Category Archives: alışveriş işleri

Genç kız olmak…

-*-*-*- Genç kızlara özel yazı-*-*-*-

Güzel ve akıllı kızım…

10 yaşından itibaren hayatının yeni bir dönemi başlar. Genç kızlık. Çok güzel ve çok hassas bir dönemdesin.

İçten içe bir çocuk olsan da, vücudun seni büyümeye, anne olmaya hazırlar. Annelik kolay bir şey değildir, o yüzden hazırlık da yavaş ve uzun sürer.

Yaşıtın erkek çocukların gelişmesi senden daha geç olacak, senin geliştiğinin farkına bile varmayacaklar. Ama gene de, bir genç kız olarak, biraz daha dikkatli oturup kalkman, kendine biraz daha özen göstermen lazım. Yavaş yavaş küçük bir hanım oluyorsun. Bir hanımın davranışlarını kopyalayıp, kendine uyarlamalısın.

Nezaket her zaman bir pelerin gibi üzerinde olmalı. Ve bir genç kızın sakin ve gururlu olması en güzelidir. Çok merak ettiğin binlerce şey var, biliyorum.. Hepsinin sırası gelecek. :)

Artık pembeli, ayıcıklı, süslü kıyafetlerde değil gözün. Daha hanımsı, daha zarif kıyafetler ve takılar arıyorsun kendine. Diğer arkadaşlarınla rakip gibisin, hiç tanımadığın kızların giysilerini, saçlarını süzüyor olacaksın yakında. Kendi tarzını bulmak üzeresin, iyi haber: çok güzel olacaksın…

Sana en uygun şey, her zaman en beğendiğin şey olmayabilir. 10-15 yaş arası bir genç kızın topuklu ayakkabılar, parfüm ya da makyaj hevesi doruktadır.. Ancak, daha erken güzelim..

Topuklu ayakkabı bir denge ve ayak tabanındaki kemiklere işkence aletidir. İki parmağının kalınlığından daha yüksek topuk, sana mutlaka rahatsızlık olarak geri döner.. Hep babet giy demiyorum, giyeceğin ayakkabının topuğu ölçülü olsun. Yirmili yaşlarında, stilettolar seni bekliyor zaten. Bu yaşta ayak parmaklarını sakatlamazsan iyi edersin.

Parfümlerin çoğu alkol içerir ve alkol de cildin için hiç de uygun bir sıvı değildir. İyi parfümler çok pahalıdır, ucuz parfümler ise kesinlikle rezildir. Kullanma.

Makyaj… Makyaja gelince, üç kural var

1  : Kozmetiğin her alanında mümkün olduğunca doğal içeriklerden yana ol.

2 : Kozmetik ürünleri kimseyle paylaşma. (Kimseye sürdürme, kimseninkini sürme…)

3 : Herkes ne yaparsa yapsın, boşver. Sen koyun olma.

 

En güzel cilt, temiz olandır. Cildini her gün saf gülsuyu damlattığın pamukla silmeyi ihmal etme. Cildin yağlanmasını, siyah noktaları engeller. Bütün o pahalı jeller meller hava civa.. Gülsuyundan şaşma!

 

Dudak koruyucu kullanabilirsin. Hafif renklendirilmiş olanları da var.. Ama şeffaf olanlarını tavsiye ederim. Renklendiriciler bile zararlı kimyasallardır. Dudaklarının kendi doğal pembesini şeffaf bir koruyucu ile vurgulasan yeter, sadelik her zaman asil durur.

Oje, şirin bir şey. Seviyorsan, her rengi güzel. Lakin unutma, iyi bir marka al. Tırnaklarını havasız bırakır oje, o yüzden az sür, kısa süre sür. Asetonsuz oje çıkarıcısı kullan.  Aseton tırnağın üst yüzeyini hırpalar.

Fondöten: iki kelime. “uzak dur”.

