Category Archives: saçmasapanlıklar

Tekirdag’dan Istanbul’a donemeyis

Duyduguma gore Karayollari, yol calismasiyla yolu tikamis. Insanlar saatlerdir yolda.
Kufur kiyamet o bicim. Bayram donusu…. Hic mi kafa calismaz?
Benden soylemesi o ust gecitten bir hayır göremeyeceksiniz…

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar

İşletmemecilik örneği..

Dukan diyetindeyim, malum. Saf protein gunum. Kofte yemeye gittik.

Yanına layt ayran istedim.

Yokmuş…

Lan bitişik dükkan, Migros! Yolla komiyi aldır elli kuruştan, yaz hesaba iki liradan. Müşteri memnuniyeti de cabası.

Oooof of. Beceriksiz herifler…

 

3 Yorum

Filed under alışveriş işleri, iştahlı işler, saçmasapanlıklar

Her şey çocuklar için.. ama ticarette….

Bir süredir dikkatimi çeken bir şey bu.. Eskiden, benim zamanımda yani, çizgi filmler aşağı yukarı iki çeşitti. Birisi Taş Devri gibi bir aile filmiyken bir türü de Candy gibi tek basina bir cocugun maceralarini anlatirdi. Bi de Tarzan, He-Man gibi fantastik şeyler vardı, unutmayayım…

Şimdilerde her yaş grubuna hitap eden ayrı çizgi filmler var. 0-2 yaşın çizgi filmini 3 yaşındakiler sevmiyor. Nasıl bir piyasa araştırması, kitlesel veri analizi yaptilarsa artık… Sırf yaş gruplarına özel TV kanalları var ya!!

Bu yeni çizgi filmler yaşa ve cinsiyete odaklı, çocuğun kendisini bir şekilde özdeşleştirmesini sağlıyor. Başarısı hangi ülkeden olursa olsun her çocukta aynı oluyor. Sonra gelsin o karakterin t-shirtleri, ayakkabıları, çorapları, tokaları, nevresim takımları, oyuncakları, saatleri, çantaları, kırtasiye malzemeleri vb vb…. Piyasa doyar gibi oldu mu, ikinci jenerasyon geliyor. Işıklısı, renklisi bilmemnelisi.. takip etmeye imkan ihtimal yok.

İlkokul bir iki seviyesinde erkek çocuklar BenTen yeşili ve siyahına bulanmış durumdalar.

 

 

Kızlar Hello Kitty/Winx’le başlayıp Barbie pembesine ulaşıyorlar.

 

Biraz yaşını başını almış ilkokullu oğlanlar bakugan delisi. ne türlü çeşitli özellikleri var… deli gibi biriktiriyorlar. bunlarin atasi da Pokemon şeysileri zaten.. Fekat bu bakuganlar da tam mühendislik harikasi, insanın oglu olmasa bile kendisine bir iki tane alası geliyor.

E bu bakugan bu kadar tuttu ama satilabilecek miktarin sadece yarisini satabiliyorlar. Kizlar almiyor. Kâr edemiyorlar yeterince.

– Ne yapsak ne yapsak???

+Bakuganları biraz süsleyip renklendirelim??

– Aa süper fikir kanka… Gelsin paracıklar….

Kızlara da Zoobles çıkarmışlar tam olmuş.

 

Koşun kızlar aman kaçırmayın, yüzlerce çeşidi var hepsini alın, aldırın, arkadaşlarınıza gösteriş yapın….

Geçen sene kapış kapış aldığınız Minişlerinizin yanına koyarsınız. Kapitalizmi öğrenirsiniz hem..

:((

1 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, icatlar, saçmasapanlıklar

Amerika’dan bişey aldım

Gelemedi gitti…

Amerikan postanesinin gönderi takip raporuna göre:

15 Şubat Salı: postaneye teslim edilmiş

17 Şubat Perşembe: uluslararasi sevkiyat yapilmis. (mal amerikayi terk etmis)

21 Şubat Pazartesi: Türkiye’ye giris yapmis. (21-17=4 gün). Kendisi ISTANBUL KARGO ISLEME MERKEZI denen bir yerde.

bugun ayin 24’ü. 3 günde henuz merkez işleyemedi.  Şehir içi nakliyesi kaç gün sürer meretin? Gidip kendim mi alsam???

