Category Archives: severim paylasirim

Yaşasın Pinyata!

Kızımın dogumgunu icin bir pinyata aldim.

Bu bir Guney Amerika parti oyuncagi. (ne luzumu var, ozentiligin alemi yok, bizde dogumgunu adeti olmamali vb yorumlarinizi almayayim.. kinayanin basina geliiiir)

Pinyata (piñata) ;partipaketi‘nin bize verdigi bilgiye gore karton ve krapondan yapilma bir tur parti oyunu. Genellikle hayvan sekilli oluyor. Cocuklarin bir kere gorunce cildirdigi bir sey…

Pinyata’yi bir yere asiyorsunuz, cocuklar sira ile (tercihan gozleri baglanarak) piyata sopasi ile pinyata’ya vuruyorlar.

Sopanin savrulmasi esnasinda yaralanmalar olabilir, cemberi genis tutun!

Eninde sonunda pinyatanin patlamasi ile etrafa seker ve oyuncak saciliyor ve cocuklar kapisiyor…

Parti paketi’nden aldigim pinyata sopasi da renkli kraponlarla suslenmisti. O konuda tesekkurlerimle eklemem gereken bir sey var, parti bittikten sonra uzerinde hic krapon kalmadigindan net olarak farkettim: tahta olan sopa ince bir naylon torbaya konulmus. Cocuklarin eline kiymik batmasin diye.. ince dusunce, bravo…

Ben pinyatanin icine seker koymadim. Kagitli bile olsa, yerden toplayip yemelerini istemedim. 7 -8 yasindaki kizlarin bayilacagi hediyelikler de sectim partipaketi’nden..

hediyeliklerin icinden 8 cocuga yetecek miktarda malzeme cikiyor. Hediyelerini eve goturebilmeleri icin 8 adet de posetle beraber…. pinayta’nin sirtinda bir delik var, hediyelikleri oradan dolduruyorsunuz. Malesef bileziklerin capi deligin capindan buyuk oldugundan onlari koyamadim. Diger hersey gayet guzel girdi, en fazla iki paket hediyelik aliyor zaten pinyata. Ben bir paket de konfeti ekledim. Sonuç mukemmeldi.

Cok entipuften gorunuyor insana ama umuldugundan daha saglam bir seymis bu pinyata da. Vur vur patlatamadilar… Cok senlikli oldu.

Bu arada son bir not: Pinyatayi tavana asmak yerine vileda sapinin ucundaki cengelden sallandirdik. Daha da eglenceli oldu.

Ve kucuk prensesim yeni yasina girdi. Nice saglikli mutlu basarili yillar dilerim kendisine. Hersey gonlunce olsun hep. En kotu gunun boyle olsun güzelim…

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, severim paylasirim

Online kaşe ve kartvizit yaptirdim

Bunu da gorduk ya gam yemem.

ozel logo gonderdim ve iki ayri firmaya bir kartvizit bir de kaşe yaptirdım. Çok da güzel oldu, git gel uğraşmadim ayagima kadar geldi.

gelelim tavsiyelere:

kartvizit icin msn destegi de olan firma: http://www.kartvizit.com.tr/ tasarland olarak da bulabilirsiniz.

kaşeyi yaptirdigim yer + ücretsiz kargo hizmeti :))))) http://www.kasesiparis.com/Default.aspx

Yorum bırakın

Filed under alışveriş işleri, severim paylasirim

Sirk var gene.. Medrano!!

Dünyanin en iyi sirki kabul edilen Medrano bir suredir İstanbul turnesinde.

(mutlaka gidin bkz: yorumum)

şu aralar, 4-28 Kasim 2010 tarihleri arasinda Carrefour Kozyatagi otoparkinda gösteri yapiyor.

Sirkin kendi gisesinde kredi karti gecmiyor, biletler 30-25-20 lira. Cocuk indirimi yok, iki yasindan kucukler kucakta otururlarsa kabul ediliyor..

7 kisi sirke gitmek istiyoruz lakin uzerimde nakit tasimamak gibi sacma bir huyum var, 20 lira bile yok yanimda. 210 lira hic yok.