Kalem-Far-Rimel: 15 olmadan, heveslenme. Genç kızların makyajı, onları malesef bir cüce-kadın kılığına sokuyor. 15 olunca, annenle bir konuş bu konuyu…

——–

Genç kız olmaya başladığını nasıl anlarsın? 

Bu kısım, nedense herkesin konuşmaya utandığı kısımdır… Genellikle bacaklarındaki tüylerin koyulaşması ve terlediğin zaman kol altlarının garip kokmasından.. Hormonların saat gibi çalışıyor demek ki. Çok iyi. Bacakların için tüy sarartıcı ya da ağda öneririm. Jilet? ASLA!  Tüy dökücü kremler de bir yere kadar işe yarar ama en iyisi bence veet/sesu hazır ağda bantları.

Kol altlarına gelince, bir sene içersinde bu bölgede de tüylerinin rengi koyulaşacak, haberin olsun. Vücudunda el ayak tabanları ve dudaklar dışında tüyle kaplı olmayan pek bir yer yok zaten. Belirli bölgeler de hormonlar işe koyulunca, renk değiştiriyor, kalınlaşıyor işte. Çözüm var: Ağda! Evet bıktırıcı.. Ama ileride lazere gidebilirsin ya da depilatör makinelerden bir tane alabilirsin. Onu sonra düşünürüz..

Kol altlarına her banyodan sonra roll on/deodorant sürmeni öneririm.  Terlemeyi önleyen “antiperspirant” değil, ter kokusunu önleyen “deodorant” ürünleri seç.

Tüy demişken, bikini bölgesi dediğimiz alanda da tüylerinin koyulaşması normal. Zamanla iyice koyu renk aldığında rahatsız etmemesi için onlardan kurtulmak isteyebilirsin.. Bölgenin hassas olması nedeniyle, tüy dökücü krem ya da ağda bantları çözüm olabilir. Bu kıl-tüy işlerinde ailende en yakın bulduğun anne/abla/teyze/hala sana mutlaka yardım eder. Kimse alay etmez merak etme, hepimizin başından geçti bunlar.. Üstelik bunlar çok güzel bir dönemi gösteren işaretler, anneler çok sevinir minicik kızları bir genç kız olunca..

Vee en güzeli, en geç 13 yaşında göğüslerin gelişmeye başlayacak. Biraz acır, bu da normaldir. Birisi diğerinden farklı büyüklükte olabilir, normaldir.

2012-12-28 14.39.14 LCW‘de  gördüm, T-shirtlerden belli olmaması için özel bir katı olan fanilalar/atletler var, hemen bir tane al. Rahat edersin.

Sütyenin zamanı da geliyor artık. Penye ve iki katlı (ince bir sünger tabakalı) olan sütyenler idealdir. Sentetik olanlara heveslenme. Sağlıklı gelişmen için gerekli boyda almalısın. Ayakkabı gibi, “büyüyünce de giysin” diye sütyen azıcık büyük alınmaz. Tam uygun olanı en iyisidir. Büyüyünce, bir tane daha alırsın olur biter.. Unutma, alttan destekli yani telli sütyenler gelişme çağındaki göğüs dokusuna zarar verirler, tam olarak gelişene kadar, telsiz sütyen almalısın.. Veee, yatarken çıkarmayı unutma!

Son olarak, göğüs gelişiminden iki yıl sonra, âdet görmen beklenen bir durumdur. İşte ilk âdetle, tam bir genç kızsın. Tebrikler küçük hanım..

Not: Sormak istediğin bir şey varsa, mail adresim yukarıda. ;)

Annelere not: 10 yaşından önce ergenlik belirtileri, “erken ergenlik”tir. Lütfen doktora danışınız. Ve lütfen eve organik olmayan tavuk sokmayın; erken ergenlikle ilgili hangi doktorla konuşsam hepsinden aynı lafı duydum: “tavuğu kesin”

25 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, insan olmak, kültür, saglik, severim paylasirim

Evde tertip, Çekmecede tertip…

Bir başka icatla karşınızdayım. İcadı yapan İKEA.. Kullanan İpekAG..

