Category Archives: çocuk

Mukemmel bir kiz saci

image

Elime saglik, cok iyiyimdir…

Tokalar da farkli renklerde olsa, iyice gösterişli olur hani…

2 Yorum

Filed under çocuk, bakımlı hatun, el işi, ilkogretim, severim paylasirim

Sek süt, paşa çayından kurtardı bizi.

image

Misafir gelince annelere pastanin kekin yanina cay ikram ederiz, cocuklara da pasa cayi garabeti verilir. Her an evde meyve suyu olmayabiliyor.. Zaten cayin cocuga bir faydasi yok, bir de icmek icin fazladan seker attiriyorlar. Ful gereksiz bir ikram.
evvelsi gün, ufakliklar sek mini sütü bulmak icin buzdolabını yağmaladılar resmen.
Sonra isim yazdırma töreni. Derken ne renk pipetle içelim telaşı.. Yasasin ikea pipetler,bu arada..
Sutler likirdatildi, kutular yikatildi, kapaklari takildi. Hepsi sut kutusuna birseylerini koyacaklarmis..
Hakikaten, igne iplik, toka, lego parcasi… Babamiz darmadagin olan dubelleri koyacak mesela.. Herseye musait guzel bir ambalaj..
Keske kendinden pipetlisi de ciksa da, beslenme cantasina da koysam.

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, çocuk, icatlar, saglik, severim paylasirim

Süt şahane bir şey.. Hele Sek Günlük Süt

Sütü gerçekten severim. Sütümü soğuk severim. Glok glok glok içerim. Küçükken, bize her gün süt getiren bir sütçümüz vardı. Ahmet Ağa. Atla gelirdi. Ama şahane bir at. Doru. Ahmet Ağa da, ezik bir sütçü değil, resmen atlı bir süt prensiydi. Yaşlı bir prens, ama gene de prens yani. O zamanlar atla gezebilmek için sanırım, “büyüyünce sütçü olacağım” derdim. Sonra geçti.

İnek sütü inek yavruları içindir, insanlara yaramaz, gaz yapar vb vb laflarına hiç kulak asmadım. Bu kadar lezzetli ve doyurucu bir şeyi, hem de bir sürü tatlının hammaddesini alışveriş listemden çıkaracak değilim.

Kutu sütün tadı bence günlük sütten iyiydi uzun zaman. Günlük sütün derdi, kaynatmak zorunda olmak. Kaymağı çıkar, taşar ocağı batırır… saklaması bir dert.. Ama daha besleyici, o kesin. gene de, yağı üzerinde birikmeyen, (malum sütün çoğu su. yağ da sudan ayrışır… eğğ) homojenize ve kutulu market sütünü tercih ederim, ne yalan söyleyeyim.

Sonra çocuklar doğunca cam şişede satılan günlük sek sütten almaya başladık bulduğumuz yerden. Bu da bakkalda filan oluyor en cok. e ben market müşterisiyim. Sütü al, şişesi başına kalsın.. O da ne ekonomik ne de çevreci.. Kutu sütten çok daha az dayanıyor hem de.

Plastik şişede de çıktı bunlardan. Günlük süt ama. Amerikan filmlerindeki gibi kulpuna yapışıp kafama dikmişliğim çoktur. Marketin ortasında bile. Harbi süt delisiyim sanırım. Kemiklerim güçlü, dişlerim sağlamdır. Sütteki kalsiyuma inanıyorum, ama tadına daha çok inanıyorum.

Sonraaa, SEK yarı plastik yarı kompozit ambalajlı “uzun ömürlü günlük süt”ü piyasaya verdi. İşte benim miladım. Oh canıma değsin. Kompozit kutuların plastik kapakları hep dert oldu bizde, bana mı denk geliyor yoksa gerçekten mi entipüften yapıyorlar bilmem, sıklıkla şunu yaşadık:

Vidalı kapaklar bir derece, ama niyeyse insanda bir marka bağımlılığı oluşuyor..

her neyse, Sek bunu da halletmiş.

Ucundan tutup yukarı doğru çekince kendiliğinden çözülüp açılıyor. Vidalı kapağın içinde sütü taze tutan şey bu işte. :) Nefis fikir.

Hemen hemen ilk çıktığından beri Sek günlük süt alışverişte her hafta sepete girdi. şimdi son modeli favorimiz. 200 ml’lik mini ambalaj.

Kızım özellikle bu Mööye hasta. İster kafasına dikiyor, isterse pipet daldırıp hüpletiyor. O saçma kakao aromalı sütlere elveda. yaşasın sade,soğuk, günlük süt.

Üzerine isim yazılma fikri de hoş olmuş. Gerçi yazma süresinden daha kısa sürede lıkırdatılabilen bir şey ama..

Bir Fikri Mühim olarak, Sek Günlük Süt’ü şiddettle öneririm.

3 Yorum

Filed under alışveriş işleri, çocuk, iştahlı işler, saglik, severim paylasirim

Çocuk Mantığı -iii-

5 yaşındaki oğlumu güldürmek için saçma sorular soruyorum..

