Category Archives: saçmasapanlıklar

Bizim isler hep boyle degil mi?

Odullendirme az cezalandirma cok… Koku boyle olan egitim sistemiyle kimse egitilmez..

Yakin zamanda mecburi hale getirilen cocuk oto koltuklari “bravo” dedigim bir uygulama.
* insanlar yasak savmak icin mumkun olan en dokuntu en elden dusme araba koltugunu aliyorlar. cocugun kilosuna uygun mu? saglam mi? ise yarar mi? diye dusunen yok. aynen ilkyardim cantasi gibi. -var mi? var! ohhh, polisi atlatiriz cezadan yirtariz abicim
* polis de ayri cins. gecen aksam TEM’den viaport’a  donuste cevirme var.
-dur!
durduk. gunes batmamis ama alacakaranlik sayilir, memur bey el feneriyle arka koltuga soyle uzaktan bakti.
surat bes karis ama.. cocuklar da urktu esim de anlamadi o da arkasina donup bakti arabada yabanci biri mi var acaba? diye…
-gec gec isareti yapildi yola devam ettik.
cocuklar, hamdolsun, dogmadan once alinir bizde otokoltugu. koltuksuz, emniyet kemeri baglanmadan surdan suraya kimildamiyor bizim arabamiz.. mazallah…
polis abi guler yuzle cocuklara el sallasa, ne bileyim birer cikolata/seker ikram etse kotu mu olurdu?
neticede bizi koltuksuz yakaladiginda ceza kesmeyecek miydi? niye oto koltugu kullanana da minik -veya buyuk?!?- bir ödül verilmesin??
amaaaan

2 Yorum

Filed under araba, çocuk, saçmasapanlıklar

155 osman hizmetinizde…narkotik masasındaydım o gün… Masa kalabalıkta hesabı da ben ödedim.

haftasonu bir kafede oturduk beş kişi. Bir baktık dört tarafimizdaki masalarda nargile fokurduyor. Ortaokul çağında veletler iş olsun diye nargileye başlamışlar. Sinir olduk.
Ben itiraf edeyim: polisi aradim. Nargile de tutun oldugundan kullanmak icin 18 yaşında olmak lazım. Yaşı küçük olup da kullananı dövmek, satanı para cezasina carptırmak lazim. Hatta kimliklerini toplamak, ‘velin gelsin karakoldan alsin’ deyip utandirmak lazim. Bilemiyorum….
Gruptakiler ‘polis aldırmaz boyle ufak islere’ deseler de ben moralimi bozmadim. Ve gercekten de bir ekip geldi. İsletmeciyle konustular. Garsonlar sakalı cıkmamıs cocukların onunden kaldırdı tombekileri.
İyi ettim.

1 Yorum

Filed under çevre, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Türkan Saylan Kültür Merkezi Tiyatro Salonu :(

Dun gece Maltepe Belediyesinin yeni binasindaki tiyatro salonunda bir oyun izlemeye gittim. Oyun guzeldi ama konum baska: tiyatro salonu…

