*-*-*
biter mi? bitmez
modem de bozuldu. nesi var bilmiyorum. servisi ta bilmemnerde. kargola<-> geri gelsin dunyanin parasi tutacak. yeni modem almak daha ucuza geliyor.
hep anlatirlardi almanyadan donenler. eski tvleri bile copun yanina koyarlarmis avrupada felan. yenisi daha ucuzmus, tamir ettirmezlermis
cus derdik
buyuk konusmusuz.
*-*-*-*-*-*
mouse dun sizlere omur. tiklamayi kesti, gokyuzundeku buyuk bilgisayara gitti. aman-zaman. amani zamani yok. teknik servis 18 dolar arti kadeveye (ki simdi bana sorsaniz ne kadar bir mouse, bilmiyorum derim) yenisini takti. o da laptop mouse’iymis, bir de uzatma kablosu almaliymisim. niye? dogrudan masaustu faresi alacagim.
*-*-*-*-*-*

haftasonu kasar peynirini rendelemek icin el blenderine attim. hem de ufak kesip attim ki majesteleri sabikali zaten, daha evvel de kasar cekerken mortu cekmisti, yine zorlanma neticesinde (neyine zorlaniyorsa, bildigin market kasari,elime alip siksam ufalaniyor zaten) koskoca tefal blender tirrr dedi gitti.
kasari cekemeyen tefali neylemeli? servise goturdum 14 nisan 2008de satin alinmis ve zaten bir kere degistirilmis blenderimi. bakalim servis ne diyecek? degistirecek mi? garanti kapsaminda diye ucretsiz onaracaklar mi?
blenderin Turkcesi yok mudur?
TDK karistirici/parcalayici diyor. Karpar diye ozetleyeyim mi?
kasar bile cekemeyen Tefal Prepline El Blenderinden sikayetciyim, akli olan almasin diyorum.
*-*-*-*-
Blender alirken neye dikkat etmeli peki?
icinde motorun bagli oldugu parca plastik oldugundan, zorlandiginda o plastik disli kendisini yiyor. nasil tarif edebilecegimi bilmiyorum. plastik parcali blender almamaliyiz. evde mis gibi rende varken blender neyimize zaten? Allah muhafaza, havuc filan atsaydim blender yanardi bile…ne ise yarayacak peki bu blender? neyi kiyacak? adamakilli ise yarar blenderi nerden buldum biliyor musunuz? ceyizimden. bin yil once Hurriyet gazetesi kupon karsiligi arzum midi mutfak robotu vermisti. aslanlar gibi calisiyor. tefale bin basar o kadar acik soyleyeyim
El blenderinin o ayagi da plastik kapli olani teflon tencereler icin, metal olanı teflona surtunce kaplamayi bozuyor.
cok sinirliyim

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ev işi, iştahlı işler, saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Muhtar ve muhtarlık muhakkaktır

Dun mahallemizin muhtarina ugradim. Bir adet ikametgah gerekli, o ikametgahi da baska yer vermiyor malumunuz..

Aldım 1 adet A4 cikti. Muhur imza, verdim 3 Lira.

Niyeyse?

Hele ki 2008 son aylarinda bankalar bir icat cikardilar, hesap sahiplerinden ikametgah istediler, mahalle dolusu adam en az birer ikametgah alip 3’er lira bayildi. Ne para… Han filan dikmistir muhtarlar herhalde.

Cok sukur ki artik hemen hersey elektronik ortama tasindi (özetle:”FİŞLENDİK” ama o ayri konu) da  bu muhtarlik eziyetinden kurtulmamiz yakin. Secimlerde onlarca kisinin aday olmasi cok normal. oturdugun yerde para basacagin bu kadar kek baska bir is yok memlekette. Kriz filan teget otesi geciyor muhtara.

Bir de secim isi var ki en sacmasi. KPS sinavina girenlerden pekala muhtar atamasi yapilabilir.

http://www.mevzuat.adalet.gov.tr sitesinden elde ettigim bilgiler soyle:

 

Madde 10 – Mahalle muhtarlığına ve ihtiyar kurulu üyeliğine seçilmek için:   

1 – Türk olmak,

    2 – Seçim başlamadan önce en aşağı bir yıldanberi o mahallede oturmakta bulunmuş olmak,

    3 – (25) yaşını bitirmiş olmak,

    4 – Hırsızlık, kaçakçılık, dolandırıcılık, sahtecilik ve sahte kağıtları bilerek kullanmak, inancı kötüye kullanmak gibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle veya ağır hapis cezasiyle hükümlü veya kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak,

    5 – Türkçe okur yazar olmak, şarttır.

