özür dilemek bir erdemdir (son paragrafin tekrari)

En önemlisini en sona sakladım, bugünlerde hiçkimse adam gibi özür dilemiyor
varsa yoksa “KUSURA BAKMAYIN”
niye bakmayayım kusura? bana karşı işlenmiş bir kusur bu. Pasa gönlüm isterse bakarım istemezse bakmam, sana ne?
Çabala da kusur işleme.
kusura bakma cümlesi bir tek azarlarken yakışır.
“kusura bakma ama tam bir hödük gibi davranıyorsun”
hakareti yumuşatır.
bir başka özürün etrafından dolasan, özür dilermiş gibi durup da özür dilemeyen laf da şu: “AFEDERSİN”
ETMEM.
Kesinlikle af etmem, affıma güvenme. İşini düzgün yap.
En kötüsü de, amerikanca’dan dönme, sırıtan bir laf:  “ÜZGÜNÜM”
Nerdeyse, seni üzdüğüm için ben özür dileyecek hale geleceğim değil mi bu lafla? …
Üzül istediğin kadar. Önceden düşünseydin….
Hatalı taraf karşıdakinden ÖZÜR DİLER. “Özür dilerim” der. Daha iyisi “özür diliyorum” der.
O zaman bir ihtimal büyüklük bende kalsın diye düşünürüm.
işte böyle…

4 Yorum

Filed under insan olmak, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Özür dilemek bir erdemdir.

kabul ediyorum, "kabahat samur kurk olsa kimse üzerine almazmış". Lakin,hepimiz insaniz, az ya da cok er ya da gec hatalar yapıyoruz. Hatanın büyüklüğü önemli tabi ama ne olursa olsun, muhatabından özür dilemek de bir erdem, buna da kimsenin itirazı olmaz herhalde.
Denge Sağlıklı Yaşam Merkezi diye bir yerden muayene icin randevu aldim. 9:30’da baslıyacak islemimiz. 9:15’te oraya vardim, kendime bir kahve soyledim.
Doktorun benden once hastasi olmadigini veznede sordum ogrendim, icim rahat aksama olmayacak. Doktorumun katina girdim, bankodaki reprezanakiritanmusteriyedonukbakanaklibirkarishavada hostes kizlara kendimi tanittim. "Oturun biz size haber vereceğiz" dendi
kahvem geldi.
Hostes beni "ölçüm" yapmaya cagirdi
benim ölcümle alakam olmadigini, diyetisyene gelmediğimi, baska bir islemim oldugunu soyledim.
bes dakika icinde bir daha cagirdi.
daha sert olarak ölcülmeyecegimi belirttim.
hostesin bos bakislari bulandi biraz.
biraz daha bekledim, bankoya yanasip sohbetlerini bolerek, "doktorun yaninda biri mi var? muayenesi uzun surer mi?" diye sordum
"doktorunuz henuz gelmedi, ama randevunuzu biliyor mutlaka gelecek" dendi
e kabak kadin, soylesene girer girmez bu detayi bana. ne diye bekliyorum ben
sinirlendim, doktora telefon edildi
bana "doktorunuz trafikteymis az sonra burada olacakmis" bilgisi verildi
kahvem bitti. (ki duble Turk kahvesi idi, kolay kolay bitmez)
bekledim, tetris oynadim ceptelefonumdan
biraz daha bekledim
saat 10:00da kalktim merdivenlere yoneldim. tesaduf bu ya yonetici ile burun buruna geldim
-hos geldiniz
-hic hos gelmedim
durumu anlattim
hosteslerin uctugunu kimsenin kimseden haberi olmadigini,doktorun haber vermedigini,yarim saattir bekledigimi, bildirilse o arada alisverise filan cikip bir isimi halledip donme sansimi da kacirdigimi anlattim.
ki, randevu alir da gitmezseniz o randevunun parasini da aliyorlar bildigim kadariyla
ozur diledi adamcagiz
sizin kabahatiniz yok dedim indim vezneden karta iade islemi yaptiriyorum
arkamdan hostes salmislar
"kusura bakmayin doktor simdi geldi"
"kusura bakarim, gec geldi ben gidiyorum"
"buyrun doktor sizi bekliyor"
"cok bekler"
 
derken arabaya bindim telefon caldi, "sizi bilmemkim hanima aktariyorum"
telefonda da acikca soyledim, herkes gec kalabilir, baktin saat 9:20 ve gelememissin, haber edeceksin, hastane bana ulasacak, elli tane telefon numarasi biraktik kayit olurken, cepten arayacaklar, ben gec gelisten haberdar edilecegim, isime gelirse ben de gec gelecegim isime gelmezse baska randevu alacagim vb vb…
 
burasi devlet hastanesi degil ki, randevuyla calisan ozel polikliniksin. musterine ozen gostereceksin.
 