yer sura:
Muthis gosterisli bir yer lakin yeterli yonlendirme olmadigindan otopark icin acaip cebellestik.
Minibus yolundan gel, Cevizli’den sola, Gulsuyu sapagina don. Sahsuvaroglundan karsiya gec, E-5’i gecince saga donme, İstanbul yonune E-5’e inersin, ilerle, Esenkent yaziyor ilerde sagda. Don dumduz git. (otopark cabuk doluyor, sen gene binanin yanindan yanyola in, Kartal yonu tarafinda bos arazi var, oraya park edebilirsin)
Neyse, girdik binaya… super. mermeri, graniti, traverteni esirgememisler. Yallah yallah -2 ye indik. Kardelen salonu oradaymis. besyuz kisi lambir lumbur DÖNER merdivenden inmekte…
alan dairesel olabilir ama merdivenleri dairesel yapma fikri hangi laz muteahidin bilemiyorum. adam gibi sahanlikli merdiven yapmak yerine minareye tirmandirmayi tercih etmis abimiz…
Gelenler arasinda yaslisi var hastasi var, hamilesi var, sakati var, icabinda cocuk tiyatrosunu izlemeye gelen cocuklar var, merdiven basamaklari ucgensi olunca dar kenardan ayak surcmesi ve tutunacak yer bulamayip iki kat asagi dusmesi var isin ucunda..İki adet asansor de var amma 5’er kisilik mubarekler. on saat sira mi beklenir?? Hadi bir seyirci seker komasina girdi, kalp krizi gecirdi, hatta oldu…o basamaklardan yukari imkani yok cikaramazlar…
Geldik salona. Orasi daha da acaip:
Koltuklarin arasi ucuz ucaklarinki gibi daracik. Antrakta eve telefon etmek icin disari cikmak zorunda kaldim. 4 kisi yamuldular ben gecebileyim diye..
Koridorlarda guvenlik isigi yok…Binada genel olarak bir yonlendirme eksikligi var zaten.
En ondeki iki protokol sirasini butun yapmislar, koridordan asagi inmek mumkun degil yani. Acil bir durum olsa, yangin ciksa, insanlarin egilimi ileri dogru kosmaktir. Deprem olsa orayi tahliye etmek diye bir sey soz konusu olamaz…
Adam gibi bir fuaye yok.Aslinda hic fuaye yok. Koseye damacana aparati koymuslar, 10 tane de laylon bardak. Bir suru suslu puslu yasini basini almis adam ve kadin sira bekliyor birer yudum su icmek icin. Yap oraya bir banket, koy bir dolap… Suyu bir liradan sat yeminle tiyatrodan daha cok kazanirsin. Daha Cay Kahve ikramina hic girmeyeyim. Ver ozel tesebbuse isletsin gul gibi. (aa iyi fikir, ne duruyorum ben???)
Tuvaleti gormedim bilemiyorum nasildir…
Daha fazla yazip kendimi daha da bunaltmayayim. Abdurrahman Celebi bir tiyatro salonu iste. Bunun bir standardi vardir bir yerlerde. Alir aynen uygularsin olur biter.

1 Yorum

Filed under kültür, saçmasapanlıklar

Hasta etmeyin beni

Girdap gibi… kisir bir dongu var bazi hastalarda.

** Cok hastayim…
++ E git bir doktora??
** gitmem.gecer. ama cok hastayim.
———————————————
** doktora gittim. cok super doktor. yarim saat muayene etti. bütün hastaliklarimi saydim. bir dolu ilac yazdi
++ ilaclarini kullaniyor musun?
** yok ben ilac kullanmam,hic sevmem ilaci.
———————————————
** tansiyonum yukseldi
++ aliyor musun ilaclarini?
** gecen almistim. iki uc gun onceydi.
++ teyze onlar duzenli icilir. her gun
** ama unutuyorum
++ unutmayacaksin. ic ilacini.
** olur olur. off cok cikti tansiyonum. booyle ensem agriyor
ilac? icmez.. sikayet? bin tane.
bana ne ya, bana ne?

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar, saglik, soruyorum

Ne okudum?

Sherlock Holmes.. Yanilmiyorsam plato yayincilik. Ucuza kacilmis bir tercüme. Tavsiye etmem… Paris plasteri yazan çevirmende de,”Kalin-mavi duman” ‘a izin veren editorde de hata çok. Ben orada biraktim zaten sonrasini okuyup niye bozayim sinirimi?? İnsani okumaktan, kitaptan soğutuyor bu tür bayağı hatalar. Sherlock okuru da sherlock kafasindadir bulur hatani yuzune vurur.
Okuyacak sey bulamiyorum..

Yorum bırakın

Filed under kitaplar, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Satılık Ev İlanları Hakkında…

Asagi yukari bir yildir ev ariyorum. Tabii ki internetten ariyorum. Hatta hatta mumkunse sahibinden ariyorum…Emlakcilardan ve asla haketmedikleri derece yuksek komisyonlarindan nefret ediyorum.. Komisyon alçak da olsa gene nefret ederim. Ne uyuz iş.
…………………………
Belli bir bolgede aradigimdan artik sokak sokak biliyorum buralari.