 

2012-09-07-12-51-261

Bu benim geçen sene kullandığım, İKEA çekmece içi duzenleyicisi.  Gerçekten işlevsel. Çekmeceyi de düzenli tutuyor, ürünleri de gruplandırdığından insana bayağı vakit kazandırıyor.. Bir tane de banyoda var, sabun, krem, ivir zivir bulunan çekmeceyi tertipliyor kendisi. Memnunuz.

2012-09-07-12-49-111

Bunu bu sene aldım. Bence öbüründen de iyi bir düzenleyici..
2012-09-07-12-59-441

 

Görüldüğü gibi iki katlı. Daha da ince ayarlı bir düzenleyici oldu benim için.. Çekmeceye sığmadı bu, onun dışında tavsiye ederim. Dikiş/hobi kutusu da olur, çocukların odasında lego/boya kalemi düzenleyicisi de..

 

 

 


7 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, bakımlı hatun, ev işi, icatlar, kozmetik, severim paylasirim

Ikea treni nasil kurulur?

image

Lillabo adli ilk set kolay. 8 seklinde kur, gitsin.. Biz tuttuk bir de V seklinde iki parcasi olan ray setini de aldik. Sonra da epeyce dovuserek, ikisini beraber kurmayi basardik.

Çabam bosa gitmesin diye fotografini da cektim. Umarim yardimi dokunur.

Yılbaşında 3-9 yaş arası her erkek çocuğu için güzel bir hediye. Basit ve sağlam.. Evladiyelik..

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, çocuk, severim paylasirim

İmkanlı imkansızlık…

80’lerde, ben büyürken, mütevazi bir gelirimiz vardı. Annem ev hanımıydı..Yediğimiz içtiğimiz, giydiğimiz gördüğümüzden geri kalmazdık ve para da birikirdi bir şekilde. Ahım şahım zengin bir aile değiliz, ama ortadirek de sayılmıyorduk. Genelde herkes tasada ve sevinçte birdi…

Amma…

*-*-*-*

Öğretmenimin kendi kızı da bizim sınıftaydı. Sıra arkadaşım, hatta gerçekten kanka‘mdı. Ve sınıf arkadaşlarımızdan birinin babası Kıbrıstan bir bebek getirip hediye etmişti arkadaşıma. Bayağı plakları vardı bebeğin, şarkı söylüyor, konuşuyor ve -sıkı durun- yürüyordu..

İlk şoku atlattım. Ben pek öyle evcilik oynayan çıtı pıtı ev kızı olmadığımdan, kriz geçirmedim ama çok beğendim. Acaip beğendim. O zamanlar barbie bile yok Türkiye’de, o kadar söyleyeyim. Kelebek gazetesinde, Burda dergilerinde, ne bileyim almancıların getirdiği Kaufhof dergilerinde filan görebiliyoruz.. Şaşım şaşım şaşırıyoruz evi olan, giysileri olan bu bebeğe.. Yürüyen bebek çok fena acaip geliyor. Babama söylüyorum bir tane istediğimi. Neden olmasın, kız dediğin bebek sever.. Babam alımkâr oluyor. Bulamıyor. Piyasada öyle bir bebek yok. Pilli bebekler var, konuşabileni, iki dilde şarkı söyleyeni.. Ama yürüyen yok. Anaa, kalıyor muyum öyle? Öğretmenimin evine gittiğimde vitrine konmuş bebeğe kısaca bakıp geçiyorum. Bir süre sonra da çok dert etmeyip unutuyorum. Çünkü sadece bende değil, hiç kimsede olmayan bir şey.. Eh, elle gelen düğün, bayram..