AngryAngryAngryAngryAngryAngryAngryAngryAngryAngryAngryAngryAngry
en onemlisini en sona sakladim, bugunlerde hickimse adam gibi ozur dilemiyor
 
varsa yoksa "KUSURA BAKMAYIN"
niye bakmayayim kusura? bana karsi islenmis bir kusur bu. pasa gonlum isterse bakarim istemezse bakmam sana ne?
çabala da kusur işleme.
kusura bakma cumlesi bir tek azarlarken yakisir.
"kusura bakma ama tam bir hoduk gibi davraniyorsun"
hakareti yumusatir
 
bir baska ozurun etrafindan dolasan, ozur dilemis gibi durup da ozur dilemeyen laf da su: "AFEDERSİN"
ETMEM.
Kesinlikle af etmem, affima guvenme. isini duzgun yap.
 
en kotusu de amerikancadan donme siritan bir laf: "ÜZGÜNÜM"
nerdeyse seni uzdugum icin ben ozur dileyecek hale gelecegim degil mi bu lafla…
üzül istedigin kadar. önceden düşünseydin….
 
Hatali taraf karşıdakinden ÖZÜR DİLER. Özür dilerim der. Daha iyisi özür diliyorum der.
O zaman bir ihtimal buyukluk bende kalsin diye dusunurum.
işte böyle…
 
 
 

Yorum bırakın

Filed under Diğer

Saglam mal ureten kalmadi mi? nedir bu servislerden cektigim??

Gecen hafta oglum DVD kumandasini yere caldi. kumandamiz kumanda etmemeye basladi. servise goturdum.
“malesef bunlarin tamiri mumkun degil”
“ya ne yapacagiz?”
“yenisini verelim”
yenisine 55 liradan indirerek pazarlikla 35 lira verdim. kicikirik (literally) kumanda 35 kagit eder mi be? bu dvd kaca ki? 100 filan. demek ki kumanda playerden pahali.
benim bildigim, sehrin her semtinde elektronikci abiler amcalarin dukkani olurdu. havya mavya karmakarisik tezgah cok kotu kokular icinde calisan insanlar olarak hatirlarim. oyuncaktan teybe herseyi uc bes kurusa tamir eder, yedek parcasini bulur bulusturur sorunu hallederlerdi.
ne oldu onlara? kumandamin tamir edilmesini istiyorum.
*-*-*-*-*-*
biter mi? bitmez
modem de bozuldu. nesi var bilmiyorum. servisi ta bilmemnerde. kargola<-> geri gelsin dunyanin parasi tutacak. yeni modem almak daha ucuza geliyor.
hep anlatirlardi almanyadan donenler. eski tvleri bile copun yanina koyarlarmis avrupada felan. yenisi daha ucuzmus, tamir ettirmezlermis
cus derdik
buyuk konusmusuz.
*-*-*-*-*-*
mouse dun sizlere omur. tiklamayi kesti, gokyuzundeku buyuk bilgisayara gitti. aman-zaman. amani zamani yok. teknik servis 18 dolar arti kadeveye (ki simdi bana sorsaniz ne kadar bir mouse, bilmiyorum derim) yenisini takti. o da laptop mouse’iymis, bir de uzatma kablosu almaliymisim. niye? dogrudan masaustu faresi alacagim.
*-*-*-*-*-*

