Category Archives: alışveriş işleri

Dudak koruyucu tavsiyem

Dudaklarim cok catlar. Yaz kis.. bir de yolar kanatirim.
Bir cok markanin ruju cok asiri kurutur dudaklarimi. Ne zamandir şöyle düzgün bir ruj almışlığım yok. Al- At..
O kadar. Özellikle kalıcı ya da parlak gösteren rujlar mahfediyor…
En kotusunden bir sorun bu. en iyi cozumu de Blistex’te buldum.
Catlamasin diye çantamda gezdirdiğim bilyali olani. Lip Splash.
Motor yagi midir artik bilmem acaip nemlendiriyor.%100 memnunum.
—————-
Catlamissa, ki berbat bir şey.. Tedavi icin tupte olan Lip Relief kullaniyorum.
O da makyaj masamin üzerinde. Geceden sür, sabaha yepyeni oluyor dudaklar.. naneli de bişey. seviyorum kendisini..
Bilgisayarin onunde de Classic Lip Protector var. El altında bulundurmam şart bu malzemeyi :(
tavsiye ederim.
İkinci en iyim, LUSH Lip Balmları..
Ölü deriyi temizleyen ve kan dolasimini arttirarak dudakları tazeleyen Bubble Gum Lip Scrub ve ennn çatlak halinde bile dudaklarımı adam ediveren tatlı mı tatlı Honey Trap
Honey Trap
Son olarak da, The Body Shop’tan Kenevirli Dudak Koruyucu aldim, çantamda şu anda.. Mükemmel bir şey..

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, LUSH, saglik, severim paylasirim

AROMA’dan baskasini aramam!

gazli icecekleri sevmem. Ayran uyku veriyor. Sudan baska sey icmem yani yemeklerle…
Bir de meyve suyu. Ama saf meyve suyu…Aroma’nin %100 meyve sularini tercih edsiyorum; özellikle elma suyunu… en onemli sebebi diger markalarda hatta aroma cam sisedeki elma suyu bile bu kadar lezzetli degil.; elma sirkesi degil elma suyu iciyorum aromaninkinde. Hem  ferahlatici ve serinletici bir icecek.
Ve ta-daaaa
% 100 elma +kayisi
% 100 elma + seftali
% 100 elma + visne ve
%100 elma + portakal cıkarmislarrr. Nefis…
Nektar mubarek. Tavsiye ederim. Ozellikle portakallısına bayildim. Uzumlusu var miydi?
AROMA %100 PORTAKAL-ELMA SUYU


Hotmail: Powerful Free email with security by Microsoft. Get it now.

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, iştahlı işler

Bebek çeyizi hakkında fikirler

Yeni anneler, yeni anneanneler, sözüm size:
Bebekleri kat kat giydirmeyin…Bebekler annelerinden BİR kat fazla giymelidir. Hırtlamba gibi giydirilen bebekleri sicak tutmuyorsunuz, aslinda terletiyor ve rahatsiz ediyorsunuz..
Bebeklerin iç giyimi olarak eskiden zibin kullanilirdi, o günler geçti, boşuna zıbına para vermeyin. Bebeğin düşmemiş göbeğini incitebiliyor göbekten bağlanması nedeniyle. Sonra kucaga alırken sıyrılıp kolaltlarına toplanıyor bir de belini gobegini bir daha kapamaya calisiyorsunuz. huzursuzluk sadece..
bir bebegin en güzel en saglikli ve en koruyucu ic giyimi “yarim kol çıtçıtlı body”lerdir. askılı atlet tarzi olanlar gögsünü tam örtmez, uzun kollu olanlar hem giydirmesi zordur hem de bir ayda kisalir insani sinir eder. ayrica cocugun ellerini kollarini sikca yikayip sildigimizden, ya da elini kolunu bir yere sokarsa ne bileyim kusarsa diyelim uzun kollu body’nin kollari da batar, ustu basi komple degistirmek gerekir… en güzeli yaz kis yarim kollu body…
gelelim üst giyime: Hırkalar da gene kollu olmalari hesabiyla, cok kullanisli degiller. yelekten iyisi varsa o da suveterdir…

Bebek yeleklerinin en önemli sorunu materyali.. Orlon tarzi çok naylonumsu iplerle orulen yelekler daha tok duruyor ve elbette islenen modeli de daha guzel gosteriyor, lakin bebegi acaip yakiyor. Bu tür yelekleri hemen atın…