– aa bak bu murun..

+ hayir anne. o bii burun.

-bak bu bir çiş

+hayir o bii diş..gibi..

– bak bu köpek deliği.

beklenen cevap: komik anne.. O, göbek deliği.

gelen cevap: komik anne.. O, insan deliği.

 

 

*-*-*-*-

2013 – kızım 10 yaşında.. İç Mekan : mutfaktayız.

bir yandan süt kaynıyor ocakta, bir yandan tezgahı siliyorum bir yandan kesir çalışıyoruz:

– anne süt taşıyor.

yetişip kapattım. o kadar acele etmeme şaştı.

– süt pahalı mı anne?

+ o yüzden değil, taşarsa yanar ve pis kokar ve temizlemesi de çok zor olur.

– niye pis kokar?

+ protein yanınca kokar

– fırın sütlaç niye güzel kokuyor

+ onda yanan şey protein değil şeker= karamelize oluyor ve güzel kokuyor.

biraz düşündükten sonra: “aferin sana ne güzel soru bu..”

2 Yorum

Filed under çocuk, severim paylasirim

O soru nihayet geldi.. (bölüm 1/3) Giriş…

Tabii ki beklemedigim bir anda. Ama hazirlikliydim. Uzun zamandır bugün için cevap stoklamıştım..

Bu yazının ilerleyen bölümlerinde, konuya gireceğim. Konu oraya gelmeden paylaşmam gereken şeyler var..

Burada çok önemli bir konudan bahsetmem gerekiyor.. Bloguma sadece eriskinlerin girmediğini biliyorum, o yüzden hem çocuk hem erişkinler için ve özenle yazmaya çalıştım.

Çocuk büyütürken ebeveyn için en önemli ana fikir şudur: “Gereksiz yere bilgi verme+ soru sorulmadan cevaplama“.

Çocuğunuzun tam olarak ne demek istediğini anlamadıysanız, aşırı ve saçma bir bilgi yığdırmış oluyorsunuz. Belki de tümüyle başka bir şey kastetmiş olabilir. Durduk yere gereksiz bilgi vermeyin. Kafası karışmasın.

Soru sorulmadan cevaplamayın, ayrıca, soru sorulunca SADECE sorunun cevabını verin, “bir de şu var” diye devam etmeyin.

Sorunun cevabını bilmiyorsanız “bilmiyorum ama bunu internetten/kitaptan araştırıp/babana-doktora sorar öğrenir sana da söylerim” deyin. Öğrenin ve bilginizi paylaşın.. Unutur sanmayın.

HİÇBİR soruyu yok saymayın. “sus bakayım çocuklar böyle şeyleri bilmez” demeyin. Cevaplamak sizi çok mahçup edecekse, kısa bir süre erteleyin. “bir gün anlatırım/büyüyünce öğrenirsin” demeyin.

“Bu özel bir konu. Şu anda bunu konuşmak için uygun bir zaman değil, yarın akşam seninle başbaşa oturur konuşuruz” deyin.

En önemlisi, eğer 8 yaşına gelmiş ve cinsellik hakkında size soru sormuyorsa, merak etmediğinden değil, başka bir kaynaktan bilgi edindiğindendir. Derhal durumu inceleyin….

Çocuğunuz 3-4 yaşındayken ona özel bölgelerini gösterin. Donunun içindeki her yer, özel bölgedir. Sadece anneye, babaya ve gerekirse doktora gösterilir. Onun dışındaki hiç kimseye özel bölgeler gösterilmez, kimseninkine bakılmaz. Ellenmez, elletilmez.

Neden? Pis midir? Hayır. Sadece özeldir. Nasıl diş fırçanı ben kullanmıyorsam, benim terliğimi baban giymiyorsa, özel bölgemiz de özeldir.

Özel bir sorusu olduğunda hemen anneye gelmesi gerektiğini de öğretin. Cinsellik ayıp değildir. Utanılacak bir şey değildir. Normal bir vücut fonksiyonudur. Her konuda her yaşa uygun bir cevap vardır. Ne olursa olsun, sizden öğrenmesi en sağlıklı olanıdır.

Devam edecek…..

7 Yorum

Filed under çocuk, insan olmak, saglik

Kar :D .. çocukları kara çıkarmadan önce…

Karda oynarken, insanın elleri ıslanır, sonra da donar. parmak uçları sızım sızım sızlar.

Eldiven de bir yere kadar, eninde sonunda su geçirir, ıslanır.

Pratik bir anne olarak, kendi çocukluğumdan pay biçtim ve şunu icat ettim:

Eldivenin üzerine bir buzdolabı poşetii, poşeti de paket lastiği ya da halka lastik tokayla tuttur. kardaki en güzel, en sıcak eğlence senin olsun. Islak eldivenler ellerini üşütmesin, eğlence yarım kalmasın..