haftasonu kasar peynirini rendelemek icin el blenderine attim. hem de ufak kesip attim ki majesteleri sabikali zaten, daha evvel de kasar cekerken mortu cekmisti, yine zorlanma neticesinde (neyine zorlaniyorsa, bildigin market kasari,elime alip siksam ufalaniyor zaten) koskoca tefal blender tirrr dedi gitti.
kasari cekemeyen tefali neylemeli? servise goturdum 14 nisan 2008de satin alinmis ve zaten bir kere degistirilmis blenderimi. bakalim servis ne diyecek? degistirecek mi? garanti kapsaminda diye ucretsiz onaracaklar mi?
blenderin Turkcesi yok mudur?
TDK karistirici/parcalayici diyor. Karpar diye ozetleyeyim mi?
kasar bile cekemeyen Tefal Prepline El Blenderinden sikayetciyim, akli olan almasin diyorum.
*-*-*-*-
Blender alirken neye dikkat etmeli peki?
icinde motorun bagli oldugu parca plastik oldugundan, zorlandiginda o plastik disli kendisini yiyor. nasil tarif edebilecegimi bilmiyorum. plastik parcali blender almamaliyiz. evde mis gibi rende varken blender neyimize zaten? Allah muhafaza, havuc filan atsaydim blender yanardi bile…ne ise yarayacak peki bu blender? neyi kiyacak? adamakilli ise yarar blenderi nerden buldum biliyor musunuz? ceyizimden. bin yil once Hurriyet gazetesi kupon karsiligi arzum midi mutfak robotu vermisti. aslanlar gibi calisiyor. tefale bin basar o kadar acik soyleyeyim
El blenderinin o ayagi da plastik kapli olani teflon tencereler icin, metal olanı teflona surtunce kaplamayi bozuyor.
cok sinirliyim

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ev işi, iştahlı işler, saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Bulaşık makinesinde arap sabunu kullanılır mı?

Kullanilmaz. bakiniz dipnot…
*-*-*-*
bunu da denedim ya aferin bana…
Bir suredir cok yakin arkadaslarimin tavsiyesi ile parlatici gozunde sirke kullanmaktayim.
İdare ediyor.
Parlaticilar zehirliymis/zararliymis/durulanmiyormus oy oy oy yyy mus.
Peki tamam. Sirke koydum. Gerci ben toz degil, kompakt ucu besi bir arada tabletlerden aliyorum, parlaticisi icinde..Ne anladiysak…
Sirkenin soyle bir faydasi var, makinenin parlatici isigi yanmiyor en azindan….
bilemiyorum
bir aydir da yeni bir icat cikti, bulasik makinesinde deterjan olarak arap sabununun faydalari hakkinda mail ustune mail aliyorum.
İyi madem deneyelim dedim
denedim
sivi arap sabunu aldim, makinenin deterjan gozune bir kapak koydum.
35 dakikalik program calisti.
tabaklar tertemiz
kupalardaki ruj lekesi cikmamis.
tencereler lekeli ama parliyor
kasiklar filan temiz ve parlak.
bardaklarda tuhaf bir tat kalmis ama cok da takmadim.
yanmis yapismis lekenizi cikartmiyor arap sabunu. ama ise yarar. kabasi alinmis az kirli bulasigim olursa tekrar denerim.
normal bulasikta kendi tablet deterjanimdan memnunum.

3 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çevre, ev işi, saglik

Akıllı tüketiciden alışveriş dersleri: 1 (kahraman tüketici markete karsi)