Ayrica, düğme konusu da onemli.. Bebeklerle buyuk insanlarin arasinda fark gozetmeyen yelek tasarimci teyzeler, bogazina kadar ilik oruyorlar yelegin. Bebekler boyunlarini dik tutamazlar. O yuzden boynuna denk gelen yerdeki dugme gıdıyı rahatsız eder. Pişik yapar… En iyi bebek yelegi yakası hafifce V yaka olanidir o yuzden. önluk takarken de rahat edersiniz.
yelek düğmeleri gercekten de zaman zaman sorundan başka bir şey değil. açılıyorlar, kopuyorlar..
aslında ben bebek yeleklerimizin tamamını üşenmeyip elden geçirdim. düğmelerini ilikledikten sonra hepsinin önünü dikip süverter yaptım.
geçir kafadan oooh bitti gitti.
hele yakasından burulmus yunden yapilma bir uckur gecirilen yelekleri gözüm gormesin…. boynundan baglamali yelek mi olur? bogulmasa bile agzina alip emiyor bebekler her seyi.. en kotu yelek fikri de o zaten…
Bebek corabi olarak satilan sacmaliklar da insani pisman ediyor. bir siracik lastik dikiyorlar, bebek tepinirken siyiriveriyor ayagindan… sonra tulumun ayak uclarina top olmuş iki çorap iki tane de buz ayakla kalıyorsunuz…
ya da aksi gibi acaip siki lastikli uretiyorlar tombul bacaklar boguluyor…
en guzel bebek corabi, konclu, bebegin tombul bileklerini sikmayacak kadar hafif siki ve bir sira degil bir parmak kalinliginda lastigi olanlardir.
bulabilirseniz, Mothercare’de çiftli satılanını bulduğum ve tavsiye ettiğim, Çorap Tutucu alınız. Harika bir icat!
Çorabın suslu puslu olanlardan ziyade pamuklu olanlari tercih edin. yikarken icini disina cevirin, corap icindeki pamukcuklar ayak parmaklarinin arasina kacip rahatsiz ediyor…
sonra devam ederim…

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, icatlar, severim paylasirim

e-kitap kurdu olmak icin e-reader ne eder?

e-kitaplar var artik.

bildigimiz kitabin tadini, kokusunu hatta agirligini veremeyecek, e-okuyucu denen entipuften araclara yuklenen elektronik kitaplar.
cok burun kivirdigim bir sey. adamakilli bir kutuphanenin guzelligini yasayan bilir.
neyse, cesitli e-kitap okuyuculari uretiliyor, yarin bir gun birilerinin elinde gorurseniz sasmayin. sony-amazon-benq bu ise girismisler, baska firmalar da var.
Allah biliyor ya, Arcelik Beko filan da yapar birer tane, san seref icin koyar bir koseye…
e-reader’lerde fiyatlar 500-1000 TL arasi ki fahis otesi fahis bir rakam.
dahasi henuz Turkce karakterleri desteklemedigini ogrendim. Desteklese ne olacak? kac tane kitap okuru var ki..
google’in yalancisiyim: 2009’da en cok satan yerli kitap listesinde birinci sirada ASK adli kitap var ve yaklasik 400,000 satmis.
20. sirada Hamdi Koc var, inanin adini ilk duyuyorum.. belki kitaplarinin adini duymusumdur.
16,000 satmis.
40. olsa listede herhalde 25 adet filan satmis diyecegiz…
baska da bir sey yok. e-kitap okuru kac adet olacak ? cok merak ediyorum. ama e-reader ureticileri merak etmiyorlar belli ki ellerinde daha saglam istatistik var.
Turkce destegine gerek gosterecek bir rakam degil herhalde…;)
*-*-*-
bir yıl sonra edit: Kindle aldım : )

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ben yazdım, kitaplar, saçmasapanlıklar, severim paylasirim

Chemist Direct’ten alisveris etmeyin

30/12/2009’da bir siparis verdim. Deep Heat Spray diye bir urun. 

karttan da odemeyi almalarina ragmen urun gelmedi. urunu takip edebilmek icin bir kod gerekli, kargonun uzerindeki barkod yani. 
oyle bir takip numarasi da vermiyorlar. 
bekle de bekle hic bir sey yok. 
bugun 01/02/2010 oldu. para iadesi istedim. bakalim ne olacak??
benden soylemesi, bu siteden alisveris etmeyin.