Beklemedeyiz. Tamam.

6 Yorum

Filed under alışveriş işleri, saçmasapanlıklar

AFM sinema keyfimi bozuyor..

şöyle ki: sinema gişesinde bilet alırken “patlamis misir+içecek de dahil edelim mi menu olarak içeriden ucuza geliyor” dediler. 10 yerine 9 lira imis.

iyi .. aldik …

popcorn tamam. icecek olarak “su” vermiyorlar.. sadece gazli icecekler. ee ben gazli icecek icmem. ülserim var. şeker hastası olanlar var… çocuğuma da içirmem. verdiğiniz su zaten ülkenin en güven duyulmayan markası ama razıyım.. Su her halükarda koladan ucuz .. vermeyin bana kola – gazoz vb… Hem siz kar edeceksiniz bunu düşünsenize..

Yok. anlatamadım.

ne saçma insanlar…

 

bir de, gelecek program olarak gösterilen fragmanların denetlenmesi gerekiyor. Çocuk filmine çocuklarla gittiysem +13 hatta +18 filmlerin fragmanını izlemenin ne kadar gerizekalı bir durum olduğunu bilmeliler.. Fragmanlara da yas siniri çekilsin…

Yorum bırakın

Filed under gezen güzel olur, saçmasapanlıklar

Laz mütayit işi hastane kapısı merak eden var mı??

(Ne lazlarla ne müteahitlerle bir derdim yok, bu bir deyim.. Teşbihte hata olmaz…)

Bir tek ben mi rahatsız oluyorum böyle şeylerden? Ya kimse gördüğünü anlamıyor ya da anlayabilenler “idare et, boşver, sana ne” şeklinde geniş geniş yaşıyorlar…

Alınız örrnek:

bu hastaneye yakın zamanda kapı girişi düzenlemesi yapıldı. binaya girmek için karşılıklı iki tarafta kapılar var. Bu resimde görülmeyen diğer tarafın kapısı bildiğiniz kapı. Merdivenlerden çıkıyorsunuz, iterek açıyorsunuz içeri hole girebiliyorsunuz. (medeni ülkelerde kapılar dışarı doğru açılır bunu da buraya yazayım belki biri okur da bunu bilen iki kişi oluruz)

Resimde gördüğünüz tarafa iki kapı yapıldı. Biri soldaki sedye-tekerlekli sandalye-puset için platforma ait kapı.. bu da bildiğiniz türden bir kapı !! Bu seferki dışarı açılıyor ama kapıyı açmanıza imkan yok, kapı koluna ulaşabilecek kadar yaklaşmayı başarırsanız kapıyı kendiniz tıkamış olduğunuzdan kapıyı açamazsınız!! İki metrelik bir sedyeyi itmek durumunda kapı bir hayal zaten. eğer bizzat tekerlekli sandalyedeyseniz iyice kepazelik…

soldaki kapı ise fotoselli.. oldu ya, platformun kapısını açmayı becerdiyseniz ve tam o anda biri diğer kapıya yanaştıysa fotoselli kapı zaaart diye sola kayıyor (resimde görüldüğü üzere) ve engelli ya da sedyedeki vatandaşın önünü kesiveriyor. Araya sıkıştırma ihtimaline hiç değinmek istemiyorum.

Bu da kendi elceğizimle yaptığım kroki.

Laurel-Hardy filmlerinde olur bu tür şeyler.. Şarloda komiktir. Gerçek hayatta acıdır diyemeyeceğim, benim için bu gayet tiksindirici.

Vallahi Billahi ben buna diyecek şey bulamıyorum. Düşünmek, plan yapmak lazım.. İşi ehline vermek lazım. madem olmadı bozup adam gibi düzeltmek lazım… bunu yapanı dövmek lazım.

2 Yorum

Filed under saçmasapanlıklar, şikayetlerim

Saçmalık say say bitmiyor…Vazife kutsaldır II

De hadi bilin bakalım bu bir nedir???