Fiyatlar hemen hemen ayni. İlanlar da hemen hemen ayni…Enteresan.
ben ortaokuldayken guzel yazma dersi vardi. mektum-telgraf-dilekce-zarfin uzeri nasil yazilir onu ogrenirdik. 20 yil sonra gun gelecek bunlarin hepsi tarih olacak deseler gulerdik.
zarf mi kaldi ya?
artik msn’de nasil yazilir, e-posta yazarken nelere dikkat edilmeli gibi seylerin yani sira nasil “satilik-kiralik” ilani verilir konusu da bu dersin elzem konusu olmalidir bence..
*-*-
enteresan bir konu daha var. evin temel hikayesi…Temel’in ev hikayesine dondu artik ezbere anlatabilirim…
hangi evi gormeye gitsem emlakci da olsa,  ev sahibi de olsa hemen ayni konuya giriyor:
– bu ev depreme dayanikli….
– ne biliyorsun? etud mu ettirdin??
– etude ne gerek var? rahmetli dedem/amcam/kaynim gormus temelleri atilirken, sirf kayaymis.  iki ay kazmislar da anca temeli atabilmisler. hatta universiteden (hangi universiteyse?) hocalar gelip bakmis temele.. (gozleri ile bakmislar ha, baska sey degil…)
– eeee?
– hatta civardan esnaf da gelmis “hayirdir siz burada hazine mi buldunuz amma cok kazdiniz” demisler. ha ha ha…
– yaa supermis…
*-*-*
fotograflardan goruyorsunuz, ev dokulse bile, butun ilanlar ayni:
guney cephe-aydinlik ferah-sifirlanmis-yalitimli, isinma sorunu yok…
hadi oradan demek istiyorum diyemiyorum.
-sosyal tesislere yakin- var bir de, ne sosyal tesisi? yuzme havuzu ve amfi-tiyatro var sanirsin..okulla saglik ocagi imis. Üstelik ikisine de yakin degil… ben bilmiyor muyum??
ve en hoşu: -merkezde-
neyin merkezinde????
bu merkez amma genis bir alanmis? olmaz bu kadari yani..
merkezde.
oooldu.
“konum olarak şahane bir konumda” yazani gordum. neresiyse artik. Emlakçılar, müşteri gider de sahibini bulur, anlaşır ve işi bitirirler diye adres vermiyor ilanlarda. El yordamiyla artık..
Konum olarak muhteşem ama yerini söyleyemem. Ama muhteşem. Yeminle bak…
Tövbe Tövbeee
****************
yeni bir moda da balıkgözü lens kullanarak fotoğraf çekmek. O nohut odaların her biri yayla oluveriyor. Köşeler giderek daralıyor, yer karolarında filan perspektif iğrençleşiyor ama koskocaman görünüyor. Biz de kekiz ya, inanıyoruz o resimlere. Hele bir mutfak resmi gördüm,  zaten uzun ince koridor gibi bir şey, bir de balıkgözüyle ü hüüü… uzak duvardaki çekmeceler tırnak kadar kalmış.
****************
Beteri: emlakçı ordan burdan beğendiği yazıları, fikirleri, tanıtımları almış bir güzel yoğurmuş, kendisine bir metin yazmış. İmlasi filan şart değil. Kalabalık bir ton yazı. “Özet geç abi(!)” diyesi geliyor insanın.
Çok iyiyiz, uzmanız, portföyümüz var, hatta expertiz yaparıs, kredi buluruz, kaliteyiz, emlak bizim işimiz, acaip durustuz, kesinlikle süperiz, misyonumuz var, artık moda ya şu da vizyonumuz vb vb. Altına telefonlar, e-posta adresleri bir ton kıvır zıvır daha…
Sonra bu metni alıyor, yazı puntosunu, rengini filan güzelce oynayarak zevkine uygun hale getiriyor.
Sonra yallah her bir ilanın dibine bunu yapıştırıyor. Bazen ilan üç kelime “kelepir 3+1 daire” Kalanı kendi reklamının hamaliyesi. BANA NE ?? Daireyi anlat, banyo nasıl, mutfak ne model… Ooof..
///////////////////////
ha, doğrusu nasıldır?  uzatmadan, yalana sapmadan ve aşırı duygusallaşmadan (komşularini öven ilan var yahu…) müşterinin gerçekten bilmek isteyeceklerini anlatman lazim…
bence şöyledir:
Sahibinden krediye uygun 210 m2 4+1 daire. X. mahallesi W sokakta, 4 katlı apartmanın 2. katı. İnşaat başlama tarihi 2010 bitiş 2011.
Güney cephe, çiftcam, çift wc
Her daireye iki araçlık kapalı garaj-Çift asansör-bahçeli- civarda market,kasap firin ve anaokulu var.
hayalim bu sanirim…

3 Yorum

Filed under saçmasapanlıklar

Musteriye hizmet etmeyen musteri hizmetlerine ölüüüm

Cesitli firmalar usulen web sitesi kuruyorlar, bir de kucak dolusu para dokuyorlardir Allah bilir.

animasyonlar,muzikler gayetle janjanli.
sonra da oooyle birakiyorlar.. kafalari basmiyor sanirim.
mesela musteri hizmetleri/bize ulasin/iletisim vb gibi bir linkleri var.
aciyorsunuz formu ozene bezene yaziyorsunuz sorunuzu/ sorununuzu.
“gonder”e basiyorsunuz.
cicili bicili kibar ve fix bir yazi : “ilginize tesekkur ederiz en kisa surede cevaplanacaktir”
bekle ki cevaplasinlar…
: (((((((
mesela en son yazdiklarimdan biri Singer..
hiç oralı olmadılar..
En güzeli Facebook sitelerine girip sormak. Firmalar sanal sosyal alemi biraz daha ciddiye alıyor sanki…..