Telefon ettik Biletix‘ten aldik. 30 liralik bilet 33,50 oldu. 5 TL de hizmet bedeli bayildik. Gerci iyi oldu, iyi yerleri giseden alamiyorsunuz. Biletixten aldigimiz cok daha iyi bir yer…

bakalim gosteri nasil olacak?

3 Yorum

Filed under oturan gazel olur.., severim paylasirim

okumakla olmaz, sahibinden dinlemenizi oneririm.

yaz geldi diyor takvim

benim o kadar yok vaktim

kimseye inandıramaz tenimi

temmuzda bu yağmur ayıp

koca bir mevsim kayıp

eşi dostu arayıp

siz ıslak mısınız diye soruyorum

kuru bir cavap alamıyorum

doğduğumdan beri ne zaman yağmur yağsa

sırtımı dönmeden çocuk gözlerim ekranda

penceremden görünen insanlar iyiydiler

nereden çıktı şimdi bu toplu iğneler

hepimiz yaptığımızı birbirimize bıkmadan anlatıyoruz

aferin bekliyoruz

alıyoruz

veriyoruz

yetinemiyoruz

bulduğumuz övgüyle geçinemiyoruz

birbirimizi gerçekten sevmiyoruz

çoğu zaman yalandan sarılıyoruz

dostluğu aileyi tarihi gündemi dizilerden öğreniyoruz

siz behlüle biz böyle komple bihtere bayılıyoruz

can ciğer sohbetlerde bile

ilk kalkanın arkasından fena konuşuyoruz

eline sağlık dileklerinin bile içi boşaldı

ve bu çok erken oldu

kötülük artık çok sıradandı

abla demeyin kardeşim o eskiden adamdı

yazlarda böyle bozuldu işte

sadece anlamak yeteneğim

bu hayatın ustası değilim

hepsini birden değiştiremezdim

ben bir sihirbazım ama önce kendimi kaybettim (Ceyhun Yılmaz)

Yorum bırakın

Filed under severim paylasirim

30’lu yaslardaki kadınlar hakkında

Bu yaziyi ne zamandir saklardim, buraya ekleyeyim bari…. bana maille geldi ve yazari yazili degildi, ben de acikcasi zahmet edip aramadim, ama eline saglik iyi yazmis…

30 yasındaki kadin
Yaşım ilerledikçe, en çok otuz yaşını aşmış kadınlara değer vermeye başladım. İşte bunun sebeplerinden birkaçı:

Otuz yaşını geçmiş bir kadın asla sizi gecenin bir yarısı uyandırıp
Ne düşünüyorsun?” diye sormaz.
Umurunda değildir çünkü ne düşündüğünüz.

Eğer otuzunu aşmış bir kadin TV deki maçı seyretmek istemiyorsa,
söylene söylene TV ‘nin karşısında yanınızda oturmaz. Yapmak
istediği bir seyi yapar. Ve bu genellikle daha enteresan birşeydir.

Otuz yaşını aşmış bir kadın kendini yeterince iyi
tanır ve kendinden emindir… Kim olduğunu, ne olduğunu, ne
istediğini ve kimden istediğini bilir. Otuzunu aşmış çok az kadın
onun hakkında ya da yaptıkları hakkında ne düşündüğünüzü önemser.

Otuz yaş üstü kadın çoğunlukla büyük aşklara, ömür boyu sürecek
bağlılıklara doymuştur. Hayatında en son ihtiyaci olduğu şey bir
başka mız mız, devamlı söylenen, ne yapacağına karışan, yapışkan
bir aşıktır.

Otuzunu aşmış kadın, ağırbaşlıdır. Bir operanın ortasında ya da
pahalı bir restoranda sizinle çığlık çığlığa kavga etmesi çok
nadirdir. Ha tabi hakettiyseniz, sizi vururken de hic tereddüt etmez, sonuçlarına
katlanmayı da planlayarak…

Otuzunu asmış kadın övgüler yağdırmakta çok bonkördür, çoğu
hakedilmemiş bile olsa… Çünkü takdir edilmemenin ne oldugunu iyi
bilir.

