Category Archives: severim paylasirim

2010-2011 Eğitim Yılı Okul Tatilleri/İstanbul’a özel resmi tatil takvimi


Evet biliyorum daha 2010 okul tatili baslamadi ama simdiden bilgiyi aldim paylasayim dedim: 

bu seneki resmi tatiller listesini huzurlariniza getiriyorum:

  • Zafer Bayramı : 30/08/2010 Pazartesi
  • Ramazan Bayramı : 09/09/2010 Perşembe
  • 2010-2011 Öğretim Yılının başlaması : 13/09/2010 Pazartesi (1. sinif ogrencileri icin uyum haftasi) 
  • 2010-2011 Öğretim Yılının başlaması : 20/09/2010 Pazartesi (Tüm ilköğretim ogrencileri icin) 
  • İstanbul’un kurtuluşu : 06/10/2010 Çarşamba
  • Cumhuriyet Bayramı : 29/10/2010 Cuma
  • Atatürk’ü anma günü : 10/11/2010 Çarşamba
  • Öğretmenler günü : 24/11/2010 Çarşamba
  • Kurban bayramı : 16/11/2010 Salı
  • Yılbaşı tatili : 01/01/2011 Cumartesi
  • 1. Dönem sonu : 28/01/2011 Cuma
  • Yariyil tatili : 28/01-11/02/2011
  • 2. Yariyil baslangici : 14/02/2011 Pazartesi
  • Çanakkale şehitlerini anma günü : 18/03/2011 Cuma
  • 23 Nisan ulusal egemenlik ve cocuk bayrami : 23/04/2011 Cumartesi
  • 19 Mayis Atatürk’ü anma,gençlik ve spor bayrami : 19/09/2011 Perşembe
  • İstanbul’un fethinin 558. yildonumu : 29/05/2011 Pazar
  • Öğretim yili sonu : 17/06/2011 Cuma

 

1 Yorum

Filed under araştırdım, ben yazdım, OKUL, severim paylasirim

“annemin bir çifliği var iya iya oo. çifliginde iskeleti var iya iya ooo”

Farmville’den bahsedecegim… Taa ilk ciktiginda Facebook’a kaydoldum, iki ay kadar denedim. Ona buna hediye fotografi gondermekte bir mana gormedim, kapattim. Geçen ay Lush aski yuzunden tekrar actim hesabi. Girmisken su herkesin derdi neymis de farmvil oynuyorlar diye basladim, cilek toplamaktan sirtim agridi desem yeridir.