*-*-*-*

Sonraaa… Ortaokul senelerinde iddialı bir müzik öğretmenine düşüyorum.. Tam bir sanatçı. Her şeyi çalıyor, besteleri var.. “herkes bir şey çalacak” diye başlıyor. Birşey çalmak yetenek gerektirmiyor, notaları öğrenip, ilgili bölgeyi de belleyip do notası lazımsa do’ya basmak kâfi. Âlâ.. Çalalım..Ne çalalım? Gitar çalalım.. Ama gitar çalmadan önce, mandolin çalmak lazım diyorlar. Haydii, mandolin arıyorum. Babam hiiiiç sıcak bakmıyor çalgı işine.. “çalgıcı mı olcan?” şeklinde bir argümanı var, delemiyoruz.. Kendisi  namlı bir “müzik kulağı olmayan insan”; lisede koro çalışmasında öğretmen doğrudan “oğlum sen söyleme, herkesi şaşırtıyorsun, ağzını oynat yeter” demiş, o derece.. Bende de çok bir yetenek yok biliyorum ama istiyorum..Neyse bir şekilde, kuzenimin eskiden heves edip aldırdığı ancak dolaba attığı bir mandolin çıkıyor ortaya..

Acaip seviniyorum, kılıfı bile var.. Ne güzel.. Pena da alıyorum kırtasiyeden. Nay nay nom okula gidiyorum. Öğretmenim tellerin yanlış bağlandığını, mandolinin solak olduğunu söylüyor! Bazı teller de paslı zaten, “bir müzik dükkanına götür, hallederler” diyor. Eve gelip durumu bildiriyorum, babam kesinlikle yanaşmıyor. Mandolin havlu dolabına kalkıyor, bütün yıl orda kaldıktan sonra kuzenimgile iade oluyor..

*-*-*-*

Veee 80’lerin fenomeni Blue Jean dergisi. Oy ne modern, ne fantastik bir şey. Şarkı sözleri, sanatçı posterleri.. Stickerler.. Yörüngemiz şaşıyor, deli gibi alıyoruz dergiyi. Çok da güzel.. Ve dergide yayınlanan Dünya Gençlik Merkezi ilanları.. Aklımı alıyor. Aslında mekan İstanbul’da, Osmanbey civarı bir kırtasiye irisi. Ama her şey ithal, her şey janjanlı. Deli divane oluyorum ama ben nere, İstanbul nere… Bir türlü gidip bir şeyler satın almak mümkün olmuyor, bu benim tüketim çılgınlığı ile ilk temasım, zehiri ilk alışım olarak tarihe geçiyor.

Üniversiteye gelene kadar DGM’ne gidemiyorum. En sonunda gidiyorum, salyalarım akmıyor belki, hatta burun kıvırıyorum “bu muymuş?” diye.. Sonra.. kapanıp gidiyor zaten..

*-*-*-*

bunlar da böyle, birikmiş anılarım işte..

Yazının sonuna not: gercekten de insanların bir şeyleri çalabilmesi, müziği bir hobi olarak hayatlarına sokabilmeleri lazim. Çocukların yuzde 20’si bir şey çalmaya istek duyarken, erişkinlerin yüzde 70’i keşke çalabiliyor olmayı istiyorlar.. :(

6 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, ben yazdım, severim paylasirim

Huyu melek, yapar Melek…

Bugun siparisim geldi!
Tombala kadar geleneksellesmesini bekledigim yilbasi meleklerim geldi.  Meleklere ozel bir ilgim vardir ve bunlari görünce bayıldım.
Viktorya’nin sirri da degil hem. Ugurlu 2013 meleklerim iste buradan ve bunlar oluyorlar…

image

image

image

image

Kizim cildirdi.. Tam kucuk hanimlarin sevecegi bir yilbasi hediyesi..

6 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, el işi, icatlar, severim paylasirim

Dünyanin en iyi göz kalemi

image

332 numarali bu kalemi Watsons’ta tesadüfen buldum.

Acilen içeri daldım, “işimi görsün, ucuz olsun” diye aldım, bir pırlanta çıktı. Piyasada ne kadar varsa alayım, ömür boyu kullanayım istiyorum su an.