Serbest piyasa ekonomisi gurusu sayilmam ama kendi capimda hesabini bilen biri olmaya gayretliyimdir.
Markette alisverisin en gerekli parcasi bir hesap makinesidir. Evet, kadinin birini yanibasinizda raf etiketlerine bakip cep telefonuyla birseyler yaparken gordugunuzde siritmistiniz ya; o kadin benim. ve esas ben size siritmaktayim….
Marketler kafa karistirmaya birebirdir ve eger uzerinde ekonomik boy/%50bedava vb gibisinden bir yazi varsa kontrol etmege deger bir durum vardir. Kafadan hesap yapmakta benden basariliysaniz bravo. Ben cep telefonumun hesap makinesine guveniyorum.
Bazen raf etiketlerinde malin birim fiyati yazar, bu durum benim hep isime gelmistir. Ayni malin 1 Lt’lik ambalajini 2,5-5-10 lt ile kiyaslamam kolay oluyor. bazen de is basa dusuyor.
A marka urunden bahsetmek istiyorum size: marketimizde cesitli ambalaj sekilleri mevcut.
hemen hesaplayalim
a) 1 kiloluk orijinal paket: 7,99
b) 5 kiloluk paketi:21,99
c) 1+1 seklinde ambalajlanmis hali:9,99
d) 2+2 seklinde ambalajlanmis hali:17,99
e) 3 kilolugu:14,99
birim fiyatlandirma calismasi yapalim
a) 1 kilosu 7,99
b) 1 kilosu 4,40
c) 1 kilosu 5,00
d) 1 kilosu 4,50
e) 1 kilosu 5,00 Tl.
fazla fark yok diyelim. kiloluk alacagina digerlerinden hangisini alirsan al daha ekonomik.
ama psikolojik olarak daha ucuz gozuktugu icin 3 kiloluk almak istiyor insan. aslinda 2+2’lik secenek daha ucuza geliyor aslinda.
18 verecegime 15 vereyim mantigi galip geliyor.
*-*-*-
bir de bu var: baska bir urun.
1 lt’lik ambalaji 6,99
iki tane 1 lt’ligi şrinklemisler: “ikincisi yari fiyatina ozel kampanya” yazili bi de afili etiketi var: fiyati: 13,50.
aman da aman. 50 kurus indirimli sadece. ayni rafta bir litreligini gorup hesaplamayana tam para tuzagi.
etiketine baksan ikili paketin 10,50 civarinda olmasi lazim..
bunun abartilmis ve ekonomik/kampanyali ambalajin tane hesabindan da daha pahaliya satilan seklini cok gordum.
*-*-*-*-
hadi bunlar kurus hesabi cok da onemli degil diyeceksiniz, ama bence onemli. savurganlik kismi ayri, enayi yerine konma duygusu apayri.
ozellikle bebek bezi gibi taneli urunlerde onemli bir nokta var: cesitli boylarini cesitli fiyatlardan satisa sunabilir marketler. birim fiyat cikardiginizda ekonomik/kampanyali  olarak lanse edilen paketteki birim bez fiyati, baska bir ambalaj seklinde (diyelim 25’li ya da 52’li. ayni markadan bahsediyoruz. paketteki bez miktarlari degisik olabiliyor) çooook daha uyguna gelebiliyor
*-*-*-
son soz: marketlerin satmak istedikleri seyi orta yere tepeleme yigmalari malin ucuz oldugu fikrini uyandirsa da malesef gercekten ucuz olmasini gerektirmiyor. lutfen kendi rafina gidin diger boylarla mukayese edin.

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, severim paylasirim

Yağlı gevrek yani kâhke

Antepli bir kahkesever olarak BİM’de satilan İLKLER marka kahkeyi herkese siddetle oneriyorum. Bu kadar mi gevrek,bu kadar mi lezzetli, bu kadar mi cayin yanina yakisan bir sey olur…Bravo İlkler. Tesekkur ederim
kahke nedir diyenler tıklayınız 
:)
 

2 Yorum

Filed under Diğer

Muhtar ve muhtarlık muhakkaktır

Dun mahallemizin muhtarina ugradim. Bir adet ikametgah gerekli, o ikametgahi da baska yer vermiyor malumunuz..

Aldım 1 adet A4 cikti. Muhur imza, verdim 3 Lira.

Niyeyse?

Hele ki 2008 son aylarinda bankalar bir icat cikardilar, hesap sahiplerinden ikametgah istediler, mahalle dolusu adam en az birer ikametgah alip 3’er lira bayildi. Ne para… Han filan dikmistir muhtarlar herhalde.

Cok sukur ki artik hemen hersey elektronik ortama tasindi (özetle:”FİŞLENDİK” ama o ayri konu) da  bu muhtarlik eziyetinden kurtulmamiz yakin. Secimlerde onlarca kisinin aday olmasi cok normal. oturdugun yerde para basacagin bu kadar kek baska bir is yok memlekette. Kriz filan teget otesi geciyor muhtara.

Bir de secim isi var ki en sacmasi. KPS sinavina girenlerden pekala muhtar atamasi yapilabilir.

http://www.mevzuat.adalet.gov.tr sitesinden elde ettigim bilgiler soyle:

 

Madde 10 – Mahalle muhtarlığına ve ihtiyar kurulu üyeliğine seçilmek için:   

1 – Türk olmak,

    2 – Seçim başlamadan önce en aşağı bir yıldanberi o mahallede oturmakta bulunmuş olmak,

    3 – (25) yaşını bitirmiş olmak,

    4 – Hırsızlık, kaçakçılık, dolandırıcılık, sahtecilik ve sahte kağıtları bilerek kullanmak, inancı kötüye kullanmak gibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle veya ağır hapis cezasiyle hükümlü veya kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak,

    5 – Türkçe okur yazar olmak, şarttır.

    Madde 11 – Milletvekilleri, İl Umumi Meclisi üyeleri, subaylar, erat, askeri memurlar, yargıçlar, genel, özel ve katma bütçelerle idare edilen daire ve kurumlardan aylık alan memurlar, mahalle muhtar ve ihtiyar kurulu üyeliğine seçilemezler.

muhtarin gorevlerini eklemeye kalksam iki sayfa tutar, isteyen arastirip bulsun.sadece birinci maddeyi aliyorum buraya:

1 – (Nüfus Kanunu) na göre:

    A) Kendilerini nüfus kütüğüne yazdırmamış olanlara ilmühaber vermek.