baslik kizima ait.. beni ne zaman farmvil basinda gorse bu sarkiyi soyluyor. iskelet konusu neden bilmiyorum…
gerci farmville sayesinde hayatimizda ilk defa çinçilla gördük, kızım domates nasil yetisir ogrendi vb vb .. cok da zararli degil. hele benim gibi bir “ogreten kadin” basinizdayken herseyden bir ders cikarmak mumkun..  her neyse
Farmville (çiftlikköy)’den Copperville(bakırköy)’e göçmeme de az kaldi zaten.
gogilda bi ton “farmvilde nasil para kazanilir, nasil hile yapilir, nasil bilmemne olur” seklinde yazi bulabilirsiniz. “Farmville’de ne yapmali?”  konularini oralardan ogrenin. ben size “Farmville’de ne yapmamali?” sorusunu cevaplayacagim.
30. levele gelmis bir sarisin olarak, size bugun sarisinlar icin “farmvilde ne yapilmamalidir” konusunu ele alacagim. yaptigim hatalari yazmak istiyorum:
* Kopek aldim. gece saat 23:50’de kopek almayin. her 24 saatte bir kopege yem vermeniz gerekecek 14 gun boyunca. geceyarisi gerzek bir it icin bilgisayar basinda uyuklamak iyi bir fikir degil.
* ayni tür agaclari dipdibe dip dibe dikmeyin. mumkunse renkleri ile ayirt edilen agaclari bir ondan bir bundan sira ile dikin. bir kiraz bir limon, bir elma bir şeftali, bir portakal bir ceviz gibi.. yoksa arkada kalan agaclar secilemiyor o kalabalikta ve mamulleri güme gidiyor.
* oyunun ilk basinda verilen FV’ler kiymetli seyler. her levelde azar azar kazanilabiliyor. bol keseden ota .oka harcamayin o FV paralari. .
* zaten oyunun ilk basinda o hevesle hic bir sey almayin.. komsular gonderiyor zaten. pazara gidip kazik yememek lazim…komsularin gonderdigini de hemen sazan gibi acip yerlestirmeyin, hediye kutusunda beklesin. belli sayida hediye biriktirdiginizde kurdele kazaniyorsunuz, odulu var….
* kurdele kazanmak kolay bir sey, odullu hem. uzerinde dusunmek lazim. ben az paraya bir suru cadir alarak mimar odulumu aldim mesela..
* tek hesapla bu is cok zor. bir baska mail adresi ve bir baska hesapla ayni anda iki farkli tarayicidan girmek denenebilir. burdan buldugunu oradan topluyorsun, iyi olyor.
* adaminiz/kadininiz pitiş pitiş yuruyor, her tikladiginiz yere gidiveriyor.. ilk gunlerde cok sevimli geliyor ama manasiz, ekim dikim yaparken coooook vakit kaybediyor.. ilk ortaya ciktigi noktanin etrafinda bir iki kareyi silin, etrafini saman balyalari ile cevirin. ya adamin etrafina 4 ana yone birer balya ya da actiginiz bos alanin cevresine cerceve seklinde dizerek. adam oradan cikmiyor siz de epeyce vakit tasarrufu yapiyor.
* tarlayi buyuturseniz traktor almamazlik etmeyin. cimrilik edip “ben tiklarim ne var yani” demenin geregi yok. gozunuze yazik…
* once kumes almak lazim. tavuklar surpriz yumurta yumurtluyorlar.. :) bol tavuk daha da bol yumurta. gerci kendi yumurtanizi kendiniz kullanamiyorsunuz, komsularin kumesini yemlerseniz bazen size yumurta cikiyor ama daha once dedigim ek bir hesap acarsaniz, sizin buldugunuz yumurtayi obur hesabinizdan kapabilirsiniz.
* ikinci olarak ahir aldim ben.. memnun kalmadim.. keske ikinciligi agila verseydim. onu da aldim gerci.. kalici bir boga icerdiginden hemen her seferinde dana bulma sansi yuksek. tay bulabilmek icin geciyorken komsuya ugramis ve paylasilmis bir aygir lazim ki o da her gun gecmeyebiliyor. (gene ek hesabin faydalari +++)
* yavru hayvanlari ayak altindan kaldiran agil-kreş de en sona kalabilir bence..
simdilik bu kadar
devam edecek…..

Yorum bırakın

Filed under Farmville, severim paylasirim

Domestos Hijyenik Leke Çıkarıcı Toz

FikriMühim’den gelen Domestos paketindeki gökmavisi kutuda toz hijyenik leke çıkarıcı’yı hemen çamaşır makinesinin üzerine koydum.

Planıma gore “bahar temizliği de yakın, önce şu beyazları aradan çıkarır sonra tüllerde denerim” diyordum. Evdeki hesap çarşıya uymadı gene…
Önce konunun detayına gireyim: Hijyen ile temizlik arasında fark var. Bakteriler de bizim gibi besleniyor ve çoğalıyorlar. Bakteriler gözle görülmediğinden; ne kadar temiz gibi görünse de, iyi yıkanmamış çamaşır ve bulaşıkta yiyecek ve vücut salgılarının artıkları anında bakteri üretmeye başlıyor. Bakteri sayısı katlanarak artıyor ve iki günde milyon tane bakteri yuvalanıyor kullandığımız eşyalarda… Bakterileri farketmenin en kolay yolu da beslendikten sonra saldiklari artiklarinin cikardigi koku. Ayak kokusu, çorap kokusu, kirli çamaşır kokusu hep bakterilerden kaynaklanıyor. Leke çıkmış olsa da çamaşırda kalabilecek en küçük bir artığı affetmiyor bakteriler. Yani bakterisiz=hijyenik bir temizlik şart.
Hijyen herkes icin ama özellikle küçük bebeği olanlar için çok önemli. Mama onluklerini dusunsenize. İki gunde milyonlarca bakteri o besleyici mama artiklarinda nasil da yuvalaniyor…
Nerden nereye atladim…
Oglum gece gece evin icinde koştururken bir kaza geçirdi ve kendisini kanlar içinde acile kaldirdik. Dikiş atıldı, pansuman yapildi ve eve geri döndügümüzde perişan haldeydik. Hemen üstünü başını çıkardım, posete koyup kirli sepetine attım. Hay Huy içinde geçti zaman, ben de -aklımda domestos oldugundan- özellikle yıkamadım. Bir hafta sonra, ayiptir göstermesi, pijamanın görüntüsü şuydu:

