Category Archives: alışveriş işleri

En kral reklam

Bosch  reklamidir bence bu aralar
baba ogul, evin kadinina pisirip tasirirlarkene, aradaki o tatli rekabet, babanin av alanini ogula ogretmesi. yandan yandan gozlemesi…
hele muslugu kapamasi.
hi ho ha!!
bir suredir bosch reklamlari accaip ucuza kaciyordu. ayni reklami radyoda da kullanabilmek icin midir nedir, urun fotografi uzerine iki kisinin sesi duyuluyordu, ki TV reklamciligi icin ayip sayilir.
-ziirr
-alo?
-anne bosch buzdolabi indirimdeymis
-iyi kizim kos ucer tane alalim
seklinde reklamlardi.
bu cooook super olmus.
im im imrendik…

4 Yorum

Filed under alışveriş işleri, severim paylasirim

Beslenme cantası hazırlasam, içine ne koysam konulu notlarim

* bugun kizima canta-beslenme (ne beslenecekse? ?) ve suluk (matara derdik biz yaa) alisverisi yapmaya gittim
büttün cantalar plastik
gecen sene halasinin hediye ettigi ve hic kullanmadigi winx cantasi var kumas, onu kullanacak bu sene.
beslenme cantalari da keza, leşşş gibi plastik kokuyor yaa, inanilmaz bir koku. biraz da kolay temizlenen, bakteri yuvasi olmayan bir sey istiyorum ben. ftalat olmasa baska sey vardir. paraya kiyip gene kumas kapli da ici ayrica izolasyonlu (dondurulmus urun cantalari gibi bir kat var icinde, gormussunuzdur mutlaka) olanini aldim.

* mataralar da les gibi plastik kokuyor,o konuda da da kolay temizlenen, bakteri yuvasi olmayan bir sey istiyorum. ftalat mtalat laflari da cikti iyice huylandim.

Tupperware kitty matara aldim ben. iri biraz ama tavsiye ederim. hem 10 yil garantili hem adamakilli temiz guvenilir bir sey. Cocugun sağlığı başka şeye benzemez… 

* mutlaka hem selpak hem de islak mendil koymali

* islak mendiller kanserojen oldugu soylenen maddeyi (paraben) icermemeli. Sabunlu bez mi koysam?
* kraker nevi seyleri bile saklama kabiyla koymali. Paket yarim kalinca canta kırıntı icinde kaliyor.

* danino ve kasik koyabilirim mesela.

* genellikle klasik beslenme menumuz su sekilde: %100 bir meyvesuyu ya da süt+iki dilim dogranmis elma ve yaninda kokteyl catali (sirf onu kullanmak icin elmasini yiyor benim kizim)+ kraker (krispi ya da gran pavesi artik hangisi varsa..)

* kek pogaca filan yapip koysam en guzeli olur esasen..

*yalniz, beslenme cantasi deyince Fuat amcayi hurmetle anmayi ihmal etmemem lazim. her sabah cocuklara yumurta haslar, ama beslenme cantasina degil de montunun cebine koyarmis. okul genelde kis mevsiminde acik malumunuz. bizim arkadaslar sicak yumurta ellerini isita isita okula giderlermis. fikir diye buna derim.



edit:

* aradan bir ay gecti. bu bir ayda, bu istahsiz ogrencimin cantasina beslenme namina her koyulanin, ogle yemeginden calinmis bir lokma oldugunu kesfettim. evde saglam kahvalti edip cikiyor zaten. sut-yumurta-bir dilim buyumek-biraz kasar peyniri her gun mutlaka.. bu durumda iki saat sonra ancak atistirmalik bir seyler olmasi yeterli. uzun teneffuste (beslenme saatinde) beslendiginde, ogle yemegini yarim yamalak yiyip birakiyor…

* kek yaptim, kakaolu kek yaptim,bir de muffin gibi Aylin’in tarifi peynirli kekimden yaptim. ucu de okula gitti gitti geldi. yemedigi seyi yanina vermekte mana yok. kendimi kime ispatlayacaksam? “hem calisan anneyim hem de kek borek yapip yavrularimi sevindiriyorum” mu??…

* elma dilimlerini kaldirdim. yemiyor eve geri geliyor. eve geldiginde ikindi kahvaltisi olarak meyve dilimleri ya da meyve puresi ve yogurt yiyor. vitamini oradan almakta yani. bosuna yuk etmesin..

durum bundan ibaret.

edit 09/03/2010

** bugunlerde beslenme cantasina: yikanmis ama soyulmadan dilimlenmis (vitamini kabugunda..lif iyidir) bir elma, kokteyl catali, 4-5 yarim ceviz ici ve su koyuyorum. beslenme saatinde agzi oyalansin yeter. yemek yemiyor yoksa..

** bugunden itibaren etudden onceki teneffuste yemesi icin bir dilim de hazir keklerden (kan sekeri dusuyormus, basi agriyormus) koydum. umarim sabahtan yiyip bitirmez ya da bir arkadasina vermez.

edit 28/04/2010

++ super bir icat buldum. 2 TL atinca oyuncak veren cihazlardan bir iki tanesine para kaptirmisligim var. onun yumurta seklinde ve kilitli kapakli saklama kaplarini saklamistim. icine cok guzel findik-ceviz-badem konuluyor. :)


edit: Nisan 2012…

Şu günlerde ücüncü sınıfı bitirmekte olan kızımın beslenme çantasına genellikle:

Yüzde yüz meyve suyu ya da sek mini günlük süt

+tupperware matarada taze su

+kraker ya da grissini (zaman zaman biscolata moods)

+ bir lira para (dondurma aliyor yemekten sonra)

+ yara bandı (düşe kalka büyüyor bunlar)

+ yarım tüp bepanthene krem (sınıf ilkyardım dolabina yolladigim buharlaşıyor sanırım, artık kızım yaralanmalarda kendi başının çaresine bakmakta)

+ hem okul çantasına hem de beslenme çantasına : eski, tarihi geçmiş kredi kartları… çantayı kaybederse bir şekilde bize geri gelir diye umuyorum… aslında pvc kaplı kimlikçikler hazırlamak lazım, isim telefon içeren….

Edit Aralık 2012… Dördüncü sınıfın akıllı kızına, çok akıllı büyükdedesinin tavsiyesi ile fındık-üzüm konuyor artık. Geçen gün aklıma geldi, rahmetli dedem Kuleli’yi dereceyle bitirmiş bir kişi olarak, sürekli cebinde fındık-üzüm ya da leblebi-üzüm olduğunu, atıştırmak için iyi olduğunu hem zihin açıcı hem de insanı sıcak tutan bir şey olduğunu anlatmıştı. Beslenme menüsüne eklendi..

Konuyla ilgili diğer yazılar….

Okul Hazırlıkları-ii-, çanta seçimi

Okul Hazırlıkları -iii-

4 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, ilkogretim, severim paylasirim

Saglam mal ureten kalmadi mi? nedir bu servislerden cektigim??

Gecen hafta oglum DVD kumandasini yere caldi. kumandamiz kumanda etmemeye basladi. servise goturdum.
“malesef bunlarin tamiri mumkun degil”
“ya ne yapacagiz?”
“yenisini verelim”
yenisine 55 liradan indirerek pazarlikla 35 lira verdim. kicikirik (literally) kumanda 35 kagit eder mi be? bu dvd kaca ki? 100 filan. demek ki kumanda playerden pahali.
benim bildigim, sehrin her semtinde elektronikci abiler amcalarin dukkani olurdu. havya mavya karmakarisik tezgah cok kotu kokular icinde calisan insanlar olarak hatirlarim. oyuncaktan teybe herseyi uc bes kurusa tamir eder, yedek parcasini bulur bulusturur sorunu hallederlerdi.
ne oldu onlara? kumandamin tamir edilmesini istiyorum.
*-*-*-*-*-*
biter mi? bitmez
modem de bozuldu. nesi var bilmiyorum. servisi ta bilmemnerde. kargola<-> geri gelsin dunyanin parasi tutacak. yeni modem almak daha ucuza geliyor.
hep anlatirlardi almanyadan donenler. eski tvleri bile copun yanina koyarlarmis avrupada felan. yenisi daha ucuzmus, tamir ettirmezlermis
cus derdik
buyuk konusmusuz.
*-*-*-*-*-*
mouse dun sizlere omur. tiklamayi kesti, gokyuzundeku buyuk bilgisayara gitti. aman-zaman. amani zamani yok. teknik servis 18 dolar arti kadeveye (ki simdi bana sorsaniz ne kadar bir mouse, bilmiyorum derim) yenisini takti. o da laptop mouse’iymis, bir de uzatma kablosu almaliymisim. niye? dogrudan masaustu faresi alacagim.
*-*-*-*-*-*

haftasonu kasar peynirini rendelemek icin el blenderine attim. hem de ufak kesip attim ki majesteleri sabikali zaten, daha evvel de kasar cekerken mortu cekmisti, yine zorlanma neticesinde (neyine zorlaniyorsa, bildigin market kasari,elime alip siksam ufalaniyor zaten) koskoca tefal blender tirrr dedi gitti.
kasari cekemeyen tefali neylemeli? servise goturdum 14 nisan 2008de satin alinmis ve zaten bir kere degistirilmis blenderimi. bakalim servis ne diyecek? degistirecek mi? garanti kapsaminda diye ucretsiz onaracaklar mi?
blenderin Turkcesi yok mudur?
TDK karistirici/parcalayici diyor. Karpar diye ozetleyeyim mi?
kasar bile cekemeyen Tefal Prepline El Blenderinden sikayetciyim, akli olan almasin diyorum.
*-*-*-*-
Blender alirken neye dikkat etmeli peki?
icinde motorun bagli oldugu parca plastik oldugundan, zorlandiginda o plastik disli kendisini yiyor. nasil tarif edebilecegimi bilmiyorum. plastik parcali blender almamaliyiz. evde mis gibi rende varken blender neyimize zaten? Allah muhafaza, havuc filan atsaydim blender yanardi bile…ne ise yarayacak peki bu blender? neyi kiyacak? adamakilli ise yarar blenderi nerden buldum biliyor musunuz? ceyizimden. bin yil once Hurriyet gazetesi kupon karsiligi arzum midi mutfak robotu vermisti. aslanlar gibi calisiyor. tefale bin basar o kadar acik soyleyeyim
El blenderinin o ayagi da plastik kapli olani teflon tencereler icin, metal olanı teflona surtunce kaplamayi bozuyor.
cok sinirliyim

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ev işi, iştahlı işler, saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Bulaşık makinesinde arap sabunu kullanılır mı?

Kullanilmaz. bakiniz dipnot…
*-*-*-*
bunu da denedim ya aferin bana…
Bir suredir cok yakin arkadaslarimin tavsiyesi ile parlatici gozunde sirke kullanmaktayim.
İdare ediyor.
Parlaticilar zehirliymis/zararliymis/durulanmiyormus oy oy oy yyy mus.
Peki tamam. Sirke koydum. Gerci ben toz degil, kompakt ucu besi bir arada tabletlerden aliyorum, parlaticisi icinde..Ne anladiysak…
Sirkenin soyle bir faydasi var, makinenin parlatici isigi yanmiyor en azindan….
bilemiyorum
bir aydir da yeni bir icat cikti, bulasik makinesinde deterjan olarak arap sabununun faydalari hakkinda mail ustune mail aliyorum.
İyi madem deneyelim dedim
denedim
sivi arap sabunu aldim, makinenin deterjan gozune bir kapak koydum.
35 dakikalik program calisti.
tabaklar tertemiz
kupalardaki ruj lekesi cikmamis.
tencereler lekeli ama parliyor
kasiklar filan temiz ve parlak.
bardaklarda tuhaf bir tat kalmis ama cok da takmadim.
yanmis yapismis lekenizi cikartmiyor arap sabunu. ama ise yarar. kabasi alinmis az kirli bulasigim olursa tekrar denerim.
normal bulasikta kendi tablet deterjanimdan memnunum.

3 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çevre, ev işi, saglik

Akıllı tüketiciden alışveriş dersleri: 1 (kahraman tüketici markete karsi)

Serbest piyasa ekonomisi gurusu sayilmam ama kendi capimda hesabini bilen biri olmaya gayretliyimdir.
Markette alisverisin en gerekli parcasi bir hesap makinesidir. Evet, kadinin birini yanibasinizda raf etiketlerine bakip cep telefonuyla birseyler yaparken gordugunuzde siritmistiniz ya; o kadin benim. ve esas ben size siritmaktayim….
Marketler kafa karistirmaya birebirdir ve eger uzerinde ekonomik boy/%50bedava vb gibisinden bir yazi varsa kontrol etmege deger bir durum vardir. Kafadan hesap yapmakta benden basariliysaniz bravo. Ben cep telefonumun hesap makinesine guveniyorum.
Bazen raf etiketlerinde malin birim fiyati yazar, bu durum benim hep isime gelmistir. Ayni malin 1 Lt’lik ambalajini 2,5-5-10 lt ile kiyaslamam kolay oluyor. bazen de is basa dusuyor.
A marka urunden bahsetmek istiyorum size: marketimizde cesitli ambalaj sekilleri mevcut.
hemen hesaplayalim
a) 1 kiloluk orijinal paket: 7,99
b) 5 kiloluk paketi:21,99
c) 1+1 seklinde ambalajlanmis hali:9,99
d) 2+2 seklinde ambalajlanmis hali:17,99
e) 3 kilolugu:14,99
birim fiyatlandirma calismasi yapalim
a) 1 kilosu 7,99
b) 1 kilosu 4,40
c) 1 kilosu 5,00
d) 1 kilosu 4,50
e) 1 kilosu 5,00 Tl.
fazla fark yok diyelim. kiloluk alacagina digerlerinden hangisini alirsan al daha ekonomik.
ama psikolojik olarak daha ucuz gozuktugu icin 3 kiloluk almak istiyor insan. aslinda 2+2’lik secenek daha ucuza geliyor aslinda.
18 verecegime 15 vereyim mantigi galip geliyor.
*-*-*-
bir de bu var: baska bir urun.
1 lt’lik ambalaji 6,99
iki tane 1 lt’ligi şrinklemisler: “ikincisi yari fiyatina ozel kampanya” yazili bi de afili etiketi var: fiyati: 13,50.
aman da aman. 50 kurus indirimli sadece. ayni rafta bir litreligini gorup hesaplamayana tam para tuzagi.
etiketine baksan ikili paketin 10,50 civarinda olmasi lazim..
bunun abartilmis ve ekonomik/kampanyali ambalajin tane hesabindan da daha pahaliya satilan seklini cok gordum.
*-*-*-*-
hadi bunlar kurus hesabi cok da onemli degil diyeceksiniz, ama bence onemli. savurganlik kismi ayri, enayi yerine konma duygusu apayri.
ozellikle bebek bezi gibi taneli urunlerde onemli bir nokta var: cesitli boylarini cesitli fiyatlardan satisa sunabilir marketler. birim fiyat cikardiginizda ekonomik/kampanyali  olarak lanse edilen paketteki birim bez fiyati, baska bir ambalaj seklinde (diyelim 25’li ya da 52’li. ayni markadan bahsediyoruz. paketteki bez miktarlari degisik olabiliyor) çooook daha uyguna gelebiliyor
*-*-*-
son soz: marketlerin satmak istedikleri seyi orta yere tepeleme yigmalari malin ucuz oldugu fikrini uyandirsa da malesef gercekten ucuz olmasini gerektirmiyor. lutfen kendi rafina gidin diger boylarla mukayese edin.

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, severim paylasirim

Tabakhaneye AVM yetiştirmek…Palladium

Dun ogle saatlerinde gittik gorduk. bezdik donduk.
bir yandan kendimi AVM isleri baskani, ne bileyim, gezi gozlem ve inceleme kolu gibi hissediyorum, ama yolumun uzerindeydi ve insan o kadar billboardi gorunce matah bir sey zannediyor.
Dev bir D harfi..dort katli. gercekten ilginc magazalar da var…tam kapasite calistigi zaman guzel de olur. oralarda (kozyatagi) baskaca gidilebilecek bir yer olmadigindan zengin kesim akacak belli ki. dort bes tane kuyumcu var..kocaman sinema yapmislar. gercekten etkileyici.
ama aceleniz neydi de bitmeden actiniz?????
onumuz bayram millet gelsin alisverisini yapsin diye mi? bilemiyorum.
su haliyle kiyaslarsak PerPa’da bile daha iyi vakit gecirmek mumkun.
bir defa, acaip soguk. montlari arabada biraktik, hata etmisiz. tir tir titredik..
magazalar natamam.
ne tavan kaplamalarinda is var ne de taban dosemelerinde. hadi bunlar maskelenecek, makyajlanacak detay diyelim…tuvaletlerin bir kismi kapali. genel olarak insaat alanini geziyormus da magaza vitrinleri de sanalmis, ne bileyim, sadece duvar kagidiymis gibi duruyor.
hayatimda gordugum en kotu otopark kii, iste buna care yok…
DNR’da bile tam bir duzen hakim degildi. yerler kitap dolu, raflar guya once konuya sonra yazar adina gore dizilmis ama on kisi ayni anda dizmisler sanki. her rafta her harf var. cocuk kitaplari ustuste atilivermis…. aralarda gececek yer yok.
en kotusu de: food courta baliklarla musteriler ayni asansorde cikiyor. zaten asansor de genel olarak tum bina da siva kokuyor.
food court’taki yemekcilerin bir bolumunde henuz sadece kk ve nakit gecmekte. gelen musteriler yemek ceki veya karti teklif ettiklerinde geri cevriliyorlar. hazirliklarini yapamamislar belli ki…paldum bir yer palladium.
80 milyon dolarlik proje diyor google aramasi.
aslinda sembolu Pd olan, gumus renkli bir tur metal anlamina geliyor.
ve buyuk ihtimalle ben, bir daha gitmiyor…

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, gezen güzel olur, oturan gazel olur.., saçmasapanlıklar, şikayetlerim

IKEA’nin restoranında kafam bozuldu

Bugun xxxx dönüşü ikea’ya girdik. Cok da severim ikeada hem gezinmeyi alışverişi, hem de yemeyi icmeyi…
Bugün Çarşamba, Ikea tarifiyle “Çılgın Çarşamba” sabah erken saatte gelene açık büfe kahvaltı mevcut. Hem de bir YTL. Sudan ucuz. Akşam Gazetesinin 08/02/2008 tarihli haberinde kapıda kuyruklar oluştuğu yazılmış…(http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=107926,6&tarih=08.02.2008)  Yani sabahtan bizim restorana girişimize kadar olan süreçte (ki fişimde 13:05 saati mevcut..) bir dolu kişi deli dolu yemek ve EKMEK yemiş olmalı. Şimdi zurnanın zırt dediği yere gelelim. Benim satın aldıgım ekmek (ki o da Doygun marka, temiz ve lezzetlidir, onu da severiz tercih ederiz) üzerinde son kullanma tarihi bugün olarak gözüküyor. Yan masanınkine baktım, onların ekmeğinin son kullanma tarihi 23/07.
Son kullanma tarihi gelmiş, hatta geçmekte olan bir gıdayı satmaya nasıl cesaret ediyorlar bilmiyorum. Kasadaki kişiye şikayet ettim “biliyoruz” dedi. Son gününde dek satıyorlarmış.
Ey IKEA Restoran Şefi. Kaç yıllık restoran işletmecisisin kimbilir…bir günde kaç adet ekmek gideceğini bilirsin, ona göre sipariş verirsin kimseye bayat ekmek yedirmezsin…İdeal koşulda saklanmazsa ekmekler önce gizliden sonra açıkça küflenir. Son kullanma tarihi gelmiş ekmeklerin bir kısmında küf olabilir ve sat sat bitiremediğiniz sayıda ekmek almanızda da bir mantık yoktur….
Ben böyle saçmalıklardan nefret ederim, acaba o güzel köfteler de son kullanma tarihi yakın ve hatta son günü gelmiş, bir ihtimal günü geçmiş kıymalardan mı yapılıyor merak ettim…
Yoksa Doygun IKEA’yla anlaşmış ve satamadığı elinde kalmış ekmekleri ucuz tarafından pazarlama dehasını mı göstermiştir? IKEA da hazır Çılgın Çarşamba günüdür, millet kapıda kuyruktur, çılgınca yemeye hazır ve nazırdır.. beleşten biraz daha pahalı kahvaltıya üşüşen millete “nasıl olsa yirler” mantığıyla iteleme derdinde midir?
onu da bilemiyorum.
Olay mide bulandırıcıdır, ben evimde son kullanma tarihi gelmiş ürünü çoluk çocuğuma yedirmem, bana ya da ailemden birine yedirmeye kalkana da haklı olarak sinirlenirim.

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, iştahlı işler, saçmasapanlıklar, saglik, şikayetlerim

Bosch Buzdolabı Reklamı Mantıksızlıkları

reklam başlar:
Genc ve guzel kadin mutfaga gelir, yeni uyandigi bellidir, buzdolabinin yaninda dikilen kocasi (?) da “gunaydin prenses” diyerek bunu gozumuze sokar.
kadin sorar: bu da ne?
bu dedigi ayi kadar buzdolabi. reklamin sonunda anliyoruz ki kadin hamile ama kocasi kadinin annesinden duymus bunu.
* kadin hamileligini neden ilk kocasina degil de anasina anlatiyor ve kocasina daha ne zamana kadar anlatmamayi dusunuyor?
*anayla kocada bu ne inanılmaz samimiyet hem?!? bravo yani.
adam kayinvalideden almis haberi derhal bayiye gitmis diyelim. sac kurutma makinesi gibi minicik bir elektrikli aleti bile oyle sak diye ertesi gunu pek teslim edemiyor bayiler genellikle. dolayisiyla bayi tanidik sanirim, sabahin korunde getirip birakmis dolabi.
* buzdolabi nakliyesi oyle kolay bir sey degildir. nakliye kamyonu gurultu eder, zil calar, kartonlar, kopukler sacilir..  ama bakiyorum da mutfak mis gibi….ve kadin nasil uyuyorsa artik hiiic duymamis.
* bu arada eski dolaba ne oldu???
* yeni beyaz esyayi devreye almak icin servis cagirmazsaniz garantisi yanar. sabah ezani acil servisi nerden bulmus bu adam? nasil ya? biz uc gun bekliyoruz bir servisi bazen…o da gun saat veremiyorlar, “gun icinde ugrariz.” eve esir ederler insani….
* veeee, en guzeli geliyor: diyelim buzdolabi hokus pokus yerine kondu… adam en az bir saat yeni dolabin temizligini yapmis, meyve sebze, sut yumurta demeden piril piril dizivermis de…
boyle adama baba olacagi soylenmez mi simdi? kayinvalideden mi duymali? gunah yaniiii…
o kadin simdi begenmez de dolabi. “niye bana sormadan bunu aldin, mutfak esyasini evin kadinina sormadan nasil alirsin? ben bilmemnelisini istiyordum” da der mi der….

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, reklamlar

Aklı Kel’den alırım, benzini Shell’den almam…

Shell’den çok ırkçı, çok cinsiyet ayrımcı promosyon. Benzin alana traş köpüğü ve jilet seti hediyesi.
Ey şel,
Türkiye’de araba sahibi kadınlar var.
Ehliyet sahibi kadınlar var.
Araba sahibi VE/VEYA ehliyet sahibi ve hatta hatta faal olarak araç kullanan bir dolu kadın var.
Bu kadar sıfıra sayılmak, ikinci sınıf muamelesi görmek çok kötü.
Nasıl bir mantık bu? Shell’den benzin alanların tümü mü erkek? kadınlar traş olmaz ki.
Kadınlar da bu seti kocasına/babasına/abisine versinler diyen az beyinli Desiderolar da çıkacaktır. Desinler o Desiderolar.
Peşinen bildireyim ki, bir defa da bir promosyon malzemesini erkekler eve götürüp kadınlara hediye etsinler, kötü mü olur. Al benzini, yanında promosyon makyaj temizleme mendilini de al, makyaj çantasını al, götür hanımına ver akşama. Ne âlâ.
Ayrıca, jiletle traş olmayan,hic tras olmayan, köpük kullanmayan erkekler de var. Promosyon seçenekli olmalıydı. İsteyene de sözgelimi el kremi hediye etmeliydi şel.
Kişisel olarak bu promosyondan ve setin marka tipi ali desidero’nun temsil ettigi erkeg zihniyetinden nefret ettim. Her bir shell istasyonunun önünden geçerken sinirleniyorum. Bir daha da Allah mecbur bırakmasın ama shell’den benzin menzin almam.
———–
Edit: Nisan 2014 Henüz almadım!

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, araba, saçmasapanlıklar, soruyorum