Okul hazırlıkları II (çanta alımı)
Filed under alışveriş işleri, ilkogretim, severim paylasirim
hanımlığın yaşı yok. Doğuştan içinde olacak…
geçenlerde kızımı mek’e götürdüm. İlk defa bir mcdonalds doğumgünü partisine denk geldim…
Doğumgünü sahibi on yaşına girmiş. Arkadaşlarını da yaşıtı varsayıyorum ve bu yazının konusu olan kıza geliyorum..
Ya da gelmeden bir not düşeyim. Hiç bir zaman şöyle alımlı çalımlı bir kız olamadım. Saçım düzgün olmaz hiç. Ne jöle sürmeyi ne de köpükle havalı bir şekil vermeyi beceremedim yıllardır. Çok şükür göz makyajı akan, ruju illa ki dişine sıvaşan kadınlardan da değilim ama nasıl anlatsam. Zengin kadın modeli diyorum kendime.
Kuaföre gitmeliyim her gün. Türlü çesitli sac düzlestiriciler vb aldım ama olmaz benim sacim.. Elin kızı bir tarar, bir toka takar akşama kadar tertibi bozulmaz. Piyasanın en pahalı en taşlı tokalarını alırım gene de kuzenimin yünden bükerek yaptığı fiyonk onda kat kat havalı durur… Derdim de bu işte…
Şimdi partideki kıza geleceğim.. Hatun o yasta normal olanın biraz üzerinde kilolu. Tombikçe göbekli bir kız cocugu iste. Straples beyaz bir body giymis. Mini etek de var. Altta da sevgili şefimin tabiriyle malzemeden çalınarak yapılmış bantlı sandaletlerden giymiş. Hem az bantlı hem parmakarası hem de taşlı….
Saçlar at kuyruğu ama bütün telleri yerli yerinde… Küpeler omzuna değiyor. Veee tepesinde ayı kadar, marka bir güneş gözlüğü. Ben orada olduğum süre boyunca o gözlük milim oynamadı, taç gibi taktığı yerde kaldı.
Ben gözlüğü tepeme taksam on dakikada on kere yere düşer, ya arkaya kayar gider ya öne yemeğimin içine düşer…. Japonla mı tuttururlar bunu kafalarına merak ediyorum. Dediğim gibi bazı kızlarda doğuştan bu havalılık, hanımlık… manken mübarek..
İmrendim. Ortaokul lise yıllarımda bizim okulda da bu kızlardan iki üç tane vardı.. Kimse onlar gibi olamazdi. Sonra kendi yolumuzu tarzımızı bulduysak da, onları hiç unutmadığımı anladım..
Bakalım benim kızım nasıl olacak???
Filed under çocuk, gezen güzel olur
kriter sorunsalımız
Filed under ev işi, severim paylasirim, taşınmak
hayat surprizlerle dolu.
daha sasirmam artık diyorum bazen kendi kendime, ama her gun yeniden “bir yasima daha” giriyorum…
Demin manavin kosesinde kirli bir telefon klubesinde kıtipiyoz bir adam konusma yapıyor.. Ust bası pek ahım sahım degil.
‘Herhalde memleketini ariyor, kız arkadasıyla mı gorusuyordur kı? yazıık telefon kartıyla konusuyor ‘ şeklinde düşündüm açıkçası..
Adamın görüşmesi bitti.
Bindi gümüş rengi bir passata gitti…
Hayatın gerçekleri değme kurguya beş basmakta..
;)
Filed under severim paylasirim
İpek Gezdi Geldi….
Filed under ben yazdım, gezen güzel olur, saçmasapanlıklar
Bu nedir? Bunu bilene kocaman bir alkis benden…
promosyon suresince aldigimiz 6 paket misir gevreginden altisindan da ne cikti bilin bakalım?
Evet, buna da guzel dilimizde EŞEK ŞANSI denir…
Tahminimce tüm paketlerden eşek cıktı. istatistiki olarak farkli marketlerden farkli zamanlarda alinmis paketlerden ayni malin cikmasi cok zor…
gerci esek de bir, srek de bir. ne cikarsa ciksin bir sure ortalikta surunup sonra copu boyluyor…
ne demis Metin Akpınar:
– el kadar paketten inek sürüsü çıkacak degil ya?!?
Filed under alışveriş işleri, çocuk, iştahlı işler
Bizim isler hep boyle degil mi?
Filed under araba, çocuk, saçmasapanlıklar
Pendik’te Şıngâh tevsiyemizdir
Bir başka nefis mekandan (Çiçek Köfte-Maltepe Carrefour Park) aldigimiz tavsiye ile gittiğimiz bir yeri önermek istiyorum. Pendik’te Şıngah adlı bir (restoran desem degil, dönerci desem ayip.. esnaf lokantasi desem yaklasir biraz..) yerde yemek yedik.
Filed under iştahlı işler, severim paylasirim
155 osman hizmetinizde…narkotik masasındaydım o gün… Masa kalabalıkta hesabı da ben ödedim.
haftasonu bir kafede oturduk beş kişi. Bir baktık dört tarafimizdaki masalarda nargile fokurduyor. Ortaokul çağında veletler iş olsun diye nargileye başlamışlar. Sinir olduk.
Ben itiraf edeyim: polisi aradim. Nargile de tutun oldugundan kullanmak icin 18 yaşında olmak lazım. Yaşı küçük olup da kullananı dövmek, satanı para cezasina carptırmak lazim. Hatta kimliklerini toplamak, ‘velin gelsin karakoldan alsin’ deyip utandirmak lazim. Bilemiyorum….
Gruptakiler ‘polis aldırmaz boyle ufak islere’ deseler de ben moralimi bozmadim. Ve gercekten de bir ekip geldi. İsletmeciyle konustular. Garsonlar sakalı cıkmamıs cocukların onunden kaldırdı tombekileri.
İyi ettim.
Filed under çevre, saçmasapanlıklar, şikayetlerim
Carrefour Kozyatağı’ndaki Sirk : Kludsky Circus
gidene kadar da ayri bir sirk olduk o ayri.. bilet kapidan satiliyor.
teee oraya kadar bilet almaya nasil gelelim??? gerci biletlerin
biletix’te de oldugu yazili ilanlarda ama biletixin haberi bile yok..
her neyse biz gittik aldik biletimizi kapidan.
genel olarak:
revü arasında sirk gösterileri var diyebilirim. erkeklerin gozu gonlu
acildi. 4 kadin 2 erkek dansci turlu cesitli gosteriler yapiyorlar…
terbiyeli atlar var, 3 palyaco, akrobatlar var… birbirlerine lobut
atanlara ne denirse onlardan da var…(son ikisi ayni grup olabilir, laz
gelini olarak kiyafet degisince adamlari taniyamamis olabilirim :)
iki tane güclü adam var, tek elle oburunu kaldiriyor biri.. ilginc,
güzel bir gosteri.
neticede, gordugum en iyi sirk degilse de; gidilir.
biletler 15-20-25 lira galiba. 17:30 ve 20:30 gosteri saatleri.
Filed under gezen güzel olur, severim paylasirim