Bu kan ve pansuman malzemesi karisimi elbette bakteriler icin en guzel besiyeri yani cogalma ortami olmustu… Domestosun siftahını yapma zamani da gelmişti..
kutu üzerinde yer alan tarife uyarak yarım ölçü domestos hijyenik leke çıkarici ile 40 derecede önyıkamasız yıkandıktan sonra aynı pijamanın hemen makineden çıktıktan sonraki ŞOK hali de budur:

Muhtesem.
Evvel ezel ev içinde temizlikte Domestos ürünlerinin kullanicisiyimdir ama camasirda her zaman Kosla kullanirdim. Markette ve reklamlarda görmüstüm ama markami degistirme geregi duymamıstım… Bu başarılı ürünü herkese tavsiye ediyorum ve bundan sonra ailemin çamaşırlarının, gercekten temiz olduklarini gönül rahatliği ile bilerek her zaman Domestos tozla yikanacagini ilan ediyorum.
FM’e ve Domestos’a tesekkurler.

11 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ev işi, severim paylasirim

Tertip delisi oldugumdan, her zaman derli topluyumdur

Efendim elektrikli cihazlarin kablolari vardir. Mesela sac kurutma makinesi.. Takik oldugumdan, makineyle isi bitince kablosunu makinenin etrafina dolayan insanlara sinir olurum..

Bizim evde bilcümle kablolar (hatta arabada kulakligin kablosu) keleplenmis olarak dururlar. Orta boy sac tokalari ile cozdum bu sorunu. en ufak karmasa yok, dugumlenme, arama tarama, bir cekmece dolusu sarj aletinin arasindan kendininkini ve iki ucunu bulamayip cekip hepsini birden dokme kesinlikle yok.
bakınız:

bu tokalarin irili ufaklilari cesitli kablolarimi tutmakta. Sarj kablolarinin disinda, ozellikle mikserin kablosundaki cok isime yariyor.

Biter mi? bitmezzz.. Bakınız bir başka icat.. Ben icat etmedim ama faydasini goruyorum:

Uzun zamandir kivirmali dis macunu sıkacağımız var iki tane. Her eve lazım bir seydir…Bunlari da evdeki krem tupleri icin aldim. bepatendi, pişik kremiydi lazım oluyor. Gerci kizim huptrik hüpletirken bile kullaniyor. : )

Yorum bırakın

Filed under ev işi, güvenli hayat, icatlar, severim paylasirim

Acil durum her an surpriz yapabiliyor!