Renginin tonu, sürüşü.. Çok yakıştı.. Ho hoyt…

Blogu da kozmetik kokoş bloguna dönderdik ya, hayırlısı…

4 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bakımlı hatun, kozmetik, severim paylasirim

Kuşbakışı Lila Kutu Kasım

Lila Kutu Iyi ki doğmuşsun. Gümüş kutu tıka basa dolu geldi. Tarifemi değiştirdiğim için az kaldı alamıyordum bu ay… :((

En güzeli, yapma da olsa, tek dal Lila Gül oldu.. <3

lila kutu ipekag

Maşallah demem lazım, kutu krallara layıktı. Belli bir yoğunluk bekliyordum, ama bu kadarını değil…

Benim bu ayın kutusunda en dikkatimi çeken şey, minnacık kavanozda iki küçük kurabiye oldu. Biri daire şeklinde biri kalp, ikisine de mor renk şeker hamuru kaplaması ve süsleme yapılmış. Lila renk bir kurdele ile fiyonklanmış broşüre göre Can’ım Pastam tarafından üretilmiş. Gittim baktım sitelerine, Gülşah hanım hakikaten becerikli bu şeker hamuru işinde… Ayın 8’inde üretilmiş, bugün 15’i oldu… ama dayanamadım yedim. Bişey olmaz herhalde.. Napalım vebali Yurtiçi kargo‘nun boynuna…

Bu karanlık fotoğraftan daha iyisini bulamamışım koyacak.. her ne ise, link mink koyarım inşallah.

İkinci olarak sevgili aşkım/”Lushkım” Lila Kutuya girmiş.. Imperialis , karma ciltlerin nemlendiricisi.. Güzellikte birinci. Bir çok insan LUSH‘u bununla tanıyacak, ne şanslılar…

Sonraki, el kremi. Güllü. Resminden de belli zaten… Gül kokusu sevmem, bu üründe baskın olmasa da saf gülsuyu kokusu aldım. Sürdüm, nemlendirici ? Evet, belki. Sonra kutu incelemesi… Aha, bulgar malı. Çöööp. Alırım marketten 1 Liraya Arko, onu sürerim de bunu sürmem… Dünyanın en iyi en klas güllerini yetiştiriyoruz ülkemde.. Güllü ürünü ithal etme fikri ne kötü…Dönüyoruz kutuya….

Vakit az, ruju inceledim.. AlixAvien.. Ambalaj etiketle kapatılmış, güzel. Açtım, mat kırmızı bir renk. İddialı..Ayşenur Yazıcı rengi.. Evde deneyip bakmalı, şimdi işyerinde nasıl durur bilemedim…(çaktırmadan sürdüm.. kıpkırmısı.. sevdim, gündüz için bencileyin beyaz tenlilere iddialı bir renk. ama gece için… gideri var)

Argan yağı, kesinlikle her eve, her saça lazım. Lütfen iyisini kullanın, her sarı renk yağı Argan diye satıyorlar.. Şaça şifadır argan.. Kendi argan’ım bitmedi daha, ama bu Kitoko‘yu da ilk seferde deneyip yorum yazacağım… Argansız saç olmaz olsun… (harbi memnunum ben bundan, bakınız şuradaki yorumum)

Femfresh: genital bölge temizliği icin ıslak mendil. Bir tanesini açtım, kucuk bir islak mendil iste. Cok bir sey beklemiyorum zaten bu urunden. Denemedim, ancak boyut ve verdigi duygu acisindan kullanissiz buldum.

* Nazilli sepeti.com’dan %10 indirim brosuru.. Hep bildigimiz iri iri laflar. Dogal urunler bikbikbik. Markette satilanlar plastik cunku.. Laylondan.
Brosurde”organik” kelimesini itinayla kullanmamislar. Bilemiyorum. Gereksiz.