    B) Nüfus kağıdını kaybedenlere, kendi imzalariyle verecekleri bildirime dayanarak ilmühaber vermek.

    C) Doğum olaylarını nüfus idarelerine bildirmekle ödevli olan baba, veli veya vasilerin dolduracakları olay ilmühaberlerini onamak. (Bu ilmühaberlerde doğan çocuğun adı, soyadı, doğduğu yer, tarih ve günü, baba ve anasının adlariyle soyadları, mahalle, sokak ve ev numarası, şahitlerin adları, soyadları, yaptıkları iş ve oturdukları yer gösterilir.)

    Ç) Ölüm olayları için bulunduğu nüfus dairesine (ölüm gününden başlıyarak en çok on gün içinde) ilmühaber vermek. (Bu ilmühaberde ölenin ve baba ve anasının adlariyle soyadları, ölenin evli olup olmadığı, evli ise kimin koca veya karısı olduğu, yaşı, işi, doğduğu yeri, ölümünün sebebi, günü ve mümkün ise saati yazılır.)

    D) Yerleşmek maksadiyle veya altı aydan fazla devam edecek misafirlik sure tiyle yapılacak yer değiştirmelerinin kütüklere yazılması için ilgililere ilmühaber vermek.

    E) Sanat, sıfat, mezhep ve şekiller gibi hallerin nüfus kütüklerine yazılması için isteyenlere ilmühaber vermek.

Muhtarlarin ayrica maas da aldiklarina dair bir haber aldim ama bilemiyorum asli var mi?

Muhtar olmak cooook sahane bir is. Mazisi temiz, okuryazar bir Turk son bir yilda ayni yerde oturmakta ise, muhtar adayi olabilir, hasbelkader secilebilir bile…

Sacma otesi, ama ne yapayim ki gercek..

Sordum: Muhtarimiz, sabah 8:30 (bazen gecikebiliyormus 10-15 dakika) aksam 17:00 saatleri arasinda masasinin basindaymis. Lukus hayat. Muhtarimizla muhatapsaniz, isiniz dustuyse; mesai saatlerinde kendi isinizi rica minnet asip, yalvara yakara izin alip,kapisina gideceksiniz. Sabah 7’de ac, aksam 10’da kapat muhtar, ne isin var? senin isin secmenlerinin isini halletmek. basimiza amir olma muhtar.

Muhtarimizin bir de ogle yemegi paydosu var. Yani is yeriniz yakinsa ogle paydosunda bir kosu gidip ikametgah ilmuhaberinizi alamiyorsunuz. Muhtar yemege gidiyor. kapiyi kilitliyor. Muhtar zaten yerinde duran biri degilsin, yerinde duran genc arkadastan bir tane daha edin, nobetlese acik tutsunlar makami.

secmenin senden nasil da nefret ediyor muhtar..

on yildir ayni mahallede oturmaktayim, muhtarlikta muhtari uc kere gordum-gormedim. kimbilir ne gibi muhtarsal isleri kovaliyor. Genc bir arkadas bilgisayardan her isi hallediyor, harcimizi aliyor, makbuz filan vermiyor. kimin cebine ne girdigi son derece mechul.

Davulcular gibi, muhtarlarin da ortadan kalkacagi, sadece eski Saban filmlerinde izlenerek gulunecegi gunu iple cekiyorum

(Bu arada: Rahmetli İhsan Yüce ne muhtesem bir köy muhtaridir….)

 

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar, soruyorum, şikayetlerim

Subat taili balonlu parti

Kizim arkadaslarini bizim evde oyun oynamaya cagirdi. Evde toplam 6 kiz olmasi muthis bir seymis.
bir gece once baba ile ben oturup surprizli iki katli balonlar hazirladik.
once ikea plastik masaya bir balon gecirilir.
sonra ikincisi uzerine gecirilir
masa yardimi ile balonlarin agzi acilir, icine seker-toka caniniz ne cekerse konur…(bonibon gibi bir sey koymayin, balonun tadi yiyecege gecer)
ic balon sisirilir, dugumlenir
dis balon sisirilir. dugumlenir
cumle balonlar bir araya demet yapilir
cok cilgin bir goruntu olur. ozellikle ici koyu renk disi acik renk balonla yapin, tavsiye ederim.
bir de 12 tane surprizli balon yapmak asagi yukari 1,5 saat aliyor. erken baslayin…
buket salona getirilir cocuklara ikiser tane kapmasi soylenir..cildirdilar…
sonra da patlatma-patlatmama (eve goturup evdekilere gostermek istediler) ikircigi cikti
cok guzel bir aktivite oldu.
 