    Madde 11 – Milletvekilleri, İl Umumi Meclisi üyeleri, subaylar, erat, askeri memurlar, yargıçlar, genel, özel ve katma bütçelerle idare edilen daire ve kurumlardan aylık alan memurlar, mahalle muhtar ve ihtiyar kurulu üyeliğine seçilemezler.

muhtarin gorevlerini eklemeye kalksam iki sayfa tutar, isteyen arastirip bulsun.sadece birinci maddeyi aliyorum buraya:

1 – (Nüfus Kanunu) na göre:

    A) Kendilerini nüfus kütüğüne yazdırmamış olanlara ilmühaber vermek.

    B) Nüfus kağıdını kaybedenlere, kendi imzalariyle verecekleri bildirime dayanarak ilmühaber vermek.

    C) Doğum olaylarını nüfus idarelerine bildirmekle ödevli olan baba, veli veya vasilerin dolduracakları olay ilmühaberlerini onamak. (Bu ilmühaberlerde doğan çocuğun adı, soyadı, doğduğu yer, tarih ve günü, baba ve anasının adlariyle soyadları, mahalle, sokak ve ev numarası, şahitlerin adları, soyadları, yaptıkları iş ve oturdukları yer gösterilir.)

    Ç) Ölüm olayları için bulunduğu nüfus dairesine (ölüm gününden başlıyarak en çok on gün içinde) ilmühaber vermek. (Bu ilmühaberde ölenin ve baba ve anasının adlariyle soyadları, ölenin evli olup olmadığı, evli ise kimin koca veya karısı olduğu, yaşı, işi, doğduğu yeri, ölümünün sebebi, günü ve mümkün ise saati yazılır.)

    D) Yerleşmek maksadiyle veya altı aydan fazla devam edecek misafirlik sure tiyle yapılacak yer değiştirmelerinin kütüklere yazılması için ilgililere ilmühaber vermek.

    E) Sanat, sıfat, mezhep ve şekiller gibi hallerin nüfus kütüklerine yazılması için isteyenlere ilmühaber vermek.

Muhtarlarin ayrica maas da aldiklarina dair bir haber aldim ama bilemiyorum asli var mi?

Muhtar olmak cooook sahane bir is. Mazisi temiz, okuryazar bir Turk son bir yilda ayni yerde oturmakta ise, muhtar adayi olabilir, hasbelkader secilebilir bile…

Sacma otesi, ama ne yapayim ki gercek..

Sordum: Muhtarimiz, sabah 8:30 (bazen gecikebiliyormus 10-15 dakika) aksam 17:00 saatleri arasinda masasinin basindaymis. Lukus hayat. Muhtarimizla muhatapsaniz, isiniz dustuyse; mesai saatlerinde kendi isinizi rica minnet asip, yalvara yakara izin alip,kapisina gideceksiniz. Sabah 7’de ac, aksam 10’da kapat muhtar, ne isin var? senin isin secmenlerinin isini halletmek. basimiza amir olma muhtar.

Muhtarimizin bir de ogle yemegi paydosu var. Yani is yeriniz yakinsa ogle paydosunda bir kosu gidip ikametgah ilmuhaberinizi alamiyorsunuz. Muhtar yemege gidiyor. kapiyi kilitliyor. Muhtar zaten yerinde duran biri degilsin, yerinde duran genc arkadastan bir tane daha edin, nobetlese acik tutsunlar makami.

secmenin senden nasil da nefret ediyor muhtar..

on yildir ayni mahallede oturmaktayim, muhtarlikta muhtari uc kere gordum-gormedim. kimbilir ne gibi muhtarsal isleri kovaliyor. Genc bir arkadas bilgisayardan her isi hallediyor, harcimizi aliyor, makbuz filan vermiyor. kimin cebine ne girdigi son derece mechul.

Davulcular gibi, muhtarlarin da ortadan kalkacagi, sadece eski Saban filmlerinde izlenerek gulunecegi gunu iple cekiyorum

(Bu arada: Rahmetli İhsan Yüce ne muhtesem bir köy muhtaridir….)

 