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, şikayetlerim

vestel reklami: hos ve bos

vestelden beyaz esya alana vestron baskili nevresim  takimi hediye ediliyor.
Da bunu nasil bulmus kim bulduysa…
* Vestron nedir?
* beyaz esya satin alanlar 6-10 yas arasi bir erkek cocuk sahibi olmak zorunda midir?
* reklamcilik bu kadar kolaysa kendimi hacamis miyimdir?

İlla bir sey vereceksen buzdolabi alana saklama kabi ver. Camasir makinesine mandal ver. Firin icin kek kalibi, ne bileyim tencere ver gitsiN. Alan adam da kullanir bari. Nevresim ne be?

Acele acele yataga gitmek isteyen cocuk fantastik bir sey zaten. Cocuk dedigin ‘yatmiycaam’ diye aglar tutturur.
Bir de fantastik kucuk beyimiz carsaftaki desenle hos bes ediyorsa o evde 6. His filmi cevrilir diyorum…

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, reklamlar, saçmasapanlıklar

çiklet/jiklet/ciklet yani sakiz meselem

ben kucukken, (cânim 80’ler) bakkallarin en temel satis urunuydu ciklet. renk renk cesit cesit ciklet bulunurdu.
sakiz cigneyene pek iyi gozle bakilmaz, kotu kadinlara has bir eylem olarak nitelendirilirdi. hele erkek cocuklara “sakalin cikmaz” diye engel olunurdu..ama gene de sakizi severdik.
bir donem kakaolusu bile cikmisti.
sakizlar gum mayasi icerirdi. sekerliydi, aromalari harikaydi. gerci cok acaip yapisirdi, yapismayan sakiz cikinca cok sasmistik. ama guzeldi ya.
simdi toybox haricinde cocuk cikleti kalmadi. delirmemek mumkun degil…
ciklet piyasasi eriskinlere yonelik urunlere agirlik verdi nedense. tamamina yakini tatlandirici iceriyor ki cocuklara verilmemesi icin en onemli sebep.
dandyler vardi. besli draje gibi olanlari, ikili top gibi olanlari jelatine sariliydi..onlari cok ozledim.
tipitip vardi, karikaturlu..karsi tipitos vardi. :)
turbo vardi, araba resimleri cikardi icinden. erkek cocuklar sadece onu alirlardi.
minti vardi, acaip naneliydi. olsa da cignesem..
“ask budur…” cikmisti.
nasil oldu da kalktilar piyasadan bilemiyorum.
uzun ince dikdortgen olanlari vardi. ayri ayri aliminyum ambalajlara sariliydilar. besi bir arada bir pakette olurlardi. nasil bir muzlusu vardi anlatamam..off.
bir de nanelisi vardi, spearmint. yol tutmasina karsi satilirlardi otogarlarda.
arap kizli mambo vardi, ege sakizi..yesil civril…
neden?
baska neler gidecek???
edit 12/03/2010: arap kizli olan mabel imis. ondan buldum gecenlerde aha da resmi
fakaaat acaip naneli cok kotu bir tadi var… :-8
bir daha almam herhalde…

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, ben yazdım, kültür, severim paylasirim, soruyorum

Penti’den memnun degilim

Memnun degilim derken: cocuk coraplarini seviyorum. Kizima cok guzel,renkli desenli sahane coraplar aliyorum. kendime de hamileyken bile kilotlu corap bulabildigim icin tesekkuru de borc bilirim.

ama kendime ne zaman pantolon corabi alsam fos cikti.
lastik koymuyorlar coraba.
coraplar iki adim sonra bilegime iniyor….
corap jartiyeri alacak da degiliz herhalde. hayir oyle incecik baldirlarim da yok ki lastik var ama tutmuyor diyeyim…
lastik yok kardesim. lastiksiz corap nasil olabilir??
gercekten ince bacagi olanlar kesinkes uzak dursun. pazarda elli kurusa satilan pantolon corabi bundan iyidir.