Yorum bırakın

Filed under ben yazdım, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

e-kitap kurdu olmak icin e-reader ne eder?

e-kitaplar var artik.

bildigimiz kitabin tadini, kokusunu hatta agirligini veremeyecek, e-okuyucu denen entipuften araclara yuklenen elektronik kitaplar.
cok burun kivirdigim bir sey. adamakilli bir kutuphanenin guzelligini yasayan bilir.
neyse, cesitli e-kitap okuyuculari uretiliyor, yarin bir gun birilerinin elinde gorurseniz sasmayin. sony-amazon-benq bu ise girismisler, baska firmalar da var.
Allah biliyor ya, Arcelik Beko filan da yapar birer tane, san seref icin koyar bir koseye…
e-reader’lerde fiyatlar 500-1000 TL arasi ki fahis otesi fahis bir rakam.
dahasi henuz Turkce karakterleri desteklemedigini ogrendim. Desteklese ne olacak? kac tane kitap okuru var ki..
google’in yalancisiyim: 2009’da en cok satan yerli kitap listesinde birinci sirada ASK adli kitap var ve yaklasik 400,000 satmis.
20. sirada Hamdi Koc var, inanin adini ilk duyuyorum.. belki kitaplarinin adini duymusumdur.
16,000 satmis.
40. olsa listede herhalde 25 adet filan satmis diyecegiz…
baska da bir sey yok. e-kitap okuru kac adet olacak ? cok merak ediyorum. ama e-reader ureticileri merak etmiyorlar belli ki ellerinde daha saglam istatistik var.
Turkce destegine gerek gosterecek bir rakam degil herhalde…;)
*-*-*-
bir yıl sonra edit: Kindle aldım : )

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ben yazdım, kitaplar, saçmasapanlıklar, severim paylasirim

kaza sizsiniz Turkiye

demin fox’ta dinledim. Avcilar’da bir baska gemiye carpan denizotobusunde kirilan camlar nedeniyle  iki yarali varmis. Bir yasli kadin da kalp spazmi gecirmis korkudan. Genelde ucuz atlatilmis, hepsine gecmis olsun…
Kazazede yolcularla roportajlar yapiliyor. Sikayetleri su : deniz otobusunde ne bir doktor ne bir saglik memuru yokmus. Bu ne rezaletmis.
Bu herseyi devletten bekleme basiretsizliginden bunaliyorum.
Orada bulunanlarin yarisinin ehliyeti vardir herhalde… Kac saat ilkyardim egitimi aldilar, sinavina girdiler…
Eee?  O ilkyardimi bir kaza olursa birilerinin hayatini kurtarin olaya mudahale edin diye anlattilar. Aha kaza… Buyrunn, gun bu gun.
Yok. Yetkili biri illa heryere doktor, tesisatci,gerekirse tuhafiyeci diksin.
Basimiza birsey gelmez insallah. Kimse birsey bilmiyor, oluruz pisi pisine…

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar, saglik, şikayetlerim

vestel reklami: hos ve bos

vestelden beyaz esya alana vestron baskili nevresim  takimi hediye ediliyor.
Da bunu nasil bulmus kim bulduysa…
* Vestron nedir?
* beyaz esya satin alanlar 6-10 yas arasi bir erkek cocuk sahibi olmak zorunda midir?
* reklamcilik bu kadar kolaysa kendimi hacamis miyimdir?

İlla bir sey vereceksen buzdolabi alana saklama kabi ver. Camasir makinesine mandal ver. Firin icin kek kalibi, ne bileyim tencere ver gitsiN. Alan adam da kullanir bari. Nevresim ne be?

Acele acele yataga gitmek isteyen cocuk fantastik bir sey zaten. Cocuk dedigin ‘yatmiycaam’ diye aglar tutturur.
Bir de fantastik kucuk beyimiz carsaftaki desenle hos bes ediyorsa o evde 6. His filmi cevrilir diyorum…

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, reklamlar, saçmasapanlıklar