Tag Archives: orman yangınları

Zaman çok göreceli

Çocukken günler ne uzundu.. Okul bitmek bilmez, yaz tatilleri üç ay değil de üç yıl gibi gelirdi.. Kırkından sonra ise delirmiş gibi geçiyor, göz açıp kapayana kadar aylar geçmiş oluyor. Son yazımı mayısta yazmışım aha ağustos oldu.. nenelerin dediği gibi.. “ömür.. hepsini toplasan bir güne gelmiyor..”

yakalamışken yazayım aklımdakini…

***

Küçükken, halimiz vaktimiz yerindeydi, okullar açılırken siyah deriden kösele tabanlı “ortopedik” okul ayakkabısı, bir de beden eğitimi için spor ayakkabı.. kış gelince de yine kösele tabanlı, fermuarlı, konçları kürklü deri çizmeler alınırdı. (her pazar da ayakkabılığın önüne oturur bütün ailenin ayakkabılarını Nuri Leflef ürünleri ile boyar cilalardım) İlk başlarda çizme çok hoş gelirdi.. derken yağmurlar artar, su birikintileri sinsi sinsi belirir, hatta günlerce yerden kalkmayan karlar yağmaya başlardı. işte o zaman güzelim çizmelerimin kar suyundan renkleri bozarmaya başlar, içleri buzz gibi soğur, tabanları vıç vıç su alırdı. Lastik çizme giyip gelen fakir çocuklara acaip imrenirdim.

***

Yine küçükken (80’ler) yaz geceleri balkonda karpuz yenirken bir karpuzdan 1000 tane kocaman kara kara çekirdek çıkmasına, kışın mandalina ve portakalın her diliminden çıkan iri acı çekirdeklere sinir olurdum. Yediğinin yarısını tükürmek iğrenç gelirdi.. derken biri bir gün “Adana’da çekirdeksiz karpuz yetiştirmişler” müjdesi ile geldi.

Hakikaten ertesi yıl çekirdeği acaip şekilde az karpuzlar masaya geldi. Salatalıklar artık acımsı değildi. mandalinaları kabuğunu soyar soymaz yutabiliyordum. hobareyyy.

meğersem heepsi meyve sebze lobisi oyunları imiş. Çekirdek olmasa nasıl ekeceksin bunu bre insan? yeniden tohum alarak. 2019’dayız ve böcekler delik deşik etmesin de verim yükselsin diye genetiğiyle oynanmış meyve sebzeler artık mis gibi kokmuyor. meyvelerde çekirdek ve tat yok, lezzetli tavuk yok, yediğin yaramıyor insana. çok çok pişmanım o zamanlar kadrini kıymetini bilememişiz. bayağı distopyaymış gelecek.

***

her tarafta ormanlar yanmakta, deniz ve hava kirletilmekte, toprağın canına okunmakta. manyetik alanlar ve radyasyonların etkisi altındayız. hava hiç olmadığı kadar sıcak ve boğucu. temiz sular azalmakta. geri kalan yerlerde de savaşlar sürüyor. küresel bir felaket olursa bunu kendi ellerimizle yarattığımızı yazacak anıtlar. adını da “Yuh Tufanı” koyarız artık.

1 Yorum

Filed under Diğer