Tag Archives: ad

İsmen ve resmen dert

Her ana babanın çocuğu üzerinde birçok hakkı var. Çocukların da ana baba üzerinde üç hakkı varsa, yani ahirette anasindan babasindan hesabini soracağı üç şey varsa, biri de güzel bir ismi olması.

Çocuğa güzel bir isim koymak çok önemli.

Sırf Kuran’da yazıyor diye, Büdü (iyyakenabüdü) koymamak, mesela. Kezban da boyle bir isim.  Yalancı anlamında.

Yaşlıların, ölmüşlerin isminin koyulmasını da çok garip buluyorum. Çok gereksiz. İki kuşakta bir isimler aynı.

Mehmet’in oğlu Ahmet, onun oğlu dedesi gibi Mehmet, onun oğlu gene Ahmet… Kıt işte.

Ve bir çocuğun bir ismi olur.

İlk çocuk diye mi bilmem, bana iki isim koymuşlar, ikisi de nüfusta geçiyor. Bir de geleneksel göbek adım var. Topladın mı üç… Gerçi ikinci ismimi bir tek okuldaki arkadaşlarım bilebilir; yoklamada yazardı. Hiç kimse bugüne kadar bana o isimle hitap etmedi, herkes bana İpek der. Benim adım İpek. Babam rahmetli, “Menderes’in gelininin adı” diye beğenip koymuş. Bence güzel isim. İpek Kramer de bayağı karizmatik, hoş kadın.. Diğerini nüfustan sildiresim var, lakin annem bozuluyor.

Bir de bankalardan arandığımda müşteri temsilcisi kullanır öbür ismimi. Hafif bir telaş sarar, sanki “Bilmemne Hanım” değilmişim de rolünü yapmaktaymışım gibi. O da ben, ama değil işte.

*-*-

Esas kardeşimin iki ismi var kiiii.. Biri babaannemin ismi. O da zorla koydurulmuş bir isim. Eski, arapça,  son derece modası geçmiş bir isim. Bacım süper olduğundan zaman zaman bize “Şükriye” olur.. “Ben yapmadım Şükriye yaptı”, “gelin Şükriye size bir şey diycek” gibisinden gayet şizofrenik-komik lafları vardır kendisinin…

Her yerde de sorun aslında. İki isim güzel değil. (iki soyadım var ki, ona hiç gelmeyelim)

*-*-

Bir  kuzenimin eşini “Serdar” olarak tanıdık. Çocuk bize Serdar… Ailesinin bir bölümü ise “Veysel” olarak biliyor kendisini. Baba tarafı bir isim koydurmuş, Anne tarafı diğer ismi… İki taraf da yıllarca inat ederek çocuğu KENDİ ismiyle çağırmakta. Hatta babaannenin büyük mecliste, “kendini bilen Veysel der!” şeklinde kestirip atmışlığı varmış…

Yıllar boyu süren kriz ve gerginlik. Noolur yani? Nooolur???  Serdar da ” Ben de aptal gibi oldum, kim ne derse bakıyorum” diyordu…

Aynısı son doğan yeğenimde de yaşanmakta. İki isim koydular. Biri “A” diyor, biri “B”. Ben şimdilik bebiş diyorum, bebişin hiç umrunda değil. Bir karar verseler de ben de kurtulsam. Tamam iki isim koy, on isim koy, ama tek isimle çağıralım biz. İşi yokuşa sürmeyin….

Çocuklara birer isim koyduk. Sen sağ, ben selamet.

Amma, bu yazının konusu :

gerçekten iki isim konmuş ve iki isimle çağrılan çocuklar

Cansu Gülnur- Ali Kemal- Aleyna Sude – Hatice Kübra- Buğracan Akif-

Ne bileyim, Barış Manço, Sezen Aksu, Kurtalan Ekspress  filan der gibi, kendi çocuğuna iki isimle hitap ediyor kadın/adam… Çok saçma.

daha fenası var…

(uzun zamandır bekliyor yazı taslakta. 07/05/1012’de başlamış bırakmışım. “daha fenası” olarak yazacağım lakırdıyı unutmuşum=bunu yayına bu şekliyle veriyorum)

7 Yorum

Filed under aile, çocuk, saçmasapanlıklar, soruyorum