Kuşbakışı Lila Kutu Kasım

Lila Kutu Iyi ki doğmuşsun. Gümüş kutu tıka basa dolu geldi. Tarifemi değiştirdiğim için az kaldı alamıyordum bu ay… :((

En güzeli, yapma da olsa, tek dal Lila Gül oldu.. <3

lila kutu ipekag

Maşallah demem lazım, kutu krallara layıktı. Belli bir yoğunluk bekliyordum, ama bu kadarını değil…

Benim bu ayın kutusunda en dikkatimi çeken şey, minnacık kavanozda iki küçük kurabiye oldu. Biri daire şeklinde biri kalp, ikisine de mor renk şeker hamuru kaplaması ve süsleme yapılmış. Lila renk bir kurdele ile fiyonklanmış broşüre göre Can’ım Pastam tarafından üretilmiş. Gittim baktım sitelerine, Gülşah hanım hakikaten becerikli bu şeker hamuru işinde… Ayın 8’inde üretilmiş, bugün 15’i oldu… ama dayanamadım yedim. Bişey olmaz herhalde.. Napalım vebali Yurtiçi kargo‘nun boynuna…

Bu karanlık fotoğraftan daha iyisini bulamamışım koyacak.. her ne ise, link mink koyarım inşallah.

İkinci olarak sevgili aşkım/”Lushkım” Lila Kutuya girmiş.. Imperialis , karma ciltlerin nemlendiricisi.. Güzellikte birinci. Bir çok insan LUSH‘u bununla tanıyacak, ne şanslılar…

Sonraki, el kremi. Güllü. Resminden de belli zaten… Gül kokusu sevmem, bu üründe baskın olmasa da saf gülsuyu kokusu aldım. Sürdüm, nemlendirici ? Evet, belki. Sonra kutu incelemesi… Aha, bulgar malı. Çöööp. Alırım marketten 1 Liraya Arko, onu sürerim de bunu sürmem… Dünyanın en iyi en klas güllerini yetiştiriyoruz ülkemde.. Güllü ürünü ithal etme fikri ne kötü…Dönüyoruz kutuya….

Vakit az, ruju inceledim.. AlixAvien.. Ambalaj etiketle kapatılmış, güzel. Açtım, mat kırmızı bir renk. İddialı..Ayşenur Yazıcı rengi.. Evde deneyip bakmalı, şimdi işyerinde nasıl durur bilemedim…(çaktırmadan sürdüm.. kıpkırmısı.. sevdim, gündüz için bencileyin beyaz tenlilere iddialı bir renk. ama gece için… gideri var)

Argan yağı, kesinlikle her eve, her saça lazım. Lütfen iyisini kullanın, her sarı renk yağı Argan diye satıyorlar.. Şaça şifadır argan.. Kendi argan’ım bitmedi daha, ama bu Kitoko‘yu da ilk seferde deneyip yorum yazacağım… Argansız saç olmaz olsun… (harbi memnunum ben bundan, bakınız şuradaki yorumum)

Femfresh: genital bölge temizliği icin ıslak mendil. Bir tanesini açtım, kucuk bir islak mendil iste. Cok bir sey beklemiyorum zaten bu urunden. Denemedim, ancak boyut ve verdigi duygu acisindan kullanissiz buldum.

* Nazilli sepeti.com’dan %10 indirim brosuru.. Hep bildigimiz iri iri laflar. Dogal urunler bikbikbik. Markette satilanlar plastik cunku.. Laylondan.
Brosurde”organik” kelimesini itinayla kullanmamislar. Bilemiyorum. Gereksiz.

* rareblossom urunleri lila kutuda %40 indirim tanitim brosuru.. Bakiciiz artik. Neden olmasin?

* deminki rujun diger urunleri icin 10 Tl indirim kuponu. Alix Avien kullanan var mi? Bonkorluk edebilirim.. Olmadi, freecycle.

* monoderma e vitamini kapsulu. Bak bu entersan. Gerci sitede de, brosurde de nasil kullanacağımız belirtilmemiş ama, bi google, gece yatmadan yuz, boyun ve dekolteye uygulanıyor. Bu gece bir tane surdum. Uc tane var toplam numune, bir etki hissedersem alirim bunu.

Geriye kalanlar: vanilyali maske, rare blossom sampuan ve sac jeli, gliserinli sabun.