* rareblossom urunleri lila kutuda %40 indirim tanitim brosuru.. Bakiciiz artik. Neden olmasin?

* deminki rujun diger urunleri icin 10 Tl indirim kuponu. Alix Avien kullanan var mi? Bonkorluk edebilirim.. Olmadi, freecycle.

* monoderma e vitamini kapsulu. Bak bu entersan. Gerci sitede de, brosurde de nasil kullanacağımız belirtilmemiş ama, bi google, gece yatmadan yuz, boyun ve dekolteye uygulanıyor. Bu gece bir tane surdum. Uc tane var toplam numune, bir etki hissedersem alirim bunu.

Geriye kalanlar: vanilyali maske, rare blossom sampuan ve sac jeli, gliserinli sabun.

Devami az sonra…..

Aslında benim sana bir doğum günü hediyem olmalıydı Lila, bu kadar dolu bir kutu, bir de ustune 10 liralik puan… Ne diyeyim,çok şekersin, teşekkürlerimle…

Nice yillara, hepberaber…

13 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bakımlı hatun, kozmetik, LUSH, severim paylasirim

Yurtiçi Kargo ne tembelsin.. Kasım Lila Kutu’m nerdesin??

Kargo Detaylı Gönderi Bilgileri
Gönderi Bilgileri
Gönderi Tarihi ve Saati : 10.11.2012 – 12:13
Gönderi Belge Numarası : BMcccccc
Gönderi Kodu: 11111111111111
Teslim Birimi ve Telefonu : xxxxxxxxx
Gönderici Adı : EL** SA** ******************
Gönderici Adresi : HA** MU** ******************
Alıcı Adı : IP** AG** ******************
Alıcı Adresi : ÇA** ÇÖ** ******************

 

Teslim Bilgileri
Teslim Durumu : TESLİM EDİLDİ
Teslim Tipi : Adrese Teslim
Teslim Tarihi ve Saati : 14.11.2012 
Teslim Eden Birim : xxxxxxxxx
Teslim Alan : KAŞE

4 Gün… Şehir içi….. Nerelere gitmiş gelmiş…Şimdi detaylarda gözükmüyor, ben kopyalayana kadar silindi geçmişi.. Kadıköye gitmiş gelmiş kargo ya…

Röööeaaaahh..

Bir de ben çıktıktan sonra teslim edilmiş, yarın sabah göreceğim kendisini…

Tam sabır testi oldu bu…

Yurtiçi kargo, aşkolsun. Şikayetçiyim, mağdurum…

:P

 

 

5 Yorum

Filed under alışveriş işleri, bakımlı hatun, şikayetlerim

Kabak konusu

image

Tatilden gelirken bir tane de balkabağı aldık. Yol kenarında köy pazarları vardır ya, oradan türlü çeşitli şey aldık, bir de bunu aldık.

Çok becerikli olduğumdan değil, heves işte. Bakalım başına ne gelecek….

Araba tıklım tıkış, bi de bu girdi tam oldu..

İlham verici olduğu kesin,

kızım anında bir şiir yazdı Kabağımıza.

Kızımın şiiri huzurlarınızda,

kabakla ilgili tarif bilen

mail göndersin hemen

 

image

 

KABAK

Kabak, kabak, çok tatlı ve ak

Kabak, kabak, kilosu bir lira,

Alalım hemen bir kabak.

Kabak,kabak al sana bir kapak.

Kabak, kabak, çok tatlı

Çok ucuz, çok leziz ve ak

Tam yemeklik bu kabak.

Hele bir tadına bak,

vitamin bombası

güzel olur çorbası,

Hemen isterim bir kabak..

2 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, iştahlı işler, severim paylasirim

Bi kutu eglence

Armagan oyuncakta 15 liraya, 5-45 yas arasi eglence. Bayram icin edinin, çocukları epeyce zapt edip eglendiriyor.. 8 cesit oyun, daha ne ?

3 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, severim paylasirim