Otuzunu aşmış kadın sizi bayan arkadaşlarıyla rahatlıkla
tanıştıracak kadar kendine güvenir. Daha genç bir kadın, en iyi
arkadaşını bile
görmezden gelebilir, yanındaki adama güvenmediği için.

Otuz yaşın üstündeki kadın sizin onun arkadaşına ilgi duymanızı hiç
sallamaz, arkadaşının onun aldatmayacağını bilir.

Kadınlar yaşları ilerledikçe medyumlaşırlar. Otuz yaşını aşmış bir
kadına günah çıkarmanıza hiç gerek yoktur, onlar her bir haltınızı
zaten bilirler.

Otuz yaşını aşmış bir kadın kıpkırmızı bir ruj sürdüğünde bu ona
cok yakışır. Ama daha genç kadınlarda böyle değildir.

Otuz üstü kadınlar açıksözlü, doğrucu ve dürüsttürler.
Ne kadar geri zekalı olduğunuzu bir çırpıda açık açık söyleyiverir,
eğer bir geri zekalı gibi davrandıysanız. Onun için ne anlam
taşıdığınızı merak etmenize gerek yoktur.

Evet, birçok sebepten otuz yaşını aşmış kadınları beğeniyor ve
takdir ediyoruz.

Yorum bırakın

Filed under severim paylasirim

Okul hazırlıkları II (çanta alımı)

Kızım ikiye geçti, ben her zamanki telaşe müdürü, evvelki gün gittim çantasını aldım. piyasadaki kız çantaları 3 çeşit. Barbie-Winx-Kitty.

Barbie’den hoşlanmadığım için Barbi’lilere hiiç bakmadık. Geçen seneki çantası da winksli olduğundan istenmedi ve bu sene Kitty çanta aldık.
Burada resmi vardı, niyese silindi :((
malesef Çinma. :(
(made in china yazisini kizim -çinma- diye okuyor, “aa, anne çin malıymışş!?!” diyor.)
geçen seneden matarasi duruyor; elbette tupperware, hem de kitty’li; eh, beslenme çantası da sapasağlam..
masraf azaldi. :)
Geçen senelerde bir moda vardi, cekcekli okul cantalari… Çok sükür bitmis.
Gerci kabul ediyorum cok guzel gozukuyordu, özenilmeyecek gibi degildi ama, yolda yururken dert; okulda merdiven cikarken dert: bacaklara carpiyor; serviste dert : cok yer kapliyor; sıranın altına sigmaz yanindan devrilir, eve gelince dert: asansöre tek başına binmesine izin vermediğimizden üç katı langır lungur çıkarmasına imkan yok.. vb vb.
Çekçekli okul çantası OL-MAZ!
Seyahatte olur, havaalaninda tamam. Okulda olacak gibi değil.. İcat ama komple dert işte…alip da memnun kalan gormedim. imkani olan yeni canta aldi tekrardan.
Ayni sekilde, boyundan çapraz askili postaci cantalari da uygun degildir. Her bir kitap o çantayı ağır yüke çeviriyor, çocuk ters yöne doğru eğilmek zorunda kalıyor kalçasına binen yükü dengelemek için. Düşman başına…
*-*-*-*-*-*-
İlkokul cantasi sirt cantasi seklinde olmalidir. ozellikle birinci sinifa giden öğrencilerin okul cantalari ufak boy secilmelidir. takdir edersiniz ki, ayakkabi alirken ayagina gore aliyoruz, cantasi da sirtina uygun olmali. besinci sinifa gidene de bire gidene de ayni boy canta olmaz….
konu ile ilgili yazılar:

5 Yorum

Filed under alışveriş işleri, ilkogretim, severim paylasirim

kriter sorunsalımız

Evcek ev bakıyoruz yıllardır. Hobimiz oldu artık. Pekiii neden bulamıyoruz?