Devami az sonra…..

Aslında benim sana bir doğum günü hediyem olmalıydı Lila, bu kadar dolu bir kutu, bir de ustune 10 liralik puan… Ne diyeyim,çok şekersin, teşekkürlerimle…

Nice yillara, hepberaber…

13 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bakımlı hatun, kozmetik, LUSH, severim paylasirim

Yurtiçi Kargo ne tembelsin.. Kasım Lila Kutu’m nerdesin??

Kargo Detaylı Gönderi Bilgileri
Gönderi Bilgileri
Gönderi Tarihi ve Saati : 10.11.2012 – 12:13
Gönderi Belge Numarası : BMcccccc
Gönderi Kodu: 11111111111111
Teslim Birimi ve Telefonu : xxxxxxxxx
Gönderici Adı : EL** SA** ******************
Gönderici Adresi : HA** MU** ******************
Alıcı Adı : IP** AG** ******************
Alıcı Adresi : ÇA** ÇÖ** ******************

 

Teslim Bilgileri
Teslim Durumu : TESLİM EDİLDİ
Teslim Tipi : Adrese Teslim
Teslim Tarihi ve Saati : 14.11.2012 
Teslim Eden Birim : xxxxxxxxx
Teslim Alan : KAŞE

4 Gün… Şehir içi….. Nerelere gitmiş gelmiş…Şimdi detaylarda gözükmüyor, ben kopyalayana kadar silindi geçmişi.. Kadıköye gitmiş gelmiş kargo ya…

Röööeaaaahh..

Bir de ben çıktıktan sonra teslim edilmiş, yarın sabah göreceğim kendisini…

Tam sabır testi oldu bu…

Yurtiçi kargo, aşkolsun. Şikayetçiyim, mağdurum…

:P

 

 

5 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bakımlı hatun, şikayetlerim

Kabak konusu

image

Tatilden gelirken bir tane de balkabağı aldık. Yol kenarında köy pazarları vardır ya, oradan türlü çeşitli şey aldık, bir de bunu aldık.

Çok becerikli olduğumdan değil, heves işte. Bakalım başına ne gelecek….

Araba tıklım tıkış, bi de bu girdi tam oldu..

İlham verici olduğu kesin,

kızım anında bir şiir yazdı Kabağımıza.

Kızımın şiiri huzurlarınızda,

kabakla ilgili tarif bilen

mail göndersin hemen

 

image

 

KABAK

Kabak, kabak, çok tatlı ve ak

Kabak, kabak, kilosu bir lira,

Alalım hemen bir kabak.

Kabak,kabak al sana bir kapak.

Kabak, kabak, çok tatlı

Çok ucuz, çok leziz ve ak

Tam yemeklik bu kabak.

Hele bir tadına bak,

vitamin bombası

güzel olur çorbası,

Hemen isterim bir kabak..

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, iştahlı işler, severim paylasirim

Araçlarda Çocuk Güvenliğini Sağlamak

190’la duvara carpmakla, 80’le giden iki arabanin birbirine kafadan carpmasi arasinda fark yoktur bu arada…

Elli kere söyledim, ellibir olsun. İşte bu yüzden çocuklar arkada oturur… Araba Koltuğunda, kemeri takılı olarak otururlar..

Araçtaki HERKES emniyet kemeri takacak.

Hız sınırı aşılmayacak.

Çocuklar ARKA KOLTUKTA, KEMERİ TAKILI olarak seyahat edecek.

Siz ne kadar usta söför olursanız olun, trafik “öbür şöföre” dikkat etmektir…

 

Yorum bırakın

Filed under çocuk, güvenli hayat, severim paylasirim

Sebze midir? Meyve midir?

Bu konudaki sorunun cevabi basit: “sebzeler yerde yetisir, agacta büyüyene meyve denir.” diyorsaniz, yanlis.
Meyvenin cekirdegi olur.  Bitkilerin yenilebilen diger kisimlari (kok, yaprak,govde) sebzedir.
Tartisma bitti: domates ve bugday ve ceviz vb vb vb  meyvedir..
Sevgiler
IpekAG

Yorum bırakın

Filed under araştırdım, iştahlı işler

Anneannemden Masallar -ii- Kurt bir gün acıkmıştı…

Bu masalsı tekerlemeyi ilkokulda, okuma kitabından öğrenmiş rahmetli anneannem. Hiç unutmadığı gibi, o tatlı, nameli sesinden tekrar tekrar dinleye dinleye ben de bir  kısmını ezberlemiş durumdayım. 