Bu bir otoparkın duvarıdır.. Abiler artık her nereliyseler yahut ne düşündüyseler bilemiyorum, bir (sayı ile 1) adet şablon yaptırmışlar…

OTOPARK

ÇIKIŞ

——->

şeklinde… Sonra da otoparkın muhtelif duvarlarına güzelce aktarmışlar bu yazıyı. Çıkış araca göre sağ taraftayken gayet işlevsel…

İyi de sol duvarda çıkışı gösteren ok sağa doğru nasıl olur düşünmemişler. Ama icat şahane. adam şablonu ters çevirivermiş olmuş bitmiş. okun yönü doğru mu? E doğru.. daha ne???

İpekAG gelir sinir olur dememişler !!

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar

Bu da ilginç işte.. Vazife Kutsaldır

Bir firma var, cop konteynerlerine reklamlarini yapistiriyor.   Pimapenlerin uzerine takilan sinekliklerle ilgili.. konteynerden musteri bulabiliyorlar mi bilmiyorum ama heryerde var bu ilanlarindan..

konteynere yapistirma isine verilen arkadas  da cok vazifesinas belli ki.. her bir konteynere tek tek yapistirmis. sektirmeden.. hala anlamayanlar icin: yıkanıp ters cevrilmis olana da yapistirmis. DÜZ olarak!!

:)

Yorum bırakın

Filed under saçmasapanlıklar

Garanti bankasinin beceriksizliği

*-*-*-*-
Yeri gelmişken ön bilgi: İlk kredi kartim İş Bankasındandı. 1990 yılında almıştım…
Garanti bankasindan da taa “AçıkKart” zamanindan beridir de (yaklasik 15 yıllık) kredi karti hamiliyim..
Bankam bu sene benden kart aidati almaya kalkti. Bitmiştir. Sevgili Premium kartimi en kısa surede Asya Kart DIT’la degistiriyorum… Kına yaksınlar.
kart aidati ödemem! o kadar!
*-*-*-*-
konumuz baska bu arada:
Nisan ayindan beri Kartal Sahilyolunun en sık kullanilan atm’sinin yan cami kirik.
sekilde gorulen fotografi cektikten sonra bankanin 444’lu hattini aradim ve durumu bildirdim. bana ne aslinda, değil mi? kim düşerse düşsün, neresini yararsa yarsin…
07052010 tarihinden beri bir gelisme olmadi. kaza geliyorum diyor kimsenin umru degil. insan hayatini hice saymaktir bu.
ayrica, banka kendi kimligini rezil etmektedir.
hıh

2 Yorum

Filed under çevre, gezen güzel olur, saçmasapanlıklar, şikayetlerim

İpek Gezdi Geldi….

Kısa kısa yazayım sonra eklerim..

* on gunde dort otel gezdim, güya hepsinde wireless var, hic birinin odalarinda cekmiyor. bir zahmet lobiye inip isini orada gormen bekleniyor ki bu da sacma bence. vayrlıs hizmeti boyle birsey degil kardesim…

* tekirdag’da ali usta’da kofte yedik. masalar, o koca alttabaklar (yemekteyiz moda etti bunlari bi de adı var ama simdi hatirlayamadim…) janjanli. tuvalette bebekler icin alt acma yeri mevcut. mutfak temiz. kofte ise orta halli. yeterince hizli cevirmediklerinden kiyilari yanmis olarak geldi. kemalpasa tatlisina tahin mi koymuslar nedir cok acaip bir tadi vardi. iki yildiz bile vermem. bir daha gitmem umarim tekirdaga. en meshur koftecisi buysa kalani nedir kimbilir….
* ezine’ye gittim. peynir alacagim; bir tane peynir satan dukkan yok?!? butun kasabayi gezdim. bunlar peyniri ya evde yapiyorlar ya da marketten hazir peynir aliyorlar sanirim diyordum ki ogrendim… istanbul cikisina dogru otoyol uzerindeymis satis yerleri. kasabada bosuna gezmeyin. biz opetten aldik peyniri..ilginc.. ama guzel peynir orasi kesin.

4 Yorum

Filed under ben yazdım, gezen güzel olur, saçmasapanlıklar