İkimizin de kriterleri ayla güneş kadar farklı da ondan. Neredeyse üzerinde anlaştığımız tek konu Anadolu yakası’nda olması. hatta deprem riski var diye istanbul dışını düşündüğümüz anlar oldu…
bırak semti, mahalleyi, ideal dairenin kacinci katta olması gerektiğinde bile mutabık kalamadık.
biz birbirimizi nasıl bulduk acaba? Benim 66 maddelik kriter listem vardi, eh biliyorum ki onun da “olmazsa olmaz”ları varmış.
şak diye uydu listelerimiz birbirimize..
dur bakalim ne olacak…
derler ki, iyi bir evlilik iki şeye bağlıdır: doğru insanı bulmak, doğru insan olmak. 

Yorum bırakın

Filed under ev işi, severim paylasirim, taşınmak

hayat surprizlerle dolu.

daha sasirmam artık diyorum bazen kendi kendime, ama her gun yeniden “bir yasima daha” giriyorum…
Demin manavin kosesinde kirli bir telefon klubesinde kıtipiyoz bir adam konusma yapıyor.. Ust bası pek ahım sahım degil.

‘Herhalde memleketini ariyor, kız arkadasıyla mı gorusuyordur kı? yazıık telefon kartıyla konusuyor ‘ şeklinde düşündüm açıkçası..
Adamın görüşmesi bitti.
Bindi gümüş rengi bir passata gitti…
Hayatın gerçekleri değme kurguya beş basmakta..
;)

 

 

1 Yorum

Filed under severim paylasirim

Pendik’te Şıngâh tevsiyemizdir

Bir başka nefis mekandan (Çiçek Köfte-Maltepe Carrefour Park) aldigimiz tavsiye ile gittiğimiz bir yeri önermek istiyorum. Pendik’te Şıngah adlı bir (restoran desem degil, dönerci desem ayip.. esnaf lokantasi desem yaklasir biraz..) yerde yemek yedik.

Şıngâh Bayburt’ta bir mahallenin adi imis..
Döneri çok güzel, uzun zamandir bu kadar guzel doner yemedim; ki ben de acaip secici gicik etyemezin biriyimdir.Pilav, kuru fasulye,izmir köfte çok lezzetliydi. Yoğurt sahaneydi, hele firin sütlac enfes ki o kadar olur. Kapidan geciyor olsam girmem, oyle de salas bir yer. Tavsiye eden arkadasa nasil tesekkur etsek az.
Çay bile çok güzeldi. Ben çok memnun kaldim herkese tavsiye ederim… Singah Sofrası adres tarifim su sekilde: kizilay ve hastanelerin oldugu ortanca sokagin sonunda buyuk bir cadde vardir, sagli sollu otopark olarak kullanilir. O caddenin En üst (tren yoluna yakin) tarafindan sola donun, tekrar ilk sola girin: Namik Kemal  Caddesi oluyor orasi.. Sagda ya ikinci ya ücüncü dükkan.

2 Yorum

Filed under iştahlı işler, severim paylasirim

Carrefour Kozyatağı’ndaki Sirk : Kludsky Circus

Sirksever aile sektirmeden sirk geziyor. Dun de Kludsky sirkine gittik.

gidene kadar da ayri bir sirk olduk o ayri.. bilet kapidan satiliyor.
teee oraya kadar bilet almaya nasil gelelim??? gerci biletlerin
biletix’te de oldugu yazili ilanlarda ama biletixin haberi bile yok..
her neyse biz gittik aldik biletimizi kapidan.
genel olarak:
revü arasında sirk gösterileri var diyebilirim. erkeklerin gozu gonlu
acildi. 4 kadin 2 erkek dansci turlu cesitli gosteriler yapiyorlar…
terbiyeli atlar var, 3 palyaco, akrobatlar var… birbirlerine lobut
atanlara ne denirse onlardan da var…(son ikisi ayni grup olabilir, laz
gelini olarak kiyafet degisince adamlari taniyamamis olabilirim :)
iki tane güclü adam var, tek elle oburunu kaldiriyor biri.. ilginc,
güzel bir gosteri.
neticede, gordugum en iyi sirk degilse de; gidilir.
biletler 15-20-25 lira galiba. 17:30 ve 20:30 gosteri saatleri.

7 Yorum

Filed under gezen güzel olur, severim paylasirim