———-

Yorum bırakın

Filed under Diğer

Bugs Bunny on Ice gosterisi izledik Turkcell Kurucesme Arena’da

Sadece notlarim:
* 31/01 Cumartesi gunu Kartal’dan Besiktas’a varmak 45 dakika, Besiktas-Kurucesme gene 45 dakika. trafk cok basbelasi bir sey
* Turkcell kurucesme arena cok guzel bir ortam sayilmaz. Bostanci gosteri merkezi kat kat daha guzel
* giriste dagitilan cellocan bereleri icin tesekkurler Turkcell, oglum cok sevimli bir cell-o-can oldu
* gosteri izlenmeye deger, verilen para kesinlikle helal. dublaj muhtesem. hic bir eksigi yoktu, canli cizgi film izledik sanki. aralarda yapilan artistik patinaj gosterileri de cok guzeldi. cok emek cekilmis cok guzel hazirlanmis.
* keske finalde Turk bayragi ile ciksalardi, seyirci cok memnun kalirdi
* keske en azindan araya bir yere hic olmazsa "mini mini bir kus" sarkisini monte etselerdi, 80 gunde devr-i alem Turkiye’den gecmiyor biliyorum ama adapte edilebilirdi ve cok da şık bir jest olurdu. biz bunu isterdik
* seyirci: sifirsiniz kusura bakmayin, donyagi gibi bir dolu adam ve kadin. siz nerede alkislanacagini bilmezseniz, "agir olalim molla desinler" zihniyetinde olursaniz getirdiginiz cocuklar da boyle olur, ne olacakti?
show ve tiyatro interaktif bir seydir. sanatcilar aralarda, komik ya da onemli yerlerde alkislanir hanimlar beyler. tv izlemiyorsunuz.
* Turkcell kurucesme arena kesinlikle cocuk dostu bir yer degil, hatta kesinlikle ozurlu ve yasli dostu bir yer de degil. puseti salona sokana ve bilahare cikarana kadar onbin basamakla ugrastim. merdiven yapacaginiza platform koysaniza. o konuda da sifir aldiniz benden.
 

Yorum bırakın

Filed under Diğer

Mantı matematiğinden hiç çakmıyorum

Bir marketin inserti geldi eve. makine mantisi 0,99 TL. bir lira bile degil kilosu. Cok acaip. Ayni brosurde, 5 kilo un 4,99.
Unun kilosu 1 YTL desen..
Hadi mantici olalim..
manti hamuruna bir kilo un, biraz su ve biraz tuzdan baska sey konmaz, su anda zarar etmis durumdayiz. daha hamuru karmadan isler sarpa sardi.
manti dedigine soganli,karabiberli kiyma karisimi lazim. kiymali manti da ancak evlerde ya da hipermarketlerin dondurulmus urun reyonlarinda var. hazir mantilar soyali gelende. birak soyayi, leblebi tozu koysan icine, bizim manti imkani yok kurtarmayacak.
ama bitmedi, bu hamuru karacak makinenin amortismani, elektrigi,
makineyi isleten personelin maasi, ssk’si, yolu yemegi,
makine ve imalathanenin temizligi, suyu,
manti acacak makinenin amortismani, elektrik masrafi,
mantiya malzeme koyacak makinenin (…),
mantiyi bukecek bir diger makinenin (…),  
ambalaj makinesinin (…)
ambalaj materyalinin alimi, saklanmasi…
etiket basimi,
etiketlenmesi,
son urunun saklanmasi (belki once firinlanmasi, ki ona hic girmek istemiyorum)
nakliyesi
market rafi kirasi
ve
insertte yer alma reklam gideri
 
yahu manti nasil bir liradan ucuza olur, birak undan hamurdan yapmayi, yerden camur alip yapsan kurtarmaz.
Ey insanlar kara para mi akliyorsunuz?
Bunu satin alip yiyende hic mi akil yok???
 
beni gercekten aşıyor bu konu.
 
 

Yorum bırakın

Filed under Diğer