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, saçmasapanlıklar

Biri bana gelsin o da sensin…

İki aydir filan kafama takildi. Neden saatlerde yelkovana ihtiyac olsun ki? Akrep yeterli. yeterince detaylandirilmis bir kadran ve yeterince uzun bir akrep dakikasi dakikasina saati bildirebilir…

Hatta hatta neden 1-12 arasi rakamlar var kadranda? 24 saati gosterse ya saat???
Adamlar dusunmus yapmis.
bunlardan biri bana gelsin diyorum baska sey demiyorum. Bir de isikli ise tam bana goredir…baska da saat takmam bundan sonra…
Bu konudaki en kapsamli site Andre’ninki.. : http://www.24hourwatch.info/ fiyat araligina gore cesitleri incelemek mumkun.
bugun sunu da buldum nette:
cok guzel. karanlikta parliyor.
benim gibi cins bir adamin, Dave’in sayfasi… bir cok ortak noktamiz var 24 saatlik saatler uzerine. : http://www.daveltd.com/lindes/watch.html
bu da iyi bir site. http://24hourtime.info/
Lafi gecmisken, Zamanya diye bir kitap var, bir de Momo.. bunlari da burada anmakta ve ovmekte yarar goruyorum..

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, severim paylasirim

“Bir daha Tefal ütü alirsam ellerim kirilsin” mi diyeyim, ne diyeyim?….

Anneannemin Rowenta markaydi galiba; bir ütüsü vardi, rahat 20 yillik filandi. Zamaninda toprakli priz olmadigindan fişi kaç kere yanmis, sonra en yakin elektrikci tarafindan ucu yarim yarim fisler vardi, onunla degistirilmisti. Kablosunun etrafi orgu bir seyle sariliydi. Anlayan anlamistir. baska da enn  ufak bir arizasi olmamisti. 

Universiteyi kazandigimda anneannem artik buharli utu kullanmaktaydi ve bana verdi eskisini. Ufakti filan ama benim icin mukemmeldi.Cok isime yaradi en az 5 yil da ben kullandim. Kaya gibiydi… Altina tülbent sermezsen, naylon karisik kumaslardan yanardi alti. Vimlerdik ayol.. Sirkeyle silerdik mis gibi olurdu…
Yurtta az kahrimizi cekmedi. Bir tas su alirsin yanina, utu odasina inersin. Bir elinle su serpersin kumasina, biraz basarsin utuyu “cossss” eder. Kilic utu yapardik gazete kagidi ile. pileli etegimi utuledim kac defa…
Utu son biraktigimda calisiyordu. Belki hala calisiyordur. Simdi bulsam oper basima koyarim onu….
Utude zaman kaybetmek en sacma sey zaten. Hic sevmem utuyu.. Safi adam/saat isgucu ve elektrik sarfiyati…
Evlenirken heves ettim, Tefal’in o zamanki en iyi utusunu aldim. her yil tamire gitti, ilk iki yil garantiden, ucuncu yil gene gumledi. gitti geldi servise kac defa,en sonunda almadim servisten dunya para istediler tamir icin. ben gidip almayinca atmislar zaten.
internetten gene Tefal program 8 model utu aldim. yeni cikmisti.
gene ayni numara… yilda bir-iki tamire.
parcasi degisti en son. garanti suresindeydi, ucretsiz degisti.
ayni parca gene bozuldu.
degismiyorlar. neymis utunun garantisi bitmis.
e parcayi degistireli bir yil olmadi ki?? takilan parcanin garantisi ayridir; artik sagir sultan bile duymustur, bilir bunu.
anlat anlat, dilinde tuy bitse adamlarin umru degil.
85 lira istediler. vermedim,gittim geri aldim utumu servisten
yemin ederim, benimle ayni anda 5 adet program 8 model utu sikayeti vardi o anda.
gozum gibi bakiyorum utuye bozulmasin diye.. kullanma klavuzunda ne diyorsa yapiyorum. dusurmedik, sirf o salak kirec onleyicisini temizlemek icin eve beyaz sirke aldim….. Ne fayda.. icine zaman ayari mi koymuslar nedir, garanti bittigi anda pert oluyor alet..
sirf utu mu ki? kettle’lerim, blender’im…dusundukce deli oluyorum.
Tefal servisi acacagim kafaya koydum. Her tefal urununden dunya para kirarim…
Tefalle isim bitmedi, yerim bitti, devam edecek……..

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, ev işi, saçmasapanlıklar, şikayetlerim