Salep içen? Yanında marshmallow da var :))))

Edit: 30/03/2012… Neden sonra akıl ettim, niye cerrahi eldiven takmıyorum ki normal eldivenin üzerine???? Akıl yeni geldi başa.. Seneye inşallah

08/01/2013 bakınız yaptım:

 

karlaron numara icat oldu!!!

 

2 Yorum

Filed under çocuk, ben yazdım, icatlar, severim paylasirim

şubat tatilinde kızımı belediye otobüsüne bindireceğiz..

her şeyin b.kunu cikardi velet, yok yok evde hala şımarıyor. avm gezmekten usandi bu genc yasinda, o da hakli.. bi ana baba olarak yapmadiğimiz bi atraksiyon bu kaldıydı, du bakalim, kadikoye varabilirsek, vapura da pindiririz kendisini. vitrin çocuu nolcak.

bi kere de di en ar yerine korsancıdan kitap alsin.

 

Yorum bırakın

Filed under çocuk, ben yazdım

Kizimin ilk yazilisi

image

Masallah.
Insallah tum sinavlarindan hep boyle kolayca ve ustun basariyla gecersin biricik kizimiz.
Seninle gurur duyuyoruz.
Aferin sana.

6 Yorum

Filed under çocuk, ilkogretim, severim paylasirim

İstanbul Dersi

İlkogretimlere bu sene secmeli ders konmuş. İstanbul. Bu sene üçe geçen kızıma da bu ders var. Seçmeli nedir bilmiyorum, seçmeyenler mesela, Gaziantep dersi mi okuyacaklar?

Dersin bir kitabı yok, müfredata ne aralık girmiş, dersi verecek öğretmen İstanbul’u ne kadar tanıyor da anlatabilecek, amaç nedir hiç anlamadım…

Yalan olmasin, bu derse dair hazır bir kitap var. Osman Koca isimli birisi yazmış, yayınlayıp hazırlamış. Ne aralık halletti bilmem, bizzat arkadaş kitap satsın diye ders konmuş olamaz. Da Milli Eğitim dersi koyduysa kitabı da temin etmeli. Matematik kitabı, var. İstanbul kitabı? Ney??

Yayınevi sağ görüşlü olabilir, “yayınlarımız” linkindeki ilk 25 kitap o şekil. bence sorun değil. zarfa değil mazrufa bakarım.

Şimdi verdik siparişi, kitap gelecek, göreceğim. Acaba sınıfta kaç kişide olacak bilmem, bakalım kitap neleri kapsamış, uğruna cilt cilt ansiklopediler yazılmış İstanbul’un nesini nasıl anlatmış…

Osman bey bir kitap sitesindeki  özgeçmişine göre,

"1975 yılında İstanbulda doğdu. MEB bünyesinde öğretmenlik yaptı. 
Başta Dergâh, Türk Edebiyatı ve Yedi İklim olmak üzere değişik edebiyat dergilerinde öykü ve incelemeler yayınladı.
Hayata Dair isimli öyküsüyle 2003 yılı Orhan Kemal Öykü Ödülüne layık görüldü.
Yine aynı yıl Kral Suban adlı eseriyle Beyan Yayınları/Romancı/2003/ İlk Romanlar ödülünü kazandı. 
Yazarın Doğu ve Türk klasikleri üzerine çeviri ve transkrip ürünleri bulunmaktadır.
Düşnane adlı bir de öykü kitabı bulunan yazar, derleme alanında pekok eser vermiştir: Kelile ve Dimne, Gülistan, Dede Korkut Hikayeleri, Kerem ile Aslı,
Evliya Çelebi Seyahatnamesinden Seçmeler, Yunus Emre Divanından Seçmeler, Kutadgu Biligden Seçmeler, Mesneviden Seçmeler. 
Ayrıca yazarın Divan Şirinden Seçmeler ve Halk Şiirinden Seçmeler adlı iki seçki eseri bulunmaktadır."

 

Derlemeci bir arkadaş belli ki. Benden genç. Öğretmenlik yaptı dendiğine göre, artık yapmıyor. Emekli olacak yaşta değil..

Neden bıraktı acaba? Ne öğretmeniydi ki?

Bu kitabın yazarı olma vasfını nasil kazandi? Osman beye gelene kadar kimse kalmadı mı üniversitelerde filan?????

cok merak ettim ben

 

1 Yorum

Filed under çocuk, soruyorum

Hoppa, RIBBA, yaz tatili duvara

Yazin deniz kiyisindan toplanan kum, deniz yildizi, midye kabugu ve balikcimizin hediyesi denizatlarini, cocuklarla beraber yarim saatlik eglenceli bir faaliyetle Ikea’dan aldığım RIBBA çerçeveye doldururduk.

Ribba cercevenin ozelliği, iki parmak kadar enli olması. İçine koyduklarinizi sergileyebiliyorsunuz.
Play doh oyun hamuru, pastel boya ve pritt beyaz tutkal yardımıyla nefis bir eserimiz oldu.
Malzemeler i
Malzemeler ii
Ic çerçeve deniz renklerine boyandi.
Yaz tatili

Yorum bırakın

Filed under çocuk, severim paylasirim