Yarı hatırladığım kadar, yarı internetten bulduğum kadar… Kurt masalı şöyle bir şey: 

KURT MASALI

Kurt bir gün acıkmıştı
Dağlarda ava çıkmıştı

Bakınarak sağa sola
Geldi en işlek bir yola

Dedi: ”Bu çok güzel bir yer,
Bir kısmetim varsa eğer,

Ayağıma gelir kendi.”
Seçtiği yeri beğendi.

Geçti öyle hayli zaman
Bir katır çıktı uzaktan

Geliyor çifte atarak
Tozu dumana katarak..

Titretti bir sevinç kurdu,
Çıktı yol üstünde durdu.

Katır dedi: ”Kurt arkadaş!
Öyle uzak durma, yanaş..

Bilirim ne diyeceksin,
Açsın, beni yiyeceksin..

Ye, ne çıkar bundan, ama
Bak bir şey geldi aklıma

Etim pek tatlı bir ettir
Fakat kemiklerim serttir

Getireyim sana bir satır,
Kemiğimi onunla kır..

Madem ki son demimdeyim,
Böyle bir iyilik edeyim

Sana ölümümden evvel…”
“-Peki. Git de çabuk gel..”
Kurdu aldattı bir satır
Getireyim diye katır.

Geçti yine hayli zaman
Bir at göründü uzaktan

Kişneyerek şahlanıyor
Dağı kimsesiz sanıyor..

Titretti bir sevinç kurdu,
Çıktı yol üstünde durdu.

At dedi ki: ”Kurt arkadaş!
Öyle uzak durma,yanaş..

Bilirim ne diyeceksin,
Açsın,beni yiyeceksin..

Ye, âfiyet olsun ama
Bak bir şey geldi aklıma

Bilmiyorsun ne cinstenim,
Öğren aslım nedir benim

Getireyim berâtımı
Bildiğin arap atı mı,?

Yoksa huysuz bir beygir mi?
Bilinmeyen şey yenir mi?

Mademki son demimdeyim,
Büyük bir iyilik edeyim

Sana ölümümden evvel..”
“-Peki, git de çabuk gel..”

Getireyim diye berat,
Kurdu aldatıp gitti at…

Geçti yine hayli zaman
Bir koyun çıktı uzaktan
Titrek sesiyle meliyor
Güle oynaya geliyor

Titretti bir sevinç kurdu,
Çıktı yol üstünde durdu.

Koyun dedi: ”Kurt arkadaş!
Öyle uzak durma, yanaş…

Bilirim ne diyeceksin,
Açsın, beni yiyeceksin.

Ye, ne çıkar bundan, ama
Bak bir şey geldi aklıma

Ne oyunlar bilirim ben,
Bir kere gör de, neşelen

Eski sevincin azalmış,
Belli, gönülcüğün dalmış

Bir kederli düşünceye
Yiyeceksen neşeyle ye..

Mademki son demimdeyim,
Böyle bir iyilik edeyim

Sana ölümümden evvel.”
“-Haydi, oyna güzel güzel.”

Kurt aldandı bu oyunda,
Kaçıp kurtuldu koyun da.

Artık sular kararmıştı
Gece etrafı sarmıştı

Tenha, sessiz bütün yollar,
Ne gelen var, ne giden var…

Zavallı kurdun karnı aç,
Bir lokmaya bile muhtaç…
Akıtıyor gözyaşını,
Artık akılsız başını

Keskin taşlara vuruyor,
Şöyle söylenip duruyor:

“Bulmuştun bir âlâ katır,
Ye, düşünme gönül hatır…
Nene lâzım senin satır,

Kasap mıydın behey sersem?
Bana lâyıktır gebersem…

“Bulmuştun bir semizce at,
Ye etini, sırt üstü yat…
Nene lâzım senin berat?

Kadı mıydın behey sersem?
Bana lâyıktır gebersem…

“Bulmuştun bir âlâ koyun,
Ye de, uzan yüzükoyun
Nene lâzım senin oyun?