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Mado’dan pasta yenmez

Haftasonu Optimum’a gittim. (ki superdi, onu sonra anlatirim) yemek yedik, tatli olarak kizimla esim dondurma istediler. Hemen madoya gittik. Onlar dondurma alirken ben de buzdolabi-vitrinden kendime pasta sectim. Tiramisu yaziyor uzerinde. Tiramisu kim Mado kim aslinda, ama hadi bakalim dedim. Bildigin 30 cm kadar, baton pasta tipinde bir pastamsiydi kendisi, uzerinde de 30 YTL fiyat var.
Esimle kizimin dondurmasi 7,5 lira tutmus.
Oturdum pasta bekliyorum, gelmedi gitti. Eleman yer siliyor.
Sefi uyardik, sef elemana haber etti. Biraz gulustuler, eleman ne zamandir tezgahta alinmayi bekleyen pastami aldi gule gule masaya getirdi.
Yurt-Kur battaniyesi renginde ve dokusunda kek, biraz kremalandirmislar o kadar tiramisu dedikleri.. Tiramisu gormesek yutturacaklar..
Kek niyetine yedim ben de..
hesap istedik
17,5 lira
NEY???
7,5 dondurma
7,5 kek
gerisi ayakbasti parasi
kuver tabir edilen, masaya catal bicak koyduklari icin kesilen para
sorma-ver parasi
peceteye sarsaydiniz ben ayakustu kemirirdim pastami
evden mi getirseydim catalimi yoksa???
cekmeceyi gosterin ben gider alirim catali, masaya ups’le mi naklediyorsunuz nedir yani????
sacmaligin daniskasi. kuver=2,5 lira. Yok deve
*-*-
onu gectim, kekin uzerindeki fiyat 30 YTL
kilosu ise benim yedigim pastanin 250 gram olmasi lazim 7,5 lira etmesi icin
ki degildi, bir parmak kalinliginda kek alti ustu
margarin paketi 250 gramdir
benim tabagimda o kadar kek yoktu ki…tabakla birlikte tartsan o kadar gelmez inan olsun..
pastanin toplam fiyati olsa, gene olmaz,30 santimlik pasta 30 liraysa, 7,5 liraya 7,5 santim kalinliginda pasta vermeniz lazim.
inanamiyorum,
Mado iyi dondurma yapar, yigidi oldur hakkini ver..
Ailece Madoya verdigimiz dondurma parasini duysaniz akliniz durur; ekstrelerimiz sahit, yaz demeyiz kis demeyiz dondurma aliriz kendilerinden….
Ancak Madodan pasta yenmez onu bilir onu soylerim. Cok kazik kekleri var.

18 Yorum

Filed under iştahlı işler, saçmasapanlıklar, severim paylasirim, soruyorum

Alo Kanka – Emniyet sms servisi – nerede?

Ehliyetimi kaybettim, yenisini cikarmam lazim, google’dan baktim bin turlu bilgi var farkli farkli…
bir de İstanbul Emniyet Mudurlugunun sitesine baktim. orada da bilgi bulamadim. (bu benim kendi beceriksizligim de olabilir gerci, ama kolay bulunur bir bilgi olsaydi bulabilirdim bence)
neyse iem.gov.tr’den Kartal emniyet amirligini bulmaya calistim
Kartal Şehit Selahattin Aslantepe Polis merkezi olarak verilen 353 40 84 yanlis cikti
sansima iste…
Alo Kanka diye bir hizmete ulastim.
sorunuzu/sorununuzu yazip 1550’ye mesaj atiyorsunuz ve cevap geliyor
harika bir sistem
hemen yazdim sorunumu yolladim..
1550’den gelen cevap:
Heycep Logo Melodi servis numarasi degistirilmistir. Talebiniz icin 1551e icerik ismini yazarak mesaj atabilirsiniz. Bu mesaj ucretsizdir.
…..
ne desem bilemiyorum????
en son santrali aradim ve sagolsun gorevli arkadas cok yardimci oldu, en kisa surede yeni ehliyetimi alacagim.
bu arada gerekli duzeltmeler yapilir insallah. sivil vatandas olarak her an her yoldan emniyete ulasmak isterim..

Yorum bırakın

Filed under soruyorum

Aklı Kel’den alırım, benzini Shell’den almam…

Shell’den çok ırkçı, çok cinsiyet ayrımcı promosyon. Benzin alana traş köpüğü ve jilet seti hediyesi.
Ey şel,
Türkiye’de araba sahibi kadınlar var.
Ehliyet sahibi kadınlar var.
Araba sahibi VE/VEYA ehliyet sahibi ve hatta hatta faal olarak araç kullanan bir dolu kadın var.
Bu kadar sıfıra sayılmak, ikinci sınıf muamelesi görmek çok kötü.
Nasıl bir mantık bu? Shell’den benzin alanların tümü mü erkek? kadınlar traş olmaz ki.
Kadınlar da bu seti kocasına/babasına/abisine versinler diyen az beyinli Desiderolar da çıkacaktır. Desinler o Desiderolar.
Peşinen bildireyim ki, bir defa da bir promosyon malzemesini erkekler eve götürüp kadınlara hediye etsinler, kötü mü olur. Al benzini, yanında promosyon makyaj temizleme mendilini de al, makyaj çantasını al, götür hanımına ver akşama. Ne âlâ.
Ayrıca, jiletle traş olmayan,hic tras olmayan, köpük kullanmayan erkekler de var. Promosyon seçenekli olmalıydı. İsteyene de sözgelimi el kremi hediye etmeliydi şel.
Kişisel olarak bu promosyondan ve setin marka tipi ali desidero’nun temsil ettigi erkeg zihniyetinden nefret ettim. Her bir shell istasyonunun önünden geçerken sinirleniyorum. Bir daha da Allah mecbur bırakmasın ama shell’den benzin menzin almam.
———–
Edit: Nisan 2014 Henüz almadım!

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araba, saçmasapanlıklar, soruyorum