Bu çok güzel bir görüş açısı.
Kadir bey iyi insan bence..
Bakırköy’de eczane teknikeriymiş.
Fikir tamamen kendisine ait.
Bundan sonra ona da biraz kitap ayırmak lazım. ;)
Cadde kenarına dizilmiş, siyah, beyaz ve gri arabaların arasında Antep fıstığı gibi çapkın çapkın gülümsüyordu. Zaten rengiyle ben buradayım diyordu. Sonra camına yapışık olan Tarık Akan, Gülşen Bubikoğlu fotoğrafını gördüm. -ki bayılırım ikilinin filmlerine… Camın köşesinde de, küçük bir vantilatör vardı, klima yerine. Sonra yanına gitmek istedim. Gittiğimde daha da güzelini gördüm.
Mutlu yarınlar için herkes kitap okusun. Kitap okumak isteyen herkese ödünç kitap verebilirim.
deyip, telefon numarasını yazmıştı. Ne güzel insan di mi?
bu farkındalığa sahip olanların insanlığın bir üst versiyonu olduklarını ve dünya vatandaşı çocuklar yetiştireceğini düşünüyorum.
evet sevdiğim seçtiğim tercih ettiğim renkler ırklar giyimler var… ama ayırdıklarıma, ayrıldıklarıma da adilim, eşitim.
inandıklarım beni ben yapmaz. fenerbahçeli olmak ya da olmamak beni değiştirmez. senden farklı yapmaz. hala insanım.
“Hayvanla hayvan arasında pek büyük fark yoktur, insanla insan arasında olduğu kadar.” PLUTARKHOS
“Kukla gibi iplerimiz çekiliyor,oynatılıyoruz.” HORATİUS
“Artan terör olayları ve özellikle ülkemizde şu sıralar daha da bas gosteren kargaşa,ölüm;beni bu eski yazımı paylaşmaya itmistir.Şu an ki hislerime tercümandır.Senin de benim gibi düsünüyor olmanı diliyorum.”
Günümüz meselelerinin en büyüğü “ayrımcılık!”
Yıllar yılı etrafımızda dayatmalar var.O kürt, o alevi , o sünni … “Ön yargılar” bizi ele geçirmesine izin vermememiz gereken o acınası duygu!
Nedir bu ön yargı? Ne işe yarar?
Ben söyleyeyim ; etrafımıza duvarlar örmekten , bizi birbirimizden uzaklaştırmaktan , aramıza kin,nefret,düşmanlık sokmaktan başka hiç bir işe yaramaz.
Niçin sürekli hırpalıyoruz birbirimizi?
Bitmek bilmeyen bir kavga. Kendimizi etiket yapıştırmaktan alıkoyamıyoruz bir türlü. Ne yazık! En kötü tarafı da bazı güçlerin bizi yönlendirmesine izin vermemiz, kimsenin ruhu duymuyor. Gün be gün beyinler yıkanıyor. Dizilerle, filmlerle , eğlence programlarıyla ve daha yüzlercesi ile etrafımız sarılmış durumda. Gerçekleri görmememiz…
View original post 310 kelime daha
Filed under Diğer
tanışmanızı istediğim biri daha var. böyle birinin var olduğunu bilmeye ihtiyacımız var.
Bu yazıda para kazanmaya olan direncimi, tezgâhımdan çıkan ve çıkabilecek ürünlerin fiyat çalışmasını, Bolobolo ve topluluk desteği KUMBARASI’nın duyurusunu okuyacaksınız. İsteyenler buyursun :)
Ürettiğim bir şeyin –yazarken bile içimdeki kibirlimütevazı ses “haşâ” diyor —fiyatı sorulduğunda donup kalıyor, yanıt verirken eğilip bükülüyorum. Sanki birinci seviyesini aldığım yabancı dilde ilk kez anlamlı bir cümle kurmanın arifesindeymişim gibi beynim bütün klasörleri tarıyor, konuşmak için saniyelerin geçmesi gerekiyor. Karşımdaki de kıvranarak bekliyor ve mutlaka ama mutlaka şaşırıyor suratımdaki utanç dolu kırık gülümsemeli ifadeyi gördüğünde. Utanç dolu kırık gülümsememin sebebi aşikâr; çünkü para, “bahşedilen”, “layık” görülen bir şeydir. Bu kadar! Para, istenen değil ancak verilen bir şeydir ve bana “ne” istediğim sorulduğunda içimdeki kibirlimütevazıutangaçhaylaz “ay nasıl olur siz ne verirseniz” şeklinde omuz büküp omuz üstünden meraklı gözlerle bakıyor. Anladınız işte, bir nevi “istemem koy şu cebime” durumu… Ne sıkıntılı! Toplumun parayla ilgili tüm etiketlerinin, tüm duygularının esiriyim. Yoruldum ulen. Bırakıcam bu ezberleri, altına imza atmadığım…
View original post 566 kelime daha
Filed under Diğer
kaçırılmaması gereken bir görüş
Düşün hele bi.
Etrafında afedersin Avatar gibi insanlar geziyor (Bknz. ‘Avatar’ filmi). Boyları 3,5 metre. Elleri ayakları kürek gibi. Sana taa yukarıdan bakıyorlar çoğu zaman. Bir dil konuşuyorlar. Az bi şeyler anlıyorsun ama çoğu zaman anlamadığın gibi istediğini de anlatamıyorsun. İletişim sıkışınca asabileşiyorsun ama çok çaba göstermedikçe her zaman avatarlar kazanıyor. Onların sesi daha gür çıkıyor. Bazen yanlış anlaşılıyorsun ve onun da sonuçlarına sen katlanıyorsun. Başın ağrıyor, huysuz diyorlar, karnın ağrıyor, yemiyor yine inatçı diyorlar, özgürce zıplamak hoplamak anırmak bağırmak istiyorsun, yaramaz diyorlar. Başım, karnım ağrıyor, anıracam tutmayın beni diyemiyorsun ki. Avatarlar seni istedikleri zaman kucaklarına alıyorlar, istemediklerinde almıyorlar. Zırt pırt ne yapacağını ne yapamayacağını söylüyorlar ve çok da tutarlı değiller. Dün izin verdiği şeye, abik gubik bir sebepten ve anlayamayacağın kadar uzun bir açıklamadan sonra bugün izin vermiyor. ‘Niye’ diyemiyorsun bile. Hadi tut ki dedin, cevap ya daha da uzun ya da kısa ve öz: ‘Çünkü ben Avatarım’.
View original post 570 kelime daha
Yeni Adres ve Hediye Çekilişi.
Benim yeni ama pek kiymetli dostum Turkan, ki kendisi benim paralel evrendeki kendim olabilir belki.. yeniden yeni isimle blog alemini canlandirmaya karar vermis. Yeni imaj ve yeni çekiliş var.
Katilin kazanin.. hediyeyi olmasa bile muazzam bir is yapan on kadindan birinin hayata bakis açısını kazanirsiniz..
Ha! bunu bilmiyordum işte.. fazladan 1 saniyem var!!!
Dünyanın güneş etrafında dönüşünün yavaşladığını tespit ettiklerinden, 30 Haziran’da “dünya saatine” 1 saniye ilave edilecekmiş. 30 Haziran’ı 1 Temmuz’a bağlayan gece, saatler tam 23.59’da iki kez tıklayacakmış. Bu iki kez tıklamanın bir takım teknolojik sorunlara yol açabileceği söyleniyormuş.
Neyse, diyelim 1 saniye değil de, 1 saat eklenmiş olsaydı… Hadi benden size fazladan 1 saat denseydi, yapacağınız 3 şey ne olurdu?
İşte hayal gücünü çalıştıran bir beyin jimnastiği ; )
Filed under Diğer
Bunu ben de yazabilirdim. Oylesine benziyor ki hazir yazilmisini bulunca kacirmadim. ♡kelimeperisi
Az önce annemin oğlum için aldığı muhabbet kuşunun kafesini temizleyeyim derken kuşu kaçırdım… Sabah kuş hava alsın biraz diye balkona çıkarmıştım,az önce de altını temizledikten sonra kafesi yavaşça masanın üstünden alt tablasına doğru kaydırırken bir anda o azıcık boşluktan çıktı,önce balkonun mermerine kondu, oradan da karşımda duran ağaçlar ve uçsuz bucaksız yeşilliğe kanat çırptı.
O uçarken ben ferahladım sonuçta özgürdü artık ama yine de içimde bir yer acıdı. Küçücüktü dayanır mıydı ki bi başına?
Son zamanlarda balkondaki klimanın arkasındaki boşluğa bir tane minik bir kuş gelip ara ara saklanıyor,o aradan da balkonun köşesine pisletiyordu. Bende sürekli çıkmayan kuş pisliklerine sinir olup duruyordum. Sonra acaba yuva mı yaptı diye endişelendim. Baktım yuva gibi oluşum göremedim. sonra dedim ki yapsa ne olur? Koskoca balkonda minicik sığınan bir kuş için yer mi yok? O gün bu gündür ellemiyorum. Sanırım her gece gelip konaklıyor, sabahları bıraktığı izlerden anlıyorum gelip gittiğini…
Herşey yerinde güzel …
View original post 851 kelime daha
WordPress.com istatistik yardımcı maymunları bu blog için bir 2014 yıllık raporu hazırladılar.
İşte bir alıntı:
Louvre Müzesi, yıllık 8.5 milyon ziyaretçi ye sahip. Bu blog, 2014 içinde yaklaşık 120.000 kez görüntülendi. Eğer bu Louvre Müzesi’nde bir sergi olsaydı, bu kadar insanın bunu görmesi yaklaşık 5 gün sürerdi.
Filed under Diğer
Freecycle Filmim: http://youtu.be/VQs5eD6sFug
Filed under Diğer