Acil durum planiniz olsun. Hem de en kotu felaket senaryolarını düşünerek, paranoyakça hazırlayın planı..
* Evde mutlaka nakit para bulundurun.
* Bir adet ışıldağı koridora monte edin. Pillerini/şarjını her ay kontrol edin.
* Mümkünse, gaz/karbonmonoksit/duman dedektorleri alın. Yangın söndürücü koyun bir kenara.
* Cep telefonunun sarjinin bitmemesine dikkat edin, azalinca mumkun olur olmaz sarj edin. gerekli gereksiz oyun oynayarak,internete girerek sarjinizi bitirmeyin. Depremde ilk elektrikler gidiyor, şarjınız yoksa kendinizi şimdiden öldünüz bilin.
Arabanizda arac sarji bulundurmak iyi bir fikir.
* El fenerleriniz olsun. Pillerini de yakınına koyun. bir saniyede takabilirsiniz ama bitmis pillerle ve olmus bir fenerle karsilasmazsiniz en azindan. Daha iyisi: manyetolu el feneri alın. Beş lira bile değil.
* Cocuklariniza acil durumda arayacaklari telefonu, en azindan sizi arayabilmelerini ogretin. Adreslerini telefonlarini bilsinler.
(Ne olur ne olmaz.. Doğar doğmaz gümüş bir künye takın, (altın olmaz, biri değerli bir şey diye çocuğun canını yakabilir) Ön tarafinda adi, arka tarafinda cep telefonu numaraniz olsun)
* Boyu yetişiyorsa -siz soylediginizde- ocagi kapatmayı, kombiyi kapatmayi, fisi prizden cekmeyi, anahtari kullanarak kapiyi iceriden ve disaridan acabilmeyi ogretin.
* Ev ve araba anahtarlariniz hep ayni yere koyun. Elli tane pantolon cebi yirmi tane cekmece arayacak zamaniniz olmayacak! Kapip cikabilmelisiniz…
* Kıyafetiniz musait olmayabilir, ev hali, ayakkabilikta hep uzunca bir ceket, mont bulunsun, sirtiniza atar cikarsiniz.
En yakin hastaneye nasil gidildigini bilin.
* Buzlukta her daim buzunuz olsun. Her tur dusmede hemen buz uygulayin,sismeyi de kanamayi da durdurur.. Paranız yetiyorsa mavi jellerden alıp buzlukta bulundurun.
* Arada bir tatbikat yapmanın faydasını görürsünüz.
* Zaman zaman bir fakire sadaka vermeyi ihmal etmeyin!
Allah’a emanet olalım..

2 Yorum

Filed under ben yazdım, ev işi, güvenli hayat, severim paylasirim

Tupperware sevenlerdenim/reklam olsun diye degil ha!

İnsan katalogu ilk gordugunde “amaaan plastige bu kadar para verilir mi ayol, aha bir milyoncu bunlarla dolu” diyor.
sonra sonra bir kaptiriyorsunuz, imkani yok vazgecemiyorsunuz.
bir defa en saglikli saklama kabi..
ikincisi on yil garantili. NET! daha ne?
ucuncusu son derece kullanisli akillica tasarlanmis seyler hepsi..
dorduncusu : garip garip isimleri var bazilari cok komigime gidiyor, unutamiyorum..
ben ilk ne almistim? :Evde en eski urun bir eko tiptop surahi var mavis. kocaman bir sey ama uc yasindaki oglum bile kaldirip bardagina sudokebiliyor. kapagi lingir lingir oynayan, esek olusu gibi agir cam surahlerden ne bezmistim ama… yazin dolaba koyuyoruz. kapagi kapali, dolap kokusu sinmiyor. cok memnunum.
en sevdigim urun? : soysoy. domatesi havucu saniyede ve profesyonel bir sekilde soyabiliyor. vallahi sahane.
malum, yazmistim, kizima bir matara aldim kitty’li. icime sine sine temizliyorum, okula suyunu gonderiyorum. bir de sandvic cuzdanini aldim kittyli ama cok buyuk. hele seneye kullanirim.
Almaya doyamadigim urun?: şeker kaplar, şekerler serisi. icinde ne oldugu gorunen opak alt, simsiki kapanan kapak. mutfakta en lazim olan sey!
almayani dovsunler: zeytinyaglik, acikgoz, eski model tuzlukları…
beni Tupperle tanistiran olmasa da, alistiran; en sadik musterisi olmaktan mutluluk duydugum; yillardir sehirlerarasi alisveris yaptigim, cok nazimi ceken Sevgili Arkadasim,Belgin‘i de burada hurmetle anmam lazim, tam yeri. Sagol bacim.
ek not: uzun zamandır buzluga %75 oranında içme suyu doldurduğum 400 ml’lik Antartika’ları koyuyorum. Çıktığında “dolap kokusu sinmemiş” tertemiz buzumu yarım dolu Tiptop surahiye atıyorum, kısa zamanda tam içmeyi sevdiğim gibi “serin” suyuma kavuşuyorum. her eve lazım :)

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, ev işi, güvenli hayat, icatlar, iştahlı işler, saglik, severim paylasirim

mc’e aferin: cocuk menusune havuc!

mcdonaldsta yemek yiyoruz zaman zaman… Hele su madagascar penguenlerinin oyuncaklarını verdikleri yakın zamanda epey ziyaret ettik.
En son olarak çocuk menüsü seçeneklerine patates kızartması yerine soyulmuş parmak havuçlar koymuşlar. Ben büyük menüsüne de istiyorum açıkçası. Nefis birşey. Ayrıca sağlıklı. Aferin mc, dostum!


The New Busy is not the old busy. Search, chat and e-mail from your inbox. Get started.

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, çocuk, saglik, severim paylasirim

Az kaldi 40 oluyorum, bu da boyle bir not olarak bulunsun

Bu arada, Nestle’ye Bisküvili Çikolata çıkardıkları ve esime de bana aldigi icin tesekkur ederim.
Hemen yanindan, Krusty Krabs(*) ya da benzeri bir dogunat (kizimin dough-nut okuyusu.. niyeyse do-nat diyemiyor) firmasina eve yakin bir yere bayi actiklari icin tesekkur etmem lazim. Sayelerinde rahat bir bes sene erken olecegim ama mutlu olecegim :)))
Yesil benekli kupalardan bir tane almak istiyorum ama durduk yere adamlarin reklamini yap bir de uste para ver fikri beni caydiriyor… balon veriyorlarsa kupa da vermeliler boylesi adanmis bir dogunat sever aileye..
bir kupa eksik olsun artik..hem ev kupa doldu…
gorumcem hazretlerinin buyurdugu gibi:
evet, çok kupamız var ama hep biz birinci oluyoruz ne yapalim…..
:)
(*) Krispy Kreme.. Hemen yanimdaki cop kutumda bos 6’li pakete bakmak aklima geldi.. Amma isim bulmuslar ya?!?
Dukan diyeti sayesinde tanıştığım Namet Hindi Pastırma. Nefis ki ne nefis…
Uno yeni çıkardı: Çikoluno.. kurabiye canavari gibi iki elimde birer tane “ham” yapıyorum. cok guzell

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, iştahlı işler, severim paylasirim

Aksama ne pisirecegim ?

Maggi yeni bir toz karisim cikarmis: otlu ve acili olarak iki cesit.

firin torbasi da pakete dahil.
butlari ya da iri kesilmis gogus parcalarini kasede tozla biraz ovalayip posete dolduruyorum, agzina dugum, buhari ciksin diye de ustte kalan kosesini kesip, ya da kürdanla üzerinden 4 delik açıp 200 derecede 1 saate yakın pisiriyorum.
misss.
kendi suyunu saliyor, yanina bir de misirli pilav..
:)
hangi markanin hatirlamiyorum, otlu-yogurtlu olanı da şahane…

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, iştahlı işler, severim paylasirim

Dudak koruyucu tavsiyem

Dudaklarim cok catlar. Yaz kis.. bir de yolar kanatirim.
Bir cok markanin ruju cok asiri kurutur dudaklarimi. Ne zamandir şöyle düzgün bir ruj almışlığım yok. Al- At..
O kadar. Özellikle kalıcı ya da parlak gösteren rujlar mahfediyor…
En kotusunden bir sorun bu. en iyi cozumu de Blistex’te buldum.
Catlamasin diye çantamda gezdirdiğim bilyali olani. Lip Splash.
Motor yagi midir artik bilmem acaip nemlendiriyor.%100 memnunum.
—————-
Catlamissa, ki berbat bir şey.. Tedavi icin tupte olan Lip Relief kullaniyorum.
O da makyaj masamin üzerinde. Geceden sür, sabaha yepyeni oluyor dudaklar.. naneli de bişey. seviyorum kendisini..
Bilgisayarin onunde de Classic Lip Protector var. El altında bulundurmam şart bu malzemeyi :(
tavsiye ederim.
İkinci en iyim, LUSH Lip Balmları..
Ölü deriyi temizleyen ve kan dolasimini arttirarak dudakları tazeleyen Bubble Gum Lip Scrub ve ennn çatlak halinde bile dudaklarımı adam ediveren tatlı mı tatlı Honey Trap
Honey Trap
Son olarak da, The Body Shop’tan Kenevirli Dudak Koruyucu aldim, çantamda şu anda.. Mükemmel bir şey..

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, LUSH, saglik, severim paylasirim