Köçek miydin behey sersem?
Bana lâyıktır gebersem…”

Kurt, zavallı, bütün gece
İnleyip durdu delice…

Gün doğarken işi bitti,
Açlığından ölüp gitti…

Orhan Seyfi ORHON

4 Yorum

Filed under çocuk, severim paylasirim

Kar Zinciri Paslanır Mı?

Benimki paslandı.

Karlı havada araba kullanmıyorum. Ancak bu şeyin bulundurulması zorunlu. Bulunduruyorum ama. Paslanmış pis şey. Bendeki evde durduğu yerde paslanmış, paslı paslı kullanan da vardır elbette.

Al işte.. Canımız bunları takanlara emanet…

 

5 Yorum

Filed under araba, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Anneannemden masallar -i- “Keçiyi içeri al”

Allah rahmet eylesin, anneannem çok güzel anlatırdı, ben hatırladığım kadarını, kendime göre anlatacağım: 

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde fakir bir kadıncağız varmış. Tek göz bir evi, minik bir ağılı bir de kümesi varmış. Eşi, üç çocuğu, bir ineği, bir keçisi, bir horozu üç de tavuğuyla yaşıyormuş… Ve felaket derecede de bunalıyormuş. Sürekli şikayet, sürekli dertlenme… “nasılsın?” demeye gelmiyormuş, kadın hemen “çocuklar da hasta, inek de huysuz, eşim de işsiz…..” diye başlıyormuş..

Derken bir gün, birisi kadına yukarı köyde yaşayan bilge bir dededen bahsetmiş. “ne derdin varsa ona anlat, hemen çözer” demiş. Kadın sevinmiş, almış bir sepet yumurta, bilgeyi ziyarete gitmiş.

Dağın tepesine yakınmış bilgenin evi. Havadar ve manzaralıymış ama kadın daha bilgeyi görür görmez söylenmeye başlamış…” ne uzak yere yapmışsın evini, çık çık geberdim, su gibi ter içinde kaldım…” diye.

Aksakallı bilge dede, anlamış kadının huysuzluğunu, ses etmemiş. Hediye sepetini almış, derdini sormuş kadının. Kadın nefes almış, “evimiz dar ve küçük, hem de…” diye başlayıp uzuuun uzun anlatacakmış ya, aksakallı dede, kesmiş sözünü… “derdin bu mu?” demiş, “bundan kolayı yok.. Hemen eve git, keçiyi eve al..”

Kadın şaşırmış, ama koskoca bilgeyi sorgulamak ayıp gelmiş. Eve gitmiş, keçiyi ağıldan çözüp eve bağlamış. Zaten dar olan ev bir de keçi kokmaya başlamış. Üç gün sonra kadın dayanamamış bilgeye koşmuş.. “aman efendi hazretleri ev dardı, bir de keçi girdi…” demesine kalmadan, bilge dede atılmış: “oh oh iyi, şimdi de tavukları al eve.. hadi koş”

Kadın şaşkın şaşkın eve dönmüş. Tavuklar kümes yerine evde gecelemişler o gece. Adım atılacak yer yokmuş, üstelik ev hem keçi hem tavuk boku kokmuş..

İki güne kadın dar atmış kendini bilgeye.. Ağzını açamadan bilge uzaktan seslenmiş: “Horozu da al eve, horoz dışarda kalmasın”

Kadın ağlamaklı, eve dönmüş, horozu buyur etmiş içeri… Artık koku bir yana, horoz evdeki herkese gaga atmış, gagalayamadığını mahmuzlamış; pırrr çırpınıp her yeri tüy toz içinde bırakmış; keçiye sataşmış, keçi çocuklara tos atmış; çocuk sofraya takılmış, yemekler ekmekler ortaya saçılmış; bir vaveyla ki o kadar olur. Adam sabah ezanı evden fırlamış, daha evvelden beğenmediği bahçıvanlık işi varmış bir tane, onu kabul etmiş, o gün başlamış işe…

Sabahı zor etmiş kadın, daha kapıdan çıkmadan bir çocuk gelmiş avluya, “bilge dedenin selamı var, bugün de ineği alacaksınız eve” demiş gitmiş.

İnek de girince, kapıyı zor kapamışlar o gece. Değil yatak serip yatacak, evde ayakta duracak yer kalmamış. Koku bir yana, gürültü kıyamet dayanılır gibi değilmiş. Huzur kalmamış, herkes ağlamaya bağrımaya başlamış…

Gün doğar doğmaz bilge dede kapıdaymış. “çıkar kızım ineği” demiş, gitmiş.

İnek ahıra geçince ev gözlerine kocaman gözükmüş. Diğer hayvanlar artık o kadar göze batmamış ama rahatsızlık bayağı azalmış sonunda.

Üç gün sonra dede haber salmış: “tavuklarla horozu da çıkarsınlar”

Ev bir kat daha genişlemiş, büyümüş… Eve bir huzur gelmiş, herkesin yüzü gülmüş…

Bir hafta sonra kadın kendi elleriyle sağdığı inek sütünden yoğurt, keçi sütünden de peynir yapmış, dedenin yanına varmış.

Dede gülerek karşılamış kadını. Bir süre sessiz sessiz manzaraya bakmış, huzurun tadını çıkarmışlar..

Bilge dede, “keçiyi çıkar artık” demiş. Kadın sevine sevine eve dönmüş, keçiyi ağıla bağlamış, evi silmiş süpürmüş, çocuklarla saklambaç oynamış, eli kolu sebze dolu gelen eşini gülerek karşılamış.

Ev saraylardan güzel, kırk odalı hanlardan geniş gözüküyormuş gözlerine. Hem evde hem içlerinde bir rahatlık bir huzur başlamış ki o kadar olur. Artık kimse hiç bir şeyden şikayetçi olmamış, şükrederek yıllarca mutlu mesut yaşamışlar.

Masal da burda da bit-miiş.

Ailemizde bu masala sık sık referans verilir. 

* Haline şükretmeyi bilmeyen, keçiyi içeri alsın…

** Bir dertten kurtulma arefesinde: “hele bir keçiyi de çıkarayım” 

13 Yorum

Filed under çocuk, ben yazdım, kültür, severim paylasirim

Nakil Yazı: Mutfağıma Altın Portakal Kazandırdım

Diğer bloğu iptal ediyorum, yazılar nakil geliyor:

02/03/2010

Eski perde bir şekilde haşat oldu. (*)

Ben de gittim perdeciden kumaş begendim yeni perde icin. Sectigim perdelik kumas aslinda oturma odasina ne bileyim, yatak odasina gidecek bir perde. Pek mutfak perdesi degil yani… Ama biraz iç açıcı olsun istedim.

Gitti eski perde, geldi yeni perde:

Perdede cart turuncu ve altın sarisi rengi karışık. bayagi hava vermis ama degil mi??? Her neyse, perdeden kumas artti, ben de epeydir dusundugum bir seyi uygulamaya koydum. Damacana kılıfı.

Perdelerimle takim damacana kiliflarimi kendim dikmedim malesef; ancak en kisa surede bir dikis makinesi edinmeye kadar verdim, kafam fikir dolu. Saniyorum biyolojik saatim mefrusat kursuna gitme vaktini çalıyor…

2 ayri modelden 1’er metre sonn derece janjanlı kenar süsü aldım Pendik’teki o meşhur tuahfiyeciden.. (kapali otoparkin yaninda hani.. adini hatirlamadim şimdi. gerci kenar süsünün de “fisto” gibi bir adi var ama onu da hatirlamiyorum : )) )

İste sonuclar:

Ve evet, ÇOK su içiyoruz. 3 farklı markanın suyunu kullanmaktayız :))

(*)  Bu konu önemli: Patlıcan közlerken közlematik’e değen perde alevsiz yanmaya uğradı. Ütüyü kumaşın üzerinde unutursanız hani önce sararır, sonra ütü şeklinde simsiyah yanar… Öyle. Ev yangınları da çoğunlukla mutfaktan çıkıyor zaten. Çok şükür ki Garanti ev sigortamız vardı, perde masraflarımız hemen ödendi… Kiracıya 10,000 TL’lik eşyanın sigortası 78, 20,000 TL’lik eşyanın sigortası toplam 128 lira. Değmez mi? Değer.. <

Yorum bırakın

Filed under ev işi, icatlar, severim paylasirim

Bi kutu eglence

Armagan oyuncakta 15 liraya, 5-45 yas arasi eglence. Bayram icin edinin, çocukları epeyce zapt edip eglendiriyor.. 8 cesit oyun, daha ne ?

3 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, severim paylasirim