Tag Archives: OKUL

Dikkat Dikkat! DEHA

-özgürce yazılmış bir yazıdır kendimi durduracak değilim ilk defa- çok editledim çok didikledim. hevesle yazdım.

Dikkat eksikliği ve hiper aktivite bilmemnesi. Başharfleri deha oluyor ki benim de çok işime geliyor. Oğlumda hafif bir disleksi var. b ve d ona aynı gözükmekte. “bebesi=dedesi/ bayısı=dayısı/ bebi=dedi/beden=beben” olarak ve benzeri okuyor. Bu yüzden yazmayı reddediyor çünkü ne okuduğunda ne yazdığında bir mana olmuyor. Kıpır kıpır yerinde duramayan, bir türlü yap denileni yapamayan, şu kulağından girip bu kulağından çıkan çocuklarda Hiper Aktivite olma ihtimali var. Bizim vaka Dikkat Eksikliği kısmı.

Yazmayınca da 3’e geçince zorlaşacak hayatı. Okul psikolojik danışmanı ve öğretmeninin teşvikiyle psikiyatriste götürdüm. O da psikologa yönlendirdi. Wisc-R denilen çocuklara yönelik zeka testi yapıldı.  Sonuç iyi. Efendi gibi günde on dakika okuma on dakika yazma yaparak bu yaz ilerleyeceğiz.

Beri yandan A konusu: Rahmetli babam nöro-psikiyatristti. Yani hem nörolog hem psikiyatr. Size aktaracağım bilginin kaynağı da kendisi.. (Sizi tenzih ederek) Ne varsa eski doktorlarda var zaten der, ilerlerim:

************************

“Hafıza 3 şeye bağlıdır. Dikkate,Orijinaliteye, Tekrara.

Eğer dikkatin keskinse, başka çeldiriciler yoksa o konuyu anlarsın. Başka şeye kayarsa düşüncen, dikkatin dağılırsa o anki olayları hafızaya almaz beyin. (Yankesicilerin taktiği de budur, başka bir konu açar ve beyninizi şu ana değil, başka yere çeker)

Eğer  konu orijinase.. alnının ortasında tek bir gözü olan birini görsen, sakallı bir kadın, kanatlı at… unutmazsın.. (Hiç unutmam diye başlayan cümlelere dikkat edin, ilk defa rastladığı bir şeydir o kişinin. Unutmaz, unutamaz)

Eğer öğrenilecek gibi değilse ama öğrenmen şartsa, ver edeceksin ezberi. Tekrarlaya tekrarlaya hafızana girer. En son metod da budur. Okulda da bu yapılır insana, okuma yazma öğretirler, kerrat cetveli öğretirler. Aslında belletmedir. ”

 ************************

Benim ekleyeceğim bir nokta da; eğer ilgi alanınsa, sevdiğin bir konuysa su gibi öğreniveriyorsun..

Şimdi yapacağımız yöntem de bu.. Madem ilgisini çekmiyor, yaza yaza öğrenecek.

B konusu: Fıtrat. Arkadaş bu adam gökten zembille inmedi. Anadan atadan gelen bi ton geni var. Hiç unutmam (ehehe, çaktınız mı dikkatli okur? dikkatli okuyun,çakarım iki tane) Ben ilkokuldayken (okumayı 3,5 yaşımda söktüğümün şahitleri var.) okuma bilerek başladım bire. Ama yazma ve matematik bilmediğimden ikiden başlatmadılar. Birinci sınıfın tek okuru olarak takılırken sınıftaki okuyamayan veletleri acaip azımsardım. Acaip sıkılırdım derste ve kemkümlerine pek gülerdim. Bu durumda öğretmenim de çareyi okuma derslerinde beni sınıfın dışına atmakta buldu. Kapının önündeki banka oturur elime ne aldıysam onu okurdum. (Altın Kitaplar çocuk klasikleri, Milliyet Çocuk Klasikleri…okumayan var mı?) Bu süreçte YAZMAYI öğrenemedim… Kıvırıyordum yazarken. Acaip sıkıcıydı. Ödevleri kısaltmalarla çırpıştırıyordum. Evet için E, Hayır için H yazmayla başladı, kendime göre kpltöm gibi bir cümleyi tek kelimeye indirene kadar ilerledi. Steno’yu icat ettim. Kısa zamanda öğretmenim de  farkına vardı ki ödev diye doldurduğum defterler bakkal defteri. Kendi kısaltmamı bütün sınıfın önünde okuttu bana. Bir yerden sonra unuttum gitti ben de K neyin kısaltması C neyin, ibibik gibi kaldım.

Olay büyümedi, öğretmenim biliyor ki ben yazsam da iyi bir öğrenciyim, yazmasam da.. Yazı ödevlerimi adam gibi kelimelerle düzgün yazılı olduğu sürece imzaladı, hal bu güne kadar geldi.

[Bu armut da dibine düştü..ben buyum, babasını da hesaba kat..  yazmaktan sıkılan adam saatlerce başka işleri beceriyor. e yazmasın madem. bana uyar. bu orta düzey bir dikkat eksikliği için ilaç vermeyi düşünmüyorum. tekrarlaya tekrarlaya belliycek bana ne.]

[[ yanlış olarak Einstein’e mâl edilen bir deyim var:

“Everybody is a genius. But if you judge a fish by its ability to climb a tree, it will live its whole life believing that it is stupid.”

“Adil bir seçme olsun diye herkesi aynı sınava alıyoruz: Şu ağaca tırmanınız”

bir şeyler çağrıştırdı mı? Herkesin yeteneğine göre eğitim gelişim iş sağlamak.. ülkemizdeki sınav sistemi vb.. bilirsiniz]]

//////////////////////////////////////////////////////////////////

Hala el yazım berbat, kendi adımı bile feci yazarım. Yazmamak için her yola saparım. LNT cümlelerim bile devrik çünkü cümleyi düzgün bitiremiyorum. Bitirdikten sonra aklıma devamı geliyor ya da bilindiği üzere ben gizli solaklardan biriyim. Sağ elimi kullanıyorum ama aslında sol olarak tasarımlanmışım. Her iki yarı kure de eşit olarak kullanılıyor bende. Sağ biraz daha baskın belki, bu yüzden ya da yükseleni akrep olan bir koç olduğumdan ya da kimbilir neden böyleyim. Biri merak ederse sağ-beyin-sol-beyin nedir nedendir, linki izlesin. ayrıca sağımı solumu da karıştırıyorum. Adlarını yani. Tarif edeyim: Şu yöne gidileceğini biliyorum ama o yönün sağ mı öbür sağ mı olduğunu durup düşünmem gerekiyor. Açıklamasını bilmiyorum.. Nereye geldik ya?

//////////////////////////////////////////////////////////////////

İyi ki bilgisayar çıktı da kurtuldum.  Klavyede ilk öğrendiğim kısayollar olmuştur. On parmak yazıyorum, hemen hemen düşündüğüm hıza yakın bir hızda yazarım ama geri dönüp de düzeltmem. Ayrıca bir an önce konuya geleyim diye girişi kısa geçer, e konu uzamasın diye gelişmeyi de biraz yalap şap geçerim, o ana kadar yeterince zorlamış ve sıkılmış olduğum için de sonuç kısmı iyicene dandik çıkar. İmla hatası yapmam bak! Çok okumanın faydaları. Bir de lügatım geniştir. Noktalama işaretlerinden hoşlaşmıyorum zaman kaybı oluyor, neysse.

Yoksa çok velud yazarımdır. :)) Ne konularım ne taslaklarım var ancak ne aralık bitiririm bilmem. Bana göre tamam aslında o taslaklar da, aynen ilk okul ödevlerim gibi kısaltılmış özetler olduğu için size pek bir şey ifade etmeyebilir. Biraz detaylandırıp okur önüne çıkacak hale sokulması lazım. Uzuuun uzun yazılası güzel hikayelerim var mesela, değerli okurlarım çok hızlı yazıp bitirdiğimi ifade ettiler. Yazasım olduğunda yazıyorum. Bazen ani ilhamlar geliyor, bazen konu deli birikiyor, bazen çook acil yazılması gerekiyor.. bilmemne bilmemne.. unutmadan yazdım yazdım.. yazmazsam hepimiz mahrumuz yani.

ay ay ay eklemem lazım. bir de ben biliyorum ya, “nasıl olsa herkes biliyordur” diye yazmadığım ama aslında yazmam gerekmiş sonradan kavradığım yani yazı sırasında daldan dala atlarken es geçtiğim noktalar da var, kim oturup da açacak şimdi detaylandıracak bilmiyorum.yoksa lokum gibi yazı, yeterince anlaşılır değil, ziyan olmuş oluyor olabilir. gibi..

Ses kaydı yapayım bari dedim, “train of thought” dedikleri zımbırtı yüzünden konuda sabit kalamadığımı, vın vın vın ordan oraya atladığımı ve ilk konuyu bitiremediğim gibi aradaki diğer konuları da yalap şap geçirdiğimi fark ettim. Zaten bandı çözmek için sabrım da yok. Vlogger olmayı da düşündüm o da ayrı hikaye amaan adaaaam sende.. Oku kızım.

Hele biri çıkıp da resim yok blogda, yazılar çok kuru, resimli olmalı! dedi ya o gün bittim. Fotoğraf çekmeyi beceremem, çekemem de zaten. O çektiğim şeylerden bazılarını mecburen blog yazılarının arasına serpiştiriyorum ki biraz içi açılsın okurun.

Buraya resim ekleyeyim bi ara… Hayır çektiğim resimlerle bu yazıları girdiğim cihaz her zaman aynı değil ki… Buluta resim yüklemiyorum o da yaş. neyse.. denk gelir inşallah bir gün.

Konuyu elbette hiç ummadığınız yerden Doğa Eğitimde Teknoloji zirvesine (bölüm 1bölüm 2bölüm3) bağlıyorum, lütfen hattan ayrılmayın.

{Bağlanana kadar ara müziği olarak şunu dinleyin: teknoloji zirvesindeki şahıs olarak, önce notlarımı cep telefonuma almaya başladım. Şarj deli gibi gittiği ve ekran klavyesinin minnaklığı yüzünden aldığım notlar bir halta benzemediği gibi, ayrıca slaytları da kaçırmakan nefret ettim. Ajandanın orasına burasına aldığım notlarım var, lakin o da biraz okunaksız, malumunuz… Eğitimde gelecek fikrinizi biraz genişletmek, ufkunuzu ilerletmek istediğimden, artık olduğu kadar, sökebildiğim kadar ya da  hafızamda kaldığı kadar bir kuple yazacağım: }

Bakın bunu Pearson adlı online eğitim sistemini kuran şirketten, 20 yıldır Türkiyede olan ve Türkİlizce bir sunum yapan, aktardıklarını çok beğendiğim Guy Elders anlattı:

Adoptive Learning diye bir şey var. Kişiselleştiriliyor.Uyumlandırılıyor. Eğitim.

Şunu düşünün. Feyse girip çıktığınızda sağda reklamlar vardır. O reklamlar;  sizin daha evvel tıkladığınız sitelerde ne yaptığınıza neye baktığınıza, arkadaşlarınızın ilgi alanlarına işaret koyan, internette geçirdiğiniz zamanda girip çıktığınız ve nerede ne kadar vakit harcadığınızın kaydını tutan sistemler tarafından seçilerek size sunulur. Bilgisayar bir televizyon değildir. Siz onu izlerken O DA SİZİ İZLER. Her adımınızı takip eder. O yüzden çoook ince kriterlere kadar ayıklanabilen profiller çıkarılır reklamverene ve tam hedef kitlesine yapılır reklamları. Tam burada Serdar Kuzuloğlu yazısı için tıklayın ve keyfini sürün… Dönünce devam ederiz.

İşte dersleri izledikçe, soruları cevapladıkça hangi konuyu hangi hızda, ne sürede öğrendiğinizi ve ne kadar süre kafanızda tuttuğunuzu hesaplıyor sistem. Öğrenme zaten gördükten sonra geçen sürede aklınızda kalan kısımdır. Şu kulağından girip bu kulağından çıkması, derste oturup dinlemesine rağmen iki ay sonra sorunca bir şey hatırlamaması yani : öğrenmemesi bundan çocukların. Sınavı geçtikten sonra yakıyor bilgiyi. İşleyip öğrenmiyor. O yüzden bir sonraki nesil karşımıza gelince “hiç mi bir şey öğretmiyorlar size okulda, yeni nesil tın tın anacım biz böyle miydik?” şikayetleri ayyuka çıkıyor. Sorun değil, çünkü babam da benim (BENİM) eğitimimi beğenmezdi, Muhtarın görevlerini, 72 ilin plakasını ve bir dolu şeyi bilmediğim için.. Ben de kendi bildiklerimi çocuklarıma sorguladığım zaman gayet entipüften şeylerden bihaber olduklarını görüp delleniyorum. “van dayrekşına/pokemona gelince biliyorsun tabii..+amaaann annee yaaa”

Bu kadar da değil. Çoklu zeka kuramı var ya hani.. Birşeyi HANGİ şekilde kolay öğrendiğinizi de ayrıştırıyor. Örnek verip şişirmeyeceğim anlayan anladı. Anlamayan biraz ödev yapıp devam etsin.  (ara: ÇZK ve NLP)

Çoklu zeka kuramı gereği her öğrencinin öğrenme şeklinin farklı olduğu öngörülüyor, 8 farklı öğrenme şekli var. Her öğrenci bunlardan birinden ya da birkaçından verim alabiliyor. Defosu şu ki HER ÖĞRETMEN 8 şekilde eğitim veremiyor. Bazısı için imkansız çünkü kafa o biçimde çalışmıyor bazısı için de tek tek aynı konuyu bir görsel bir işitsel bir bilmemne olarak öğrenciye özelleştirecek vakit yok, ortalama bir yöntem saptayıp ilerliyor.

Yeni eğitim sisteminde program çocuğu algıladıktan sonra, o konuyu ona onun en kolay anlayacağı en kolay algılayacağı biçimde anlatıyor. Berikine de farklı medot kullanıyor. İnce ayarları yapılınca herkes herşeyi bayıla bayıla öğrenebiliyor. Arada şu sistemle bu sistem arasında geçişin de mümkün.

Mr. Elders’in isabetle kaydettiği gibi, Türk çocukları ile İngiliz çocuklar arasında fark Anneler oluyor.İngiltere’de önüne konan yenmediyse çocuğun önünden kaldırılıyor, ertesi öğüne kadar aç bırakılıyor. Üç gün içinde çocuk güzel bir yeme eğitimi almış oluyor ve kendi başına yiyor. Türk Analar kuzularını aç komaya kıyamadıklarından süslü püslü yemekler, masallar, ara öğünler, bisküvi poğaçalar, aç garajı araba geliyor, ham yap uçak geliyor, ye bak yoksa Adnan enişten yer (evet bu bizim ev) oyunları yordamlarıyla kendilerini tükettikleri yetmezmiş gibi, sofra adabından bigâne veletlerle baş başa kalıyorlar. İngiliz çocuu tabaktaki köfteyi ne edip edip yeme gayretindeyken, Türk çocuu avm’lerde elinde çatala takılı köfte lokması ile ardından koşan anne manzaraları ile dolu..

İşte bizde öğretmen böyle. Çocuğun önüne koymuyor bilgiyi. Bilgi öğretmende, elinde bilgi çocukların ağzını açtırabilirse içeri tepiyor.

Bir de öğrendiğin şeyin içeriği önemli.. Bunu niye not almışım bilmiyorum, o an önemli gelmiş almışım notu. Unuttum. şu an açamayacağım detayını. Anladığımız kadar artık.

ay yeter belki sonra bitiririm belki de bitmiştir bakalım yazı nereye gidecek

4 Yorum

Filed under araştırdım, çocuk, bilgisayar, disleksi, icatlar, ilkogretim, internet, kültür, OKUL, severim paylasirim

Eğitimde Teknoloji Zirvesi -iii-

Bu bir dizi yazının üçüncü bölümüdür.. Bölüm 1 ve Bölüm 2‘yi okuyabilirsiniz ya da buradan devam edebilirsiniz.   Paranın değil bilginin kazandırdığı bir dünyaya doğru ilerlerken, çocuk sahibi ve eli yüreğinde tüm anne ve bazı babaların derdi sabit: “okul” Okul seçimi, iyi okul nedir nasıl olmalıdır, yahut var mıdır? Öğretmen mi önemlidir gerçekten? Öğretmen kadın mı olmalıdır erkek mi daha iyi olur? Ya evlenirse? Ya boşanırsa? Ya hamileyse? Ya emekliliği yakınsa??? Oğlan everirken bu kadar incelemezler bu ülkede.. İdarenin politik yaklaşımı nedir peki? Yaa, boru mu? Bu da dertlere dert ekler. Okul nereye yakın, servisi var mi servis pahalı mı okulda yemek çıkıyor mu okulda YENİLEBİLİR yemek çıkıyor mu okul aile birliğine kapağı atarsam çocuğum rahat eder mi, ulan ne kastırıyoruz özele mi versek, yok deve araba alırız lan o paraya, ehe ehe özele verdik teyzesi yaa.. Bu konuya yakın zamanda dönmek ümidiyle esas konuma geçiyorum. Eğitim sektöründe olmasam da bir veli olarak ilgileniyorum ve ayrıca teknolojiye özel bir düşkünlüğüm var, bu yüzden Doğa Koleji Eğitimde Teknoloji Zirvesi’nin ilanını görünce kaydımı yaptırdım. Bir tam gün süren seminer sırasında Microsoft Ortadoğu ve Afrika Eğitim Direktörü Mark Chaban knoşma yaptı. Bu konuşmadan aklımda kalanlara göre mesela, dünya çapında işverenlerin talepleri arasında 3. sırada “ofis programları kullanabilme” yer almaktaymış. Ancak hem ara kadame elemanlarda hem de üniversite mezunlarında bu beceri çok alt seviyede olduğundan yetenekli ama becerisiz birçok insanın işle buluşmasına engel teşkil etmekteymiş. Bunu saptadıklarından Office programlarını TÜM öğrenciler için ücretiz hale getirdiklerini açıkladı. (Yoksa Open Office’den korktuklarından filan değil fesat şeyler sizi) Bunu bütün dünyada okulların kullanımına sunduklarını anlattı.. Ve eğer herhangi bir kademede öğrenci iseniz okul idarenize başvurarak bir kod alabilir ve Microsoft Office uygulamalarını ücretsiz olarak kullanabilirsiniz. Okulun size vereceği bir e-posta adresi ve şifre yeterli olacak. Lütfen şu linke geçin: Office 365 Eğitim     Sık sorulan soruların özeti:

db) Öğrenciler için Office 365 Eğitim nedir?
Öğrenciler için Office 365 Eğitim, öğretim görevlileri ve personel için http://www.Office.com/GetOffice365 adresinde bulunan Office’i satın almış akademik kurumlara katılan öğrencilere ücretsiz sunulan bir Office 365 planıdır. Bu plan öğrencilerin Word, Excel, PowerPoint, Outlook, OneNote, Publisher ve Access’i en fazla 5 PC ya da Mac’e ve Android, iPad® ve Windows tabletler dahil olmak üzere diğer mobil cihazlara yükleyebilmesini sağlar. Ayrıca, plan okul tarafından yönetilen 1 TB OneDrive depolama alanını içerir ve öğrenciler Office Online, Yammer ve SharePoint sitelerini kullanarak düzenleme ve iş birliği yapabilir.
db) Öğrenciler için Office 365 Eğitim’in uygunluk gereksinimleri nelerdir?
Okullar, Microsoft’un Toplu Lisanslama programı aracılığıyla öğretim görevlileri ve personel için Office’i kurum çapında lisansladıklarında ve öğrencilerin doğrudan Microsoft ile kaydolmasına izin verecek şekilde kaydolduklarında bu avantajdan yararlanabilirler. Uygun okullardaki etkin tam zamanlı veya yarı zamanlı öğrenciler şu şekilde uygun şartlara sahip olabilir:
  • Okul tarafından sağlanan ve dış e-postaları alabilen okula özgü bir e-posta adresine (örneğin contoso.edu) sahip olurlarsa
  • Bireysel olarak bir çevrimiçi teklife kaydolmak için gerekli yasal sorumluluk yaşına basmışlarsa (13 yaş)
  • İnternet erişimleri varsa
db) Bu planı ne süreyle kullanabilirim?
Uygun şartlara sahipseniz, mezun olana ya da uygun okuldaki kaydınız sona erene kadar planı kullanabilirsiniz. Öğrenci uygunluğu herhangi bir zamanda yeniden doğrulanabilir. Süre sonunda, Office uygulamaları, belgelerin görüntülenebileceği ancak yeni belgelerin düzenlenemeyeceği veya oluşturulamayacağı anlamına gelen sınırlı işlevsellik moduna girer. Ek olarak, Office Online ve OneDrive gibi okul e-posta adresi ile ilişkili olan çevrimiçi hizmetler artık çalışmaz.
db) Bu teklifle sunulan OneDrive hesabını kim yönetir?
Bu hesap okul ile ilişkilidir ve ödev ya da okul çalışmaları gibi okula uygun içerikler için kullanılmalıdır. İzinler ve erişim okulun BT yöneticisi tarafından herhangi bir zamanda değiştirilebilir.
db) Planı başka kişiler ile paylaşabilir miyim?
Öğrenciler için Office 365 Eğitim, yalnızca uygun bir okulda okuyan, uygun şartlara sahip öğrenciler tarafından kullanılmak üzere lisanslanır.
db)Okulum uygun değilse ve uygun şartlara sahip değilsem ne yapabilirim?
Değerlendirebileceğiniz birçok farklı Office seçeneğine sahibiz, seçeneklere bakın. Hâlâ Öğrenciler için Office 365 Eğitim ile ilgileniyor ama uygun şartlara sahip değilseniz, bu öğrenci avantajından faydalanmak üzere BT bölümünüzden, Microsoft’un Toplu Lisanslama programı aracılığıyla öğretim görevlileri ve personel için Office’i lisanslamasını isteyin.
Bunun haricinde benim tüylerimi diken diken eden şu videoyu izletti.
İşte buradan sonrası…Eğitimde gelecek!
-devam edecek-

5 Yorum

Filed under çocuk, bilgisayar, icatlar, ilkogretim, internet, kültür, OKUL, severim paylasirim

Çocuğun kendini koruyabiliyor mu?

Bugün çok başka bir konu yazacaktım ama bu acil. Ekspres olacağım! Bir zahmet Leaders Hill ile tanışın:

Okur; bu Leaders Hill

Leaders Hill bunlar da benim okurlarım.

Bunu geçtikten sonra kısa özet: Webinar: web semineri yapıldı. (webiner denemiyor malesef, jargon oturmuş durumda)

Konu: Akran baskısı ve zorbalık karşısında, siz yokken çocuğunuz kendisini koruyabilir mi?

nedir ne değildir, uzun uzun yazışırız. İşte seminer linki . buradan (Katıl) altında (sunumu başlat) tıklayın

Lütfen çok kısa süre online kalacak bu bir saat 15 dakikalık semineri izleyin. Vaktiniz olursa ekleri  de indirin. LÜTFEN çevrenizdeki annelere yayın.

Teşekkürler.

Buradan sonrası uzun kısmı..

Duyar duymaz kaydımı yaptırdım, online eğitimlere, TED konuşmalarına özel bir düşkünlüğüm vardır. İnternet bağlantısının berbatlığı başta olmak üzere bir sürü saçmasapan sebep yüzünden izleyemedim adam gibi..
webinar’in sahibesi Işıl hanım aradı, kısa da olsa katılımım için teşekkür etti ve kaçırdığım kısımlar için kısa bir süre aynı linkten izleyebileceğimi belirtti. Ben de durur muyum “e ben de paylaşayım da herkesler faydalansın” didim.

İşin ilginç tarafı, bizatihi hayatımın en başından beri bu “bullying” denilen zorbalıkla karşı karşıya kaldım. İlkokulda adımla alay eden beni “iplik” diye çağırıp ağlatan Nuri yüzünden katılarak ağladığım oldu. Bir gün babam müdahil oldu, (genelde sorunlarını kendi başına çözen bir aileyiz.) ya da müdahil oldu diyemem, akıl verdi..”kızım Nuri’nin hoşuna giden şey seni ağlatmak. Sen ağlamayıp aldırmadan geçersen durur. Ona bu zevki yaşatmayı bırak” mealinde bir öğüt verdi.

İki kere duymazdan geldim, hakikaten olay bitti. Nuri de büyüyüp Doktor oldu :))

Kızım benzer bir vaka yaşadı ilkokulda.. Her gün “Atatürk heykelinin önüne gel döveceğim seni” diyen bi oğlan çıktı. Hayda.. Kızın ödü patladı.. Çocukla ayrı veliyle ayrı öğretmenle ayrı konuştuk.. Cık. Oğlan bize “tamam” diyor.. yine tehdit..

Kıza aikido dersi aldırdık. Elini kaldıranın elini kıracak kıvama geldi. Olay çözüldü.

Oğlum yeni bir okula başladı bu yıl. İlk günden itibaren soyadıyla dalga geçiyor iki çocuk. Oğlum da nazenin istanbul beyefendisi olduğundan gık diyemiyor. Genelde ağlayıp öğretmene şikayet ediyor. Babası “ağzının üzerine iki tane vurmasını” öğütlemeyi düşünmekte ama ona da ben engel oluyorum. Şiddet istemem. Niye? “deveden büyük fil var” diye.. Benim oğlum senin oğlunu, senin annen beni döver diye gider bu. Gerek yok. Ayrıca da ben Atakan’ın hanım hatun kibar annesini pekala döverim o ayrı.. :::D

Benim öğüdüm “aldırma, diyelim ki orada bir ördek vakvaklıyor, dinleme, geç” oldu. Bir süredir azaldı diyebilirim olay ama bitmedi. İki günde bir “böhü Atakan beni ağlattı” diye geliyor. (bu hafta başka bir çocuk da Atakana lakap takmış bu sefer de Atakan ağlamış.. kendi ilacının tadına bakmak…)
Anneyle,öğretmenle ya da okulla konuşmadım. Kendisi çözsün istiyorum. Kendi soyadı, ömür boyu taşıyacak.. Er geç her alanda dalga geçecek birileri çıkacak. Kendisi ilk önce dalga geçerse, ciddiye almayı bırakırsa rahat edeceği kanaatindeyim. Bunları yazarken, web seminerini adam gibi dinlemediğimi, kişisel görüşlerim olduğunu hatırlatayım.

Haftasonu oturup salim kafayla izler, tekrar yazarım.

1 Yorum

Filed under aile, çocuk, güvenli hayat, ilkogretim, OKUL, severim paylasirim

TEOG ne zaman?

2014 -2015 TEOG SINAV TAKVİMİ

I. Dönem Merkezi Ortak Sınavlar

26 Kasım 2014 Çarşamba
27 Kasım 2014 Perşembe

II. Dönem Merkezi Ortak Sınavlar

29 Nisan 2015 Çarşamba
30 Nisan 2015 Perşembe

 

TEOG GÜNLERİ OKULLAR TATİL :)

peki TEOG ne ki? 

TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ’nin kısaltması. Aklıbaşında bir cümle kurun da kısaltması bari kolay olsun :( 

Temel eğitim bizim bildiğimiz şekilde, eskiden İlkokul ile ortaokula şimdilerde verilen ad. Ortaöğretim dediği de Lise. Daha eskilerin bakalorya dediği şeye benzer bir şey işte. Mistem bu şekil bu ara. Sistem demiyorum çünkü bir düzen yok, sistem değil onyıllardır bizde eğitim.

Türkçe, Mat, Fen, İnkılap Tarihi, Yabancı dil ve Din başlıkları altında yılda iki kere sınava giriyor 8. sınıflar. Yani orta son’lar.  Puan hesabına 6. 7. 8. sınıf ortalamaları da ekleniyor. 

Tam puan 500. Ona göre bir liseye devam ediyor çocuklar. Liseler 4 yıl oldu bu arada, ekleyeyim. Sonra üniversite sınavı var. ÖSS ve ÖYS vardı ya, hah, işte onlar da değişti ben de tam bilmiyorum yeni adını. Nasipse bir zaman sonra öğreniriz. “Geçinmeye gönlüm yok ki adını sorayım” demiş Hoca, o hesap..

İşte böyle. 

2 Yorum

Filed under aile, çocuk, OKUL, saçmasapanlıklar

Belirli Günler ve Haftalar <3

OCAK
7-13 Ocak Verem Haftası
Ocak ayının 2. haftası Enerji Tasarrufu Haftası
10 Ocak Gazeteciler Günü
25 Ocak Dünya Cüzzam Günü
25 – 31 Ocak Cüzzam Haftası
26 Ocak Dünya Gümrük Günü
ŞUBAT
7 Şubat “National Sweaters Day” (Ulusal Kazak Günü)
19 Şubat Milli Eğitim Vakfı Kuruluş Günü
Şubat Ayının Son Haftası Vergi Haftası
28 Şubat Sivil Savunma Günü
MART
Mart ayının ilk haftası Girişimcilik Haftası
1 – 7 Mart Deprem Haftası
Mart ayının ilk haftası Yeşilay Haftası
15 – 21 Mart Tüketiciyi Koruma Haftası
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
8 – 14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası
12 Mart İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif ERSOY’u Anma Günü
14 Mart Tıp Bayramı
15 Mart Tüketici Hakları Günü
16 Mart Öğretmen Okullarının Kuruluş Yıl Dönümü
17 Mart Dünya Pi günü (3,14)
18 Mart Çanakkale Zaferi
18 Mart Şehitler Günü
18 – 24 Mart Yaşlılar Haftası
21 Mart Nevruz gününü içine alan hafta Türk Dünyası ve Toplulukları Haftası
21 Mart Uluslararası Irk Ayırımı İle Mücadele Günü
21 – 26 Mart Orman Haftası
22 Mart Dünya Su Günü
23 Mart Dünya Meteoroloji Günü
27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü
Mart ayının son pazartesi günü Kütüphaneler Haftası
NİSAN
1- 7 Nisan Kanserle Savaş Haftası
4 Nisan NATO Günü
5 Nisan Avukatlar Günü
7 Nisan Dünya Sağlık Günü
7 – 13 Nisan Sağlık ve Sosyal Güvenlik Haftası
8 – 14 Nisan Sağlık Haftası
10 Nisan Polis Teşkikatı’nın Kuruluş Günü
14 Nisan Şehitler Haftası
15 – 22 Nisan Turizm Haftası
20 – 26 Nisan Kutlu Doğum Haftası
21- 28 Nisan Ebeler Haftası
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan gününü içine alan hafta Dünya Kitap Günü ve Kütüphaneler Haftası
25 Nisan Türkiye İstatistik Günü
MAYIS
28 Nisan – 4 Mayıs Kardeşlik Haftası
Mayıs Ayının İlk Haftası Bilişim Haftası
Mayıs Ayının İlk Haftası Trafik ve İlk Yardım Haftası
Mayıs Ayının II. Haftası Vakıflar Haftası
1 – 7 Mayıs Karayolu Güvenliği ve Trafik Haftası
4 – 10 Mayıs İş Güvenliği Haftası
5 Mayıs Avrupa Günü
6 Mayıs Hıdrellez
Mayıs ayının 2. Pazar günü Anneler Günü
10 Mayıs Danıştay ve İdari Yargı Haftası
10 – 16 Mayıs Engelliler Haftası
12 – 18 Mayıs Hemşireler Haftası
14 Mayıs Dünya Eczacılık Günü
15 Mayıs Hava Şehitlerini Anma Günü
15 Mayıs Uluslararası Aile Günü
15 Mayıs Tarihini İçine Alan Hafta Aile Haftası
18 – 24 Mayıs Müzeler Haftası
19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı
19 – 25 Mayıs Gençlik Haftası
25 Mayıs Etik Günü
29 Mayıs İstanbul’un Fethi
HAZİRAN
5 Haziran Dünya Çevre Günü
Haziran Ayının 2. Haftası Çevre Koruma Haftası
3. Pazar Babalar Günü
26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı İle Mücadele Günü
TEMMUZ
1 Temmuz Kabotaj ve Deniz Bayramı
10 Temmuz Dünya Nüfus Günü
24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı
AĞUSTOS
26-30 Ağustos Zafer Haftası
30 Ağustos Zafer Bayramı
EYLÜL
1 Eylül Dünya Barış Günü
19 Eylül Gaziler Günü
Eylül ayının 3. Haftası İlköğretim Haftası
25 Eylül – 1 Ekim Yangından Korunma Haftası (İtfaiyecilik Haftası)
26 Eylül Türk Dil Bayramı
Eylül Ayının Son Haftası Demiryolları Haftası
27 Eylül Dünya Turizm Günü
EKİM
1. Hafta Camiiler Haftası
Ekim ayının ilk Pazartesi Dünya Çocuk Günü
4 Ekim Hayvanları Koruma Günü
4 Ekim Dünya Mimarlık Günü
5 Ekim Uluslararası Öğretmenler Günü
8 Ekim -12 Ekim Ahilik Kültür Haftası
13 Ekim Ankara’nın Başkent Oluşu
13 Ekim Dünya Konut Günü
14 Ekim Dünya Standartlar Günü
(Tüketiciyi Koruma Haftası)
16 Ekim Dünya Gıda Günü
Ekim ayının 3. haftası Standartlar Haftası
24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü13
29 Ekim – 4 Kasım Kızılay Haftası
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
31 Ekim Dünya Tasarruf Günü
KASIM
29 Ekim – 4 Kasım Kızılay Haftası
1 – 7 Kasım Türk Harf Devrimi Haftası
2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası
3 -9 Kasım Organ Bağışı ve Nakli Haftası
6 Kasım Dünya Şehircilik Günü
Kasım ayının 2. Pazartesi başlayan hafta Dünya Çocuk Kitapları Haftası
10 Kasım Atatürk’ün Ölüm Yıldönümü
12 Kasım Afet Eğitimi Hazırlık Günü
10 – 16 Kasım Atatürk Haftası
16 Kasım UNESCO’nun Kuruluş Günü
20 Kasım Dünya Felsefe günü
20 Kasım Çocuk Hakları Günü
22 – 27 Kasım Ağız ve Diş Sağlığı Haftası
24 Kasım Öğretmenler Günü
ARALIK
1 Aralık Dünya AIDS Günü
2 – 9 Aralık Mevlana Haftası
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
5 Aralık Kadın Hakları Günü
3 – 9 Aralık Vakıf Haftası
10 Aralık gününü içine alan hafta İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası
4 Aralık Dünya Madenciler Günü
10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü
12 – 18 Aralık Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası
21 Aralık Dünya Kooperatifcilik Günü
27 Aralık Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi

Yorum bırakın

Filed under çocuk, ilkogretim, OKUL

2014-2015 İstanbul’a özel resmi tatil günleri

Gelelim bu seneye ;)

 

takfim

 

Yorum bırakın

Filed under çocuk, ilkogretim, OKUL

Neden her yayinevinin kitabı alınmaz?

Faktör yayınlarının 5.sinif ingilizce yaprak testi..

image

Mint adlemon “nane limon” oluyor canimciklarim.

Dilini essek arisi soksun bunu yumurtlayanin. Daha ne hatalar ne hatalar…

2 Yorum

Filed under ilkogretim, kitaplar, saçmasapanlıklar